Ahmet Önal: Eleştiride; Pasif, Aşırı ve Zorlama Yorum Olmaz! - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Ahmet Önal Son Makaleler

Eleştiride; Pasif, Aşırı ve Zorlama Yorum Olmaz!

Adresi belli olmayan eleştiri ve yazı, ortada kalan yetim gibidir. Eleştiri ve yazıda "patent hakkı" diye etik bir değer oluşmuştur. Buna uymaksızın kritik yapmak yanlıştır. Elbette, savunduğunuz düşünceler çoğunlukla derlemedir ve bu derlemelerin yeni bir göz, yeni bir bakış ile katkılar sunarak yeniden sunulmasıdır.
Eleştiride; Pasif, Aşırı ve Zorlama Yorum Olmaz!
Makaleyi Paylaş

Eleştiri dostlarla, eksik ve yanlışları gidermek, düzeltmek ve daha ileri bir geleceği yakalamak üzere yapılan kritiktir.

Yorum ve eleştiri yaparken, doğru analizle ortak aklı yakalamak ve  amaca varmak esastır.  

Eleştiride, abartı, geri ve ya pasif durmak, bu ayar edici kavramlara takılmak yanlış olur! Bunun için;

-Eleştiri ve tasfîrî yaparken, görsellik önem kazanır. Yanlış görme ve yanlış tasfir, düzeltmeyi erteleyebilecegi için, eleştiriyi amacından çıkarır. Yanlış görme, yanlış tasfir, ikna edici olmaktan ziyade, reaksiyonlar oluşturur.

-Eleştiri fikriyatini oluştururken, olguyu ve sonrasını kestirmek önemlidir. Yanlış tasarım ve sonraki durumu yanlış tanımaya ve tanımlamaya götürür.

- Eleştiri ve yorumda açık ve  netlik esastır. Anlam zorluğu, karışık tanımlamalar, anlaşılmayı  dağıtır, flu kılar ve zora sokar.

- Eleştiri direk yapılır, hatır gönül almak uğruna, kalp kırmama vb. için eleştiriyi bükmek, kırmak, pasif davranmak, dürüst eleştiride durmamak, eleştiriye hile yapmak olur...

- Eleştiri, eleştirilecek konuya vakıf olmaksızın, icselleştirmeksizin, başka başka etkilerin altında kalarak, başkalarının gözü ile  yapılırsa geliştirici olmaz, yanlış olur. Eleştiri, muhatabı belli olan kişiden kişiye yapılırsa, sürekliliği ve sorumluluğu da paylaşır, geliştirir ve ortaklaştırabilir.

Adresi belli olmayan eleştiri ve yazı, ortada kalan yetim gibidir. Eleştiri ve yazıda "patent hakkı" diye etik bir değer oluşmuştur. Buna uymaksızın kritik yapmak yanlıştır. Elbette, savunduğunuz düşünceler çoğunlukla derlemedir ve bu derlemelerin yeni bir göz, yeni bir bakış ile katkılar sunarak yeniden sunulmasıdır. Tarihte keşifler, ihtiyaç ve yaşanmışlıkların, teori haline getirilmiş fikirlerin nesilden nesile, kişiden kişiye artarak aktarılması ile geliştirilmistir. Bu gelişmeyi hızlandırmak için, eleştirinin önemli ve büyük rolü vardır.

- Eleştiride iddiaların kaynağı hayatidir, kaynaksız iddialar, boşluğa savrulan duman gibidir, gider, görünmez ve inandırıcı olmaz.

- Eleştiride somutluk esastır, aksi halde basit, kasıtlı suçlamaların ardı arkası kesilmez, önüne geçilmez.

- Eleştiri, düzeltmeyi amaçlar.
Aksi halde vahim yanlışların önüne geçmek zorlaşır, kişisel savunma, suçlama, savrulma moduna kayar. Bu durumda eleştiri  aydınlanma ve düşün düzeltme, geliştirme, derinleştirme  durumundan çıkar ve işlevsiz olur.
- Okunan, dinlenen, yazılan ve yaşanan her şeyde, eleştiri kültürünü canlı tutmak, yeni keşifleri, buluşları, doğruları, bulmaya aday olmak ve daha güzel yapmayı, yaşamayı ve yaşatmayı tetikleyen yaratıcı aklı yakalamayı öğrenmeye açık olmaktır. 

- Eleştiri, bir düşün sınama, yüzleşme, araştırma ve daha estetik bir gelecek ütopyasını yakalamak üzere uyarma, farkındalık yaratma ve değiştirme  silahıdır. 

-Eleştiri kişiyi özgür düşünme, iddialarından vazgeçirmeyi asla amaçlamaz. Bilakis, özgür düşünme ve düşün geliştirmeye omuz verir, bunu yaparken doğru verilerde kalmayı meşrulaştırır. Her kişi, faşist ve ırkçı olmayan her düşünceyi, en "serseri" hatta "sapık" haliyle bile savunma hakkına sahiptir. Eleştiri de özgür olmadıkça, kendini gerçekleştiremez. Tarihte Galile Galileo "dünya düz değil, yuvarlaktır" dediği için, "sapık", "serseri" olarak teşhir edildi, kilise tarafından aforoz olundu ve  hapishanelerde çürütüldü...

- Toplumsal reform ve rönesans  eleştiri ile gerçekleşmiştir. Bu nedenle eleştiriden sakınmak olmaz. Eleştiri; çürümeye, atalete, hataya karşı direk ve serttir, yumuşak değildir. Eleştiri, oportonist ve gönül kırmama, pasif durma şeklinde niyetlere göre ayar verilemez ve ayarlanamaz...

-Düşüncenin sınırı olmadığına göre, eleştirinin de sınırı olmaz...

- Eleştiriyi, karalama  ve "aşırı yorumlama" ya da "ağır  ithamlar" denilerek engelleme,  hedefi karartma, insani ilişkileri  zedeler, eleştirinin kendini gerçekleştirmesine engel teşkil eder.

- Eleştiri, hakareti içermez, soyut karalamalardan uzaktır, taşlama değildir. Bu seviyeye indirilen eleştirinin, düzeltme, uyarma, alternatif sunma durumundan çıkmış olur.

- Eleştiriyi, "ağır", "keskin", "kırıcı" olarak niteleyip, eleştiri yapmayı nerede ise "günah işleme" gibi gösteren tutumlar da marazidir. Eleştiri özgür, ağır, keskin, kırıcı da olabilir. Tek şart, doğruyu yakalamayı hedefler ve bunun için kelimeyi, cümleyi bükmez.. Kişinin kırılmasını değil, yanlışını, eksiğini, kırmak ve düzeltmek için yapılır...
Bir bacağı kırılan ve farkına varmadan yanlış kaynaşmış bir kemiği, ortopedi doktor tarafından yeniden  kırarak düzeltmek durumunda olur, aksi halde kangren olur. Ama "kırıp, yeniden kaynaşmasını sağlayarak, sağlığına kavuşur" denildiğinde, verilecek karara benzer. 
Hata ile yaşamak, hastalıkla yaşamaya benzer. Düşün dünyasında, hatayı düzeltecek  ilaç, eleştiridir.

- Eleştiri, yermek, üzmek, kopmak için değil, bilakis, doğruda durmak, sevinmek ve dayanışmayı güçlendiren eylemdir.

- Eleştiri, cezayı amaçla yargılamak, sorgulamak değil, kritik etmektir. Olumlu, olumsuz, eksik ve doğruları izah etmeyi gerektirir.. 

- Geri toplumlarda eleştiri dili eksiktir, insanlar çoğunlukla  kritik edilmekten çekinir ve eleştiriye açık değildir. Teşekkür etme, özür dileme, kendisi ile yuzleşme inceliğinden uzaktır. Dayatıcı ve şiddeti seçerek kabalaşan eğilimleri birlikte taşır. 

- Nezakette nasiplenmeyenin,  eleştiride pay alma girişimi aynı oranda zayıf olur. 

- Eleştiriye tehammülü olmayanın, rehabilitasyona ihtiyacı olur. Misal; megolomanlar, aynı zamanda paranoyandır. Kendilerini üstün insan görür ve herkesin de onların üstün insan olduğunu kabul etmelerine kendilerini şartlandırdıkları için, eleştiride ürkektirler. Bu nedenle, kaçak güreşe yatar ve kişilikleri ile barışık değillerdir.

Eleştiriyi işselleştirmeden , gelişmek, aydınlanmak ve aydınlatmak güçtür. Aydınlanma eylemi, okuma, araştırma, eleştiriye açık olma, dinleme, sorma, sorgulama, bilim metodunu kullanma ve düşünmeyi esas almak ile mümkün olur.

Bir ingiliz atasözü, "Biri ile dost olmak istiyorsan eleştir, birinin gözüne girmek istiyorsan öv" der.

Eleştiri dostunuzdan gelmiş, dikkate almamanız, kendinizi cezalandırmanızdır.  Olmaz!
200 yıllık mücadelede, başarı ve özgürlük hasretimizde eksikliklerimiz varsa, sağlıklı eleştirilerimizin ve yüzleşmemizin olmamasındandır!
Bir daha düşünelim...

Bu makale toplam: 3046 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:04:54:04

Son Makaleler

Ayasofya’ya Kayyumu (1453) Ayasofya Kilisesi-camii, Müslüman ibadeti ve Cennet yalanı Öteki Olarak, Aidiyat,Hukuk ve Eşitliğe Tutunmak! Eğitimde; Hak-Haksızlık, Etik ve Suç Hak Yolunda Hakikat 'Alevilik' Mi, Rêya Heqiyê Mi?! 'Alevi' Şaşkınlığı Alfabe ve Îmla İttihat ve Terakki ile Devamında Çerkeslerden Bazı Şahsiyetler MUSTAFA KEMAL ve NUTUK İran İslam Despotizmi ve Mustafa Selimı'nin İdamı Mihtra Înancı ve Hîyerarşi Kadın ve Savaş 'Kızılbaşlık': Osmanlı İle Safevi Çekişmesinde Çıkan Bir Kavram Kürt Siyasetinde Aşılmayan Gelenek; “Kürt Aşiretlerinde ‘Alan Koruma” Kürtlerin Guernica’ları çok, Picasso’ları var mı? Daraldıkça Dersim’den Kopmak ve Kötülük Yapmak! Kürd Aşiretlerinde Alan Koruma Musa ve Kitabı Tevrat Yenilik ve Yenilenme! Alan Tutma Yetmez Davut Kurun ve Anıları... Geçmişten Geleceğe Tecrübe Sunuyor Savaşı ve Değişkenliği İzlemek Failin Suçunu, Mağdura Yığmak! Islam Şiddeti ya da 'Darül Harp'te, Mali Kaynaklar! İnsanlığın Acısını Beynin Açısı Çözer Rêya Heqîyê inancı Mîhtra inancıdır; Müslümanlık, Kızılbaşlık, Alevilik değildir Barış Günü Kutlamaları Şöyle Geçerken, Kürt Siyaset Tarihinde Tabu ve Maraziler.. Türk Milliyetçiliğini, Kürt Milliyetçiliği ile Mukayese Etmek! Savaş Yeni Gelişmelere Gebe, Doğumu Merak Ediyorum Yanlız Kemal Kılıçdaroğlu İçin Değil Tüm Linç Girişimleri Kınanmalı! Değişim ve Özgürlük Savunma: Düşünceler sorgulanmalı, ancak emniyet ve mahkemelerde değil! Rêya Heqîyê, Alevilik ve İslam! Değişim, Zaman, Din ve Astroloji Marksizim’de Ulusal Sorun Yoktur? Dêrsim’de Koçgiri 1919-1922 ve Sonrası!.. 1968-1978’de Birleşen-Ayrışan Sancılar, Türki(y)e Solu ve Kürt Milli Hareketi!.. Devşirmeler ve Devletsizler... Kendine Düşmek Yerine, Özgürlüğü ve Bağımsızlığı Düşünmek! İttihat ve Terakki Cemiyeti (İT-C) Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi? Kerkük’ün tarihine bir değinme Bağımsızlık Meşru Haktır, Olmadan Olmaz! Güney Kürdistan'da Bağımsızlık Referandumu ve Tercih! Egemenin Savaş-Barış ve Silahlanma-Silahsızlandırma Siyaseti 'Stratejik Derinlik', Mursi ile battı, Suriye ile çöktü Raqqa - Musul Operasyonu ve Sonrası III. Dünya Savaşı Uzun Sürecek 'Bağımsızlık Hedefi İle Kürdler Özgürleşecek!' 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu Kararı ve Dersim Tertelesi! Kürt Sorununun Ağırlığı ve Aciliyeti! Kontrollü Darbe III. Dünya Savaşı, Rakka ve Musul'a Dayandı, Abd - Rusya Anlaşarak Çözüme Gidiyor! Kürtler Ne Yapar? Kürt Bayrağı 16 Nisan Referandumu Irkçılık Çekişmesinde İnsani Kişilik, Aidiyet-Kimlik Bilinci ile Şekillenir Ulusal Birlik ve Kongre hakkında düşüncelerim İttihat Ve Terakkinin Devamı, Kuvva-i Milli Teşkilatı Sevdalısı; Nazım Hikmet Ran Memur Toplum Değil, Kendisi İçin Üreten Toplum Kazanır Yalanın Egemenliği, Doğrunun ‘Marjinal’liği! Türkçe Dışındaki Dillere Karşı, 140 Yıldır Uzun Sürece Yayılan Bir Savaş Sürdürülüyor! Ali Rıza Koşar: 38 yıldır içimde bir acı olarak kaldı Tekoşîna Dıjwar! 3. Dünya savaşında ABD–Rusya, Türk-İran konumlanması özgür Kürdistan'a kapı aralıyor Tehlikeli İnsan, Tehlikeli Aydın, Tehlikeli Yazı, Tehlikeli Düşün ve Tehlikeliler Deyip Yaktılar! Kobanê Kürdistan'da Özeldir! T.C Cumhurbaşkanı RTE Uçtu! Kadın, Kürt, Kürdistan ile Bastırılmış Kimlikler Diktatörleşen AKP ve Çözemiyeceği Kürt Sorunu Diaspora, Kanton ve Bağımsızlık ''Silahları Bırakın'' Diyorlar Şengal, Celawle, Kobani’ye DAİŞ/IŞİD Saldırıları ve Kürdistan’da Serhildan! Kürdleri Kürdistan’la Büyütmek yerine, Türkiye’yi Kürdlerle Büyütmek!!! Yahudilik; Hiristiyanlık Çözülmüştü, Sıra Siyasal İslamda! Kürt Romanı ile yüksek Kürt bilincine Kavramları Çarpıtarak, Kürdü Çarpmak! Kürdistan, Türkiye Ve İşid konuşlanması Kürt ulusal özgürlük mücadelesi ile HEP'e, tutsaklaşarak Türkiyelileşen HDP'ye İnkar, iskan, imha kurtuluşmu? Toprak İle Samimiyet(sizliğ)imiz! Kürt soykırımına karşı Kürdistan'ın bağımsızlık hayali