M. Hüseyin Taysun: Keser Döner Sap Döner Gün Gelir Hesap Döner (2) - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
M. Hüseyin TaysunSon Makaleler

Keser Döner Sap Döner Gün Gelir Hesap Döner (2)

Geldiğimiz bu aşamada, dünyadaki ve bölgedeki gelişmeler 50 milyonluk Kürd halkının en doğal haklarını savunması konusunda haklı olduğunu ortaya koymuş, 16-17 Ekim 2017 günü İran ve Türkiye’nin başını çektiği ve bir takım Kürdlerin de hainane davranışlar içerisine girdiği koşullar değişmiş, Kürdleri açlıkla ve sopayla terbiye etmek isteyen sömürgeci güçler Kürdlere yaşatmak istedikleri ambargonun ve daralmanın muhatabı olmuşlardır.
Keser Döner Sap Döner Gün Gelir Hesap Döner (2)
Makaleyi Paylaş

 

Güney Kürdistan’da Irak merkezi hükümetinin, taraflar arasında yapılan tüm anlaşmalara rağmen ısrarla sürdürdükleri Kürdlere yönelik kanun dışı uygulamaları, Kürd tarafında bağımsızlık referandumu dışında kullanılacak bir yol bırakmamıştı. Dolayısıyla, bağımsızlık referandumu Kürdler açısından kendilerini anlatabilmelerinin tek yöntemi olarak durmaktaydı. Güney Kürdistan’daki siyasi çevrelerini “Irak merkezi hükümetiyle birlikte yaşamak mı?” Ya da “gündeme getirilecek bir bağımsızlık referandumu mu?” Tercihiyle yüz yüze getirmişti.

Kürdler, bağımsızlık referandumu çalışmalarını yaparken Kürdistan işgalcisi İran, Türkiye, Irak ve Suriye devletleri de referandumu başarısız kılmak üzere müthiş bir trafik işleterek referandum sonuçlarını gayri meşru ilan etmenin uğraşını vermekteydiler. Nitekim dört sömürgeci ülkenin provokatif çabaları 16-17 Ekim 2017 tarihlerinde semeresini vermiş. Başta Kerkük olmak üzere tüm Kürdistani bölgelere yoğun bir saldırı başlatmışlardır. Bu gelişmeler karşısında hem Kürd kamuoyunu duyarlı kılmak hem de sömürgeci devletlerin bu düşmanca tutumundan vazgeçirmek üzere 5 Ekim 2017 tarihinde yukarıdaki başlıkla bir yazı kaleme almıştım. Bu coğrafyada özgürlük mücadelesi verme adına en ağır bedelleri göze almış Kürdistani mücadeleyi durdurmanın, sömürgecileri aşan bir seviyeye ulaştığını hatırlatmaya çalışmıştım. Nitekim aradan bir buçuk yıllık bir zaman geçtikten sonra tarih Kürd halkının iddialarını doğrulamış ve benim o yazımı yeniden Kürd kamuoyuna açıklamam ihtiyacını doğurmuştur.

Geldiğimiz bu aşamada, dünyadaki ve bölgedeki gelişmeler 50 milyonluk Kürd halkının en doğal haklarını savunması konusunda haklı olduğunu ortaya koymuş, 16-17 Ekim 2017 günü İran ve Türkiye’nin başını çektiği ve bir takım Kürdlerin de hainane davranışlar içerisine girdiği koşullar değişmiş, Kürdleri açlıkla ve sopayla terbiye etmek isteyen sömürgeci güçler Kürdlere yaşatmak istedikleri ambargonun ve daralmanın muhatabı olmuşlardır. Günümüzde İran ve Türkiye’nin yaşamakta olduğu bu sıkıntılı sürecin ilahi adaletin tecellisi ile tarihi ifadesini bulmuştur. Konunun daha iyi anlaşılır olabilmesi için 5 Ekim 2017 tarihli yazımın tüm metnini aşağıda özellikle Kürd kamuoyu ve sömürgeci devletlerin dikkatine sunmanın ihtiyacını duymaktayım.

 

Keser Döner Sap Döner Gün Gelir Hesap Döner (1)

Bu yazımı kaleme aldığım sıralarda, Almanya’da yaşayan yakın bir dostum beni arayarak çok üzgün olduğunu söylediğinde doğrusu ilk aklıma gelen Mam Celal ile ilgili kötü bir haber vereceği olmuştu, ve nitekim o an aklımdan geçirdiğim o kötü ve beni son derece sarsan Mam Celal’in ölüm haberini kendisinden öğrenmiş oldum. Doğrusu, ömrünü Kürd ulusal mücadelesine adamış politik bir dehayı kaybetmek kolay kabullenilebilecek bir durum değildir.

Ancak Sayın Mam Celal’in rahatsızlığından beş yıl sonra aramızdan ayrılması, sanki biz Kürdlere böylesi bir acıyı elinden geldiğince hafifleterek yansıtmak istemesiydi. Kürdlerin özgürlük mücadelesinde, çok büyük emekleri olan Mam Celal’in tamda Kürdlerin kendisine büyük ihtiyaç duyduğu bir dönemde aramızdan ayrılması elbette ki her geçen gün daha iyi anlaşılacaktır. Böylesi acılı bir günde ve böylesine bir ruh haliyle, Mam Celal’i ve mücadelesini satırlarla ifade etmek oldukça zor bir iştir.

Kürd ulusal mücadelesinin bu koca yürekli liderine Allah’tan rahmet diliyor, başta ailesi ve mücadele arkadaşları olmak üzere bütün halkımızın başı sağ olsun diyerek, onu yüreğimizde daima yaşatacağımızı belirtmek istiyorum.

Yazının başlığına dönecek olursak; Başlıkta ki deyim aslında Türklere ait ve sıkça kullandıkları bir deyimdir. Dolayısıyla, Güney Kürdistan’da gerçekleştirilen bağımsızlık referandumuna yönelik Türkiye’yi yönetenlere yine onların kullandıkları bir deyimle hitap etmek istiyorum (Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!).

Güney Kürdistan’da bağımsızlık referandumunu gerçekleştiren iradenin, Kürdistan işgalcisi güçlerin ve Kürdleri kendilerinin hasmı olarak gören tüm çevrelerin engelleme ve provokatif girişimlerine rağmen hiçbir kuşku ve şaibeye yer bırakmadan şeffaf ve demokratik bir biçimde yapılan referandumun haklı gururunu tüm Kürdlere yaşatmıştır.

İran mollalarının bizzat Haşdi Şabi denilen çete yapılanmasını, T.C. devletinin ise Kerkük’te bulunan ve sürekli Türkiye tarafından beslenen birtakım Türkmen gruplarını kışkırtarak, referandumda güvenliği sağlamakla görevli peşmerge ve asayiş güçlerine saldırtmalarına karşılık Güney Kürdistan yönetiminin büyük bir sorumluluk ve serinkanlılıkla sabır göstermeleri, Kürdistan yönetimine dünya çapında büyük bir takdir kazandırma sebebi olmuştur.

Bu kışkırtma ve saldırılar sonucunda, bazı peşmerge ve sivil Kürdlerin katledilmesine rağmen Kürdistan yönetimine bağlı güvenlik birimleri en ufak bir şiddet hareketine tevessül etmeden Kürd, Arap ve Türkmen seçmenleri güven ve huzur içerisinde demokratik hakları olan oylarını rahatlıkla kullanarak tarihi tercihlerini yapmışlardır.

Ancak Güney Kürdistan yönetiminin, büyük bir başarıyla yönettiği bağımsızlık referandum süreçlerinden istedikleri sonucu alamayan sömürgeci devletler, bu sefer gemi azıya alarak yapılan referandumu karalamak ve itibarsızlaştırmak için yeni ve türlü entrikalara başvurma ihtiyacı duymuşlardır. Sömürgeciler, referandum sonrası kendi aralarında hızlı bir trafik işleterek Kürd halkının haklı ve meşru kazanımlarını boşa çıkarmak üzere askeri, ekonomik ve siyasi güç ve argümanları kullanarak Güney Kürdistan yönetimini zor durumda bırakma hatta mümkünse çökertebilmenin kirli yöntemlerini kullanmaya başlamışlardır.

Üç aşamalı ortak bir program dahilinde hareket eden Kürdistan sömürgecisi ülkeler, ilk önce Kürd siyasi çevreleri arasında birtakım ayrılıkları kışkırtarak derinleştirmenin yollarını aramışlar, daha sonra Haşdi Şabi ve Türkmenleri kullanarak fiili saldırılar örgütleyip, devreye sokarak süreci provoke etmeye çalışmışlardır. Bütün bunlarda başarılı olamayan sömürgeciler, bu seferde birtakım askeri, ekonomik ve diplomatik yolları kullanarak ve aynı zamanda Güney yönetimini tehdit ve şantajlarla adeta izole etmenin ve baskı altına almanın yöntemlerini kullanıp Güney Kürdistan yönetimini kendi meşru haklarından taviz verir duruma getirmeye çalışmaktadırlar.

Bahsi geçen çevreler, günümüz dünyasında böylesine ilkel metotların halkların özgürlük mücadelesi önünde bir engel olamayacağını düşünemeyecek kadar gerilerde olduklarının farkında değiller. Güney Kürdistan hükümetinin yaptığı şey Irak anayasasında ifadesini bulan ve birlikte bir arada yaşamak mı? Yoksa bir halkın kendi kaderini kendisinin belirleme hakkı mıdır? Irakla birlikte yaşayabilmenin her türlü şartlarını zorlayan, ancak Irak’ı yöneten ilkel mezhepçi bir anlayışla yürünemeyeceğine, bıçağın kemiğe dayandığı noktada iyi komşuluk tercihini kullanarak referanduma giden mazlum bir milletin bu meşru ve haklı tercihine hangi insani ve demokratik kriterlerle karşı çıkıldığı henüz anlaşılmış değildir.

Her millete hak olan kendi coğrafyasında özgür yaşama hakkı ve aynı zamanda kendi kendini yönetme hakkı, Kürdler de neden aykırı ve haram sayılmaktadır. Doğrusu bunu akıl ve vicdanla savunabilmekte mümkün değildir.

Kendilerine Müslümanım diyen bu sömürgeci devlet yöneticileri, galiba İslam aleminin yüce peygamberi Hz. Muhammed’in köleliği ortadan kaldırmaya yönelik mücadele pratiğinden de bihaberdirler. Kürdlerin, yüzyıllardır zalimlere baş eğmeden vermiş olduğu mücadelenin nihai hedefi, doğal olarak özgür yaşamak ve kendi kendini yönetir durumda olmaktır. Kendi aralarında asırlardan beri sürmekte olan uzlaşmaz çelişkilerini bir tarafa bırakarak, sadece Kürdler özgürleşmesin diye bugün birbirlerinin kapısını aşındıran sömürgeciler bilmelidirler ki, kullandıkları bu ilkel ve insanlık dışı yöntemler Kürdlerin özgürlük isteklerine engel olamayacaktır.

    Devlet ciddiyetinden ve insanlık merhametinden nasiplenmemiş olanların, Kürdleri ve onların değerlerini aşağılayarak varacakları hiçbir menzil yoktur. Kürdler, yüzyıllardır özgürlük mücadelesi içerisinde bedel ödemiş önderlerine ve tüm değerlerine sıkı sıkıya bağlı olduklarını önümüzdeki mücadele süreçlerinde de mutlaka doğru bir pratikle ortaya koyacaklardır.

    Kürd halkı, orta doğu ve yakın doğu coğrafyasının en kadim milleti ve üzerindeki yaşadıkları toprakların asli sahipleridirler. Dolayısıyla, bu coğrafyada özgür ve bağımsız yaşamak başkalarının hakkı olduğu kadar Kürdlerin de hakkıdır. Geldiğimiz bu aşamada, çare mazlum milletleri aşağılamak ya da onların haklarını gasp etmek değildir, tam aksine kültürlerin önemli oranda harmanlandığı bu coğrafyada barış içerisinde ve birbirinin haklarına saygılı bir ortamı yaratmak en doğru tavır olacaktır.

Umuyor ve temenni ediyoruz ki; yüzyıllarca bir arada yaşamış olan bu milletleri, birilerinin iktidar hırsıyla birbirini boğazlayan halklar durumuna getirmezler. Böylesi bir durum, kendisiyle birlikte tamiri mümkün olmayan acı sonuçlar doğuracağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Komşumuz olan halklara ve onların iktidarlarına seslenerek herkesin özgür, eşit ve kardeşçe iyi komşuluk ilişkileriyle yaşayabileceği bir ortam için aklı selim ile hareket edilmesidir. Güney Kürdistan yönetiminin çağrıları da hep bu yöndedir. Temennimiz bu çağrılar, ilgili çevreler tarafından doğru değerlendirilerek dostça yaşama koşulları yaratılır.

 

 

Saygılarımla

M. Hüseyin Taysun

17.05.2019 /İstanbul

 

Bu makale toplam: 8519 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:05:24:00

Son Makaleler

Ölüme Çeyrek Kala Kürd Gençliğine Bir Avuç Nasihat! (1)Kızgın Demiri Soğutmanın Yolu Kürdlerle Barışık Yaşamaktan GeçiyorKürtlerin yegane milli bayramı NewrozTürkiye’de Yeni Nesil İnkarcılık ve Kürdler25 Eylül 2017 Kürdistan Referandumu Bağımsızlık Yolunda Tarihi Bir GündürKürtler İki Düşmandan Birisinin Tarafı Olmak Zorunda Mı?Kendi İçinde Birlik Olamayan Kürd Siyasetinin SefaletiKerkük İhanetçileri Düşmana Hizmet Etmeye Devam EdiyorBütünü Parçaya Feda Etmek Büyük Bir GaflettirÇok Boyutlu Kerkük İşgali, İhaneti ve SonuçlarıKürd Siyasetinde Yeni Birlik Arayışları ve Geçmiş Deneyimler68 Yıllık Bir Ömürden Sonra Kürd Gençliğine Vasiyetim Olsun!Kürdler Açısından 24 Haziran Seçim SonuçlarıKürdler 24 Haziran’da Seçimlerini Neye Göre Yapmalıdır?Irak'ta genel seçim sonuçları ve KürtlerTürkiye neden baskın seçim kararı aldı?Kürdlerde AcıKürdler arası ulusal birlik bugün değilse ne zaman?T.C. Devletinin Bölünme Korkusu ve Kürtlere BakışıDevlet şeytan taşlamaktan ibadet etmeye zaman bulamıyorCoğrafyamızda küresel güçlerin çıkar kavgası ve KürtlerKeşke Bu Hallere Düşmeseydik ve Hacı Sürmeli HikayesiAcem Mollalarının Diyarı İran’da Neler Oluyor?16 Ekim Komplosu ve Mesud Barzani’nin Tarihi RolüGüney Kürdistan’ı Kimler, Neden Karıştırıyorlar?İran’ın Kürdlere Büyük Düşmanlığı ve İçimizdeki HainlerOrta Doğu’da ki Kürd Gerçekliği ve Batı’nın İkiyüzlülüğüKürdler Yeni Döneme Nasıl Hazırlanmalı ?Çiroka Qıyametê (Kıyamet Hikayesi) ve Kürdler ne Yapmalı?Kasım Süleymani, Nuri Maliki, İhanet Ve İşgalKürdistan Depremi, Ahmedi Nejad ve Mezar EvleriKürdlerin Arap, Acem Saldırılarına Direnmekten Başka Şansı var mı?Yarım Yüzyıllık Kin ve Kerkük İhaneti!Küresel Güçlerin Kar Zarar Hesabı, İşgalcilerin Korkuları ve İhanetçilerKürdler, Fitne Merkezleri ve İhanetçilerden Hesap SormalıdırTürk Solcu Yoldaşlarımız ve Ümmetçi Dindaşlarımız Neredeler?Kürdistan Devletleşirken Kürd Siyaseti daha Büyük Düşünmeli !Keser Döner Sap Döner, Gün Gelir Hesap Döner!Kürdistani İrade’yi Test Edenler Büyük Bir Hüsrana Uğrayacaktır!Ey Komşularımız, Kürd’e Düşmanlık Gelecekte Sizlere Ne Kazandıracakİşgalcilerin Değişmeyen Zihniyeti, Değişen Dünya ve KürdlerŞeytane Bozorg İran ve Ruhsatsız Yavruları ‘Hizbullah, Haşdi Şabi’Birlik Çağrısı Yapan Siyasiler Ne Kadar Samimidirler!PKK’nin Yanlışları ve Örgütlenemeyen Diğerleri…Bavo Çave Te Roni Wa Kurdistan Çe Dibe(*)Kürdlerin Yüzyıllarca Süren Bağımsızlık Mücadelesi ve Referandum…Kürdler Devletleşmek İstiyor, Kandil ile Goran’ın Derdi ne ?Bağımsızlık Referandumuna Karşı Çıkanları Tarih Affetmeyecektir…Selam Olsun Güney Kürdistandan Esen Bağımsızlık Rüzgarına!T.C. Devleti Kendi Paralelcilerini Biliyor ya Kürdler ?Kemalist Sol Virüslerin Kürd Siyasetinde ki Olumsuz Rolü…Paylaşılamayan Coğrafya Şengal ve Ölümsüz Barzani’nin Kürdlere MesajıBağımsızlık Referandumu ve Bahçeli’nin Açıklamaları!Dost ve Düşman Çevreler Açısından Güney’de ki Referandum’a BakışMAKÖV 2017’de de İmkanlarını ve Yüreğini Kürdistanlılar ile PaylaştıGüney Kürdistan Devletleşmeden, Devlet İtibarı Görüyor!Yüreği Büyük, Coğrafyası Küçük Rojawa’mızın Acılı HalleriKürd Ulusal Sorunu İdeolojik ve Mezhepçi Yapılar ile Çözülemez!Ciwan Kürd Gençleri Ortak Vatan İçin mi Ölümlere Gönderildi?Kardeş Kavgasını Kışkırtan Bêko Êwanlar ve GörevlerimizDevlet Karşıtı Solcu Kürdlerin Ermeni Aşkı ve Xaço’nun XençeriKuzey’de İrtifa Kaybına Uğrayan PKK’nin Güney’de ki HezeyanlarıKürdistan’da ki Bağımsızlık Yürüyüşü, IŞİD, Haşdi Şabi ve PKKBirleşik Peşmerge Ordusu Güçlü ve Bağımsız Kürdistan’ın MüjdecisidirKürdlerin Enerjisini Türkiye Eksenli Siyasette TüketmekABD’den Beşar Esad’ın Sonunu Getirecek Altın VuruşKürdistan’ın Kalbinde Referandum Kararı ve Erşad Salihi’nin TehditleriDeğişen Dünya Dengeleri ve Kürdler için Tarihi FırsatlarKürd Ulusal Mücadelesi, Acılarımız ve Ahde VefaT.C. Devlet Zulmü, PKK Baskısı ve Kürdistan’da ki Nüfus HareketleriPKK Hareketi Kürd Gençlerini Kimin için Savaştırıyor?Kürdler Arası Şiddete Dayalı Siyaset Çözüm Üretemez!Şengal’den Gelen Yanık Kokusu ve PKK Kürdlerden Ne İstiyor?Xamur Bu Qêza Cimşit Bu Êza Way Lımın Hale BelengazaGüney Kürdistan’da ki Talihsiz Gelişmeler ÜzerineSömürgecilerin Gözlükleriyle Bakıp Kürdistan Meselesini Şaşı GörmekSiyaset, Kürdlere Hizmet Aracı mıdır Yoksa Bazılarının Ekmek Kapısı mıdır?Siyaset Rol Çalarak Değil, Örnek Alınarak YapılmalıdırBağımsız Kürdistan İlanını Geciktiren SebeplerKürdlere Karşı Tasarlanmış Bir Projenin Şaşırtan SonuçlarıKürdistani Bakışla Bir Kez Daha ReferandumCumhuriyet’in Kurucu Değerleri / Felsefesi ve Kürtlere BakışıYeni Anayasada da Kürd’ün Adı Yok!!!Kürdlerin Özgürlük Kavgası ve Apo'cu Sol FantezilerOrtadoğu’da Güç Savaşları, İttifaklar ve Taşeron ÖrgütlerBila Sala Nû Bibe Sala Hevkari û Serxwebuna KurdistanêKürdistan Sorunu Çözülmeden Bölgeye Ne Barış Gelir Ne de Huzur…Ya Dostlarını Örnek Alacaksın Ya da Düşmanından İbret Alacaksın!Kanlı ve Karanlık Bir Dönemden Geçilirken Kürdler Ne Yapmalı?Şeytan-e Bozorg İran, Haşdi Şabi, Goran, PKK ve KürdlerCoğrafyamızda Kürdlere Reva Görülenler ve Fidel Castro AşkıPeşmergeden Siyasetçileri Utandıracak Örnek Davranış…KDP/Barzani Düşmanlığında Ortaklaşanların Büyük GafletiHaddini Bilmeyen, İğdiş Edilmiş Kılıçdaroğlu ve Naxır (Garan) HikâyesiMusul Kürdistan’ın Bağımsızlığına Giden Yolda Son Viraj…Çivisi Çıkmış Devlette 'Cemaatin İpiyle' Kürdleri BoğmakKürdlere Kaybettiren Şiddet Eylemleri ve Van’da Patlatılan BombaKürd Siyasetinde Birlik Arayışları ve Mevcut DurumKürdistan’da Üç Nesildir Yankılanıp Unutulmayan ‘Hawar’ SesleriUlus Devletler Atmosferinde Kürdistaniliğe Karşı ÇıkanlarGüney Kürdistan’da Bağımsızlık Tüm Kürd’lerin Geleceğinin Teminatı Olacaktır…Türkler Tercihlerini Yaptılar Ya Bizimkiler?Kokteyl Darbe Girişimi ve Kürd’ler…Kürdler Henüz Devlet Olamadı Ama İşgalci Devletleri İşlevsiz Bıraktıİran Güdümlü Solcularımızın Bağımsız Kürdistan AlerjisiVicdan Sahibiyseniz Tatile Gitmeyin, Kürd’lerin Acılarını Birlikte Paylaşalım…Ufukta Özgür Kürdistan ve Gözü Açık Giden Değerlerimiz…Keşke Tarih Böyle Tekerrür Etmeseydi!Güçlü Düşmanların Oyunları ve Siyasi Çıkarcıların Kürd Siyasetine Etkileri…Kürdistani Mücadelede Zorlu Süreçler ve Güney’deki Referandumun Önemi (1)Zülfiyare dokununca...Kürd’ler İdeolojik ve Mezhepçi Çatışmalardan Uzak Durmalıdır…Xoybunu Anlamayan, Qazi Muhammedi Tanımayan, Kürd Siyasetçisi Olamaz…Güney Kürdistan’da Yeni Reformlar Ve Kürdlerin Yükselen UmutlarıKürdler, Özgürlük ve İstikbal Mücadelesinden Asla Vazgeçmemelidir…PKK ile Türk Sol Örgütlerinin Muta Nikahlı Birliği Ve SonuçlarıUşaklığını Yaptığınız Sömürgeci Sistem Kadar Başınıza Taş Düşsün…Düşman Kardeşler Siyaset Tarzı Kürdlere Kaybettiriyor…Tarihi Dönemeçte Kürdler Birlik mi Olacak? Tetikçiliğe Devam mı Edecekler?Cizre’deki Vahşet ve Kürdistan’da Muhtemel Sıkıyönetimin Ayak SesleriYenilgiyle sonuçlanan hendek siyaseti Kürtlere hayatı zindan ettiKürd’ler Zalimlerin Yanlışlarının Hem Mağduru Hem de Mecburu Edildiler…HDP'nin Ankara Kongresi - Kürdistan'da Hendek Savaşları ve Alacakarga HikâyesiKuzey Kürdistan’da Yaşanan Vahşet ve Kürdlerin ÇaresizliğiGüney Kürdistan’da Referandum Süreci ve Muhtemel SıkıntılarGenetiği Problemli PKK Siyaseti Ve Kürd’ün Kanatılan Vicdanıİran Güdümlü PKK, Goran ve YNK’nin Kılçık Siyasetleri Kuşatma ve İhanetBugün Tüm Kürd’lerin Birlik Zamanı, Yarın Özgür Kürdistan…PKK’nin Hendek Macerası Kürdler Açısından Büyük Bir Trajediye DönüşüyorMesud Barzani’nin Türkiye Ziyareti Ve Kürd’lerin BeklentileriKemalist Türk Solu’nun Girdabında Bocalayan PKK/HDP Siyaseti Ve Kürd’lerTürkiye’de 1 Kasım Seçimleri ve Geçmişe Özet Bir BakışKüresel Güçlerin Kürdistan Topraklarındaki Büyük Hesaplaşmasıİşgalcilerin Büyük Türkiye Hayalleri Ve Kürd Siyasetçilerin AymazlıklarıKürdistan’da Halkımız Acılı Bir Bayram Daha GeçirdiKürdistan Özgürlük Mücadelesindeki Gelişmeler Ve PKK’nin YanlışlarıAcil İhtiyaç Onurlu Bir Çözüm Ve Kalıcı Bir BarıştırT.C Devleti Kürdlerin Evlatlarını Katlederek Kürt Sorununu ÇözemezAltı Milyon Kürd Oyuna Üç Bakanlık Taraflara Hayırlı Olsun !?PKK/HDP’nin Kürdler Adına Barış İstemesi Hem Saçmalık Hem De SahtekarlıktırBirlik Biat Değildir, Kuzeyde Nasıl Kazanabiliriz?Ortadoğu’daki Yeni Gelişmeler Işığında Kürdistani MücadeleKemalist Türk Soluna Vekillik, Kürdlere Ölüm, Zulüm Ve RezillikSömürgeci Egemenlere Uşaklığın Kürdistan’daki Adı 'Barzani Düşmanlığı'dırMAKÖV gerçeği ve Kürdistan'da Sivil Dayanışma İhtiyacıSeçim Sonuçları, HDP- Kemalist Sol ve İhanetin Paslı HançeriMAKÖV'den Mesut Barzani`ye DestekKürdler Birlik Olmadan, Kürdistan ÖzgürleşmezKurdistani Güçler, Zafer Öncesi Sancılı Döneme Hazırlıklı OlmalıdırlarBir Hegemonyayı Pekiştirmek Uğruna Tüm Kürdlere Yapılan DüşmanlıkPKK/HDP 7 Haziran Seçimlerinde Kimlerin Taşeronluğunu Yapacaktır?Ya Kürdistani Bir Birlik, Yada Ebedi Uşaklık ve KölelikÖlümsüz, Büyük Kürd önderi Qazi Muhammed'in anısınaNewroz Newroz Olalı Böyle Bir Zulüm ve Rezillik Görmemişti!Kürt ulusal birliğini zora sokan örgütsel hesaplarKürdlerin Umutları ve Geleceği Kelepir Fiyatına PazarlanıyorGarantörü, Gözlemcisi, Garantisi Olmayan "Çözüm Süreci"!Kürtlerden silahlarını bırakmalarını istemek düşmanlık değilse ahmaklıktırAğrı Direnişi, Bir Çoban Köpeğinin Gururu, Xıdır Ağa ve BabamŞantaj ve Tehdit Yöntemleriyle Seçimlere HazırlanmakEsadların Suriye'si, Kürdistan'ın Rojava'sı ve Kobanê DirenişiKürd'e İhaneti Mahkûm Etmeden, Sömürgeciliği Yenilgiye Uğratmak Mümkün Değildir!Öcalan'ın Kürdleri yerlerde süründüren Çözüm SüreciXazila Dewleta Me Kurdan Ji HebayaSömürgeci Devletlerin Marifetli Maymunları ve Bir Kürd HikayesiŞengal'in Kurtuluşu Kürdistani İradenin Yüz Yıllık Başarısı ve ZaferidirKürdistan Özgürlük Mücadelesinden Ekolojik Demokratik Teslimiyete (2)Kürdistan Özgürlük Mücadelesinden Ekolojik Demokratik Teslimiyete (1)Kürdler Uzun ve Zorlu Bir Mücadele Sürecine Hazırlıklı OlmalıdırlarOrtadoğu Cehenneminde Kürdlerin Yegâne Kurtuluşu Devletleşmekdir…Kürd Milli Damarındaki Uyanış ve Sömürgecilerin KorkularıÖcalan'ın Kanton Aşkı, 'Rojava Devrimi' ve Kobanê TrajedisiIŞİD Saldırıları ve Kürd Halk Tabanındaki Duygusal BirlikEy Devletên bê ujdan, Ey milletên bêbext'Kobane Ez Qurbane' Sizler Bu Zulümü Hak EtmemiştinizKüresel Güçler Büyük Hesapları, IŞİD - PKK ve Kürtler (4)Küresel Güçler Büyük Hesapları, IŞİD - PKK ve Kürtler (3)Küresel Güçlerin Büyük Hesapları, IŞİD – PKK VE KÜRD’LER (2)Küresel Güçlerin Büyük Hesapları, IŞİD – PKK VE KÜRD’LER (1)Siyasette İlkesizlik ve Tutarsızlık İlgili Milletin Kaderi ile OynamaktırKürdistani Olmayanlar Peşmergeyi AnlayamazKirli ve Kontrollü Otuz Yıllık Savaşın Kürdlere Yaşattıkları