Muazzez (Heja) Baktaş: ArmeKürdistan - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

ArmeKürdistan

Neredeyse 900 kilometrelik sınırın 800 kilometresini kontrol eden Kürtlere bu kadar öfkelenmeyen Türkiye sizce neden geri kalan 100 kilometrenin Kürtlerin kontrolüne geçmesine “tahammül” etmemektedirler.
ArmeKürdistan
Makaleyi Paylaş

Batı kültüründe Dünyanın sonu veya herkesin anlayacağı şekilde “kıyamet” günü “Armageddon” olarak adlandırılır. Meraklıları için filmi bile vardır izleyebilirler.

Kuşkusuz bu kavram birçok savaşta ve olayda şimdiye dek çok kullanılmıştır.

Biz bu kavramı yazımızda “etnik” grupların ve “kültürlerin ”kıyameti olarak ele alacağız.

Tarih boyunca bir çok halk ve grup günümüze kadar bu anlamda kendi “Armageddon’larını”  yani “kıyametlerini”ne yazık ki yaşamışlardır. Yaşanan kıyametler sonucu bir kısmı tarih sahnesinden silinmiş, bir kısmı sadece “folklorik” bir grup düzeyine inmiş, bir kısmı ise bir daha eski günlerine asla dönememiştir.

Amerikan kıtasının beyazlar tarafından keşfedilmesi ile hem Kuzey hem de Güney Amerikan halkları çok kanlı katliamlar sonucu bu kıyameti yaşamışlardır. Özellikle “Kızılderililer” günümüzde kendi topraklarında artık “folklorik” bir kültür olarak yaşama savaşı vermektedirler.

Dünya uygarlığına çok büyük katkıları olan “Fenikeliler” günümüzde artık yoklar.

Dünyaya yazıyı ve birçok katkıyı sağlayan “Sümerler” artık yok…

Anadolu’da büyük bir uygarlık kuran “Hititler” artık yok…

Roma’nın temelini oluşturan “Etrüksler” artık yok…

Bunların hepsi rakiplerinin kendilerine “kıyametlerini” yaşatması sonucu tarih sahnesinden silinmişlerdir.

Daha yakın tarihlerde kendi “Armageddonlarını” yaşayan iki önemli halk olarak 1.Dünya Savaşı’nda “Ermeniler”, 2.Dünya Savaşı’nda ise “Yahudiler” karşımıza çıkmaktadır.

Nazi Almanya’sı bu anlamda en yakın örnektir. Yahudiler, Çingeneler, Eşcinseller, Siyahlar için Nazi Almanya’sı adeta bir kıyım makinesi anlamına gelmekteydi. Naziler bu kesimlere kendi “kıyametlerini” ne yazık ki yaşatmıştır.

Ortadoğu ve Mezopotamya’da süren savaş artık başka bir boyut kazanarak Kürtler için bir “Armageddon” tehlikesini içerisinde barındırmaktadır.

Kürtler hızla kendi “kıyametlerinin” yaşanacağı bir savaşa sürüklenmektedir.

Onun için bu savaş Kürtler için artık bir “var olma-yok olma” savaşına doğru gitmektedir.

Bütün Kürt partilerinin, örgütlerinin ve liderlerinin bu tehlikeyi görmesi ve acilen buna yönelik tedbirlerin alınması için organize hareket etmeleri gerekmektedir.

Tarih bize şunu göstermektedir ki bir halk kendi “kıyameti” ile karşılaştığında rakipleri tarafından bir “bütün” olarak görülmektedir.

Kürtlerin kendi içlerindeki politik, dini, mezhepsel ve düşünsel farklılıkları kendilerine “kıyameti” yaşatanlar tarafından hiç dikkate alınmayacaktır. Sadece Kürt olmak “katliama” uğramak için yeterli bir sebep olacaktır kendilerini yok etmek isteyenler tarafından.

Yazının başlığı “Armekürdistan” olarak konuldu.

Bununla iki kelime oyunu yaptım.

Birincisi Ermeni katliamından esinlenerek başlığa “Armenia’dan” gelen “Arme” kelimesi ile Kürtlerin benzer bir kadere doğru sürüklendiğini ifade etmek amacıyla “Armekürdistan” başlığını kullandım.

İkincisi ise; “Armageddon” yani “kıyameti” kısaltarak “Armekürdistan” başlığını koydum.

Peki neden Ermenileri örnek verme ihtiyacını duydum.

Geçtiğimiz haftadaki yazımda kısaca Kürtlerin Ermenilerle çok ama çok benzer bir süreçten geçtiğini ifade etmeye çalıştım.

Elimden geldiğince aslında “Tarihin tekerrürden” ibaret olduğunu izah ettim.

İşte bu “tekerrür” yani “tekrarlanma” günümüzde yine yaşanmaktadır.

Okuyucuları fazla sıkmadan Ermenilerle Kürtlerin aradan 100 yıl geçmesine rağmen ne kadar da aynı süreçten geçtiklerini anlatmaya çalışacağım.

Ermeni aydınları ve politikacıları 1908’den önce “demokrat Türklerle” Paris’te baskıcı padişah yönetimine karşı işbirliği çalışmalarına başladılar.

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin en büyük destekçileri Ermenilerdi.

Statükonun dağıtılması, azınlık hakları, demokratik bir yönetim ve dinsel özgürlüklerin tesis edilmesi taraftarı olan İttihatçılarla Ermeniler hemen hemen her platformda işbirliği içerisinde hareket etmekteydiler.

Osmanlı İmparatorluğu’nun en örgütlü ve politik halkı tartışmasız Ermenilerdi. İmparatorluğun “demokratikleşmesi” çabası bütün Ermeni örgütleri ve siyasetçileri tarafından desteklenmekteydi.

İttihatçıların imparatorluğu “demokratikleştirmeleri” hedefinden ötürü Ermeniler blok olarak İttihatçıları desteklemekteydiler.

Padişahın yetkilerinin kısıtlanması ve fiili olarak denetimin İttihatçıların eline geçmesi sürecinde Ermeniler gerek mecliste gerekse de meclis dışında İttihatçıların güçlendirilmesi için her türlü politikayı esas alarak mücadelelerini yürüttüler.

İttihatçılar Ermenilerin taleplerini “makul” karşılamakta ve desteklemekteydiler.

Ermeniler imparatorluk için “demokrasi” ve buna bağlı olarak kendileri için “özerk yönetim” talep etmekteydiler. Özellikle Ermenistan’daki 6 vilayet için mutlaka “özerk yönetim” talepleri en önemli siyasi beklentileri idi. Ve İttihatçılar bunlara karşı çıkmamaktaydılar.

Bu anlamda Ermeni Sorunu’nun çözümü için Ermeniler ve ittihatçılar tarafından yıllarca süren bir “çözüm süreci” devam etmiştir.

“Çözüm süreci” devam ederken sık sık kesintiye uğrama tehlikesi yaşandı. Özellikle radikal Ermeni örgütlerin bazı eylemleri ile radikal “İslamcı ve Türk milliyetçisi” mebusların açıklamaları sürecin “tehlikeye” girmesine neden olmaktaydı.

Bu süreç 1.Dünya Savaşı’nın başlaması ile tam tersine hızlı bir şekilde dönüştü.

İttihatçılar artık imparatorluğun bütün kademelerini ele geçirmişlerdi ve Ermenilerin herhangi bir desteğine ihtiyaç duymamaktaydılar.

Yıllarca süren “çözüm süreci” sonucu yaşanan “barış” havası savaşla beraber ortadan kalktı.

1915 yılı boyunca herkesin bildiği Ermeni “Armageddon’u” süreci yaşandı.

Ermeniler katliama uğradı, sürgün edildiler ve imparatorluk topraklarında görülmemiş zalimliklere uğradılar.

Peki Kürtler nasıl bir süreç yaşamaktadır?..

Kemalist statükoya ve ordunun hegemonyasına karşı yıllarca AKP ile işbirliğine girdiler.

Türkiye’nin “demokratikleşmesi” ve Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesi için yıllarca “çözüm sürecini” AKP ile birlikte yürüttüler.

Ta ki savaş başlayana kadar…

Türkiye şu anda “savaştadır”!..

Kürtler bu savaşta Türkiye tarafından “iç ve dış düşman” olarak görülmektedir.

Türklerle beraber bin yıldır bu topraklarda yaşayan 5 tane büyük halktan bahsedebiliriz.

Rumlar, Ermeniler, Kürtler, Araplar ve Acemler…

Türkler Ermenileri Katliama ve sürgüne uğratarak kendi açılarından olayı çözdüler.

Rumları Yunanistan’a göndererek olayı çözdüler.

Araplarla 1.Dünya Savaşı’nda ayrılarak çözüm buldular.

Acemlerle hala rekabet halinde olmalarına rağmen artık onlar için önemli bir tehlikeden söz edemeyiz.

Türklerin “hesaplaşmadıkları” bir tek Kürtler kaldı geriye…

Bu savaşla beraber Türkler Kürtlerle “hesaplaşacaklardır.”

Bu hesaplaşmadan kuşkusuz 2 halkta çok büyük zararlar görecektir.

Ama işte Kürtler için “tehlike” burada başlamaktadır.

Kim ne derse desin bu hesaplaşmadan Kürtler daha çok “zararlı” çıkacaktır.

Nedenlerini anlatacağım…

Onun için ısrarla “Armekürdistan” kelimesini kullanmaktayım.

Tekrar tarihe ve benzerliklere geri döneceğim…

100 yıl önce İmparatorluğun en örgütlü ve politik halkı Ermenilerdi. Silahlı örgütleri vardı (Taşnaklar ve Hınçaklar) ve İmparatorluğa karşı “gerilla” mücadelesi yapmaktaydılar.

Kürtler günümüzde sadece Türkiye’deki değil Ortadoğu ve Mezopotamya’daki en örgütlü ve politik halktır. Silahlı örgütleri var ve Türkiye’ye karşı “gerilla” mücadelesi yürütmektedirler.

Ermeniler imparatorluğun statükoculuğuna karşı Türklerin “demokratik” güçleriyle her türlü “ittifak” hareketinin içerisine girmişlerdi. Statükoya karşı en büyük güç olarak gördükleri İttihat ve Terakki Cemiyeti ile her zeminde işbirliğine girdiler.

Kürtler Kemalist statükoya karşı bir demokrasi gücü olarak yıllarca AKP hükümetleriyle işbirliği geliştirdiler.

Ermeniler “özerk yönetim” talepleri ile İttihatçılarla Ermeni sorununun çözümü konusunda defalarca anlaştılar.

Kürtler “özerk yönetim” talepleri ile AKP’lilerle Kürt sorununun çözümü için defalarca anlaştılar.

Ermeni mebusları meclis’te katliamlar sırasında bile her zaman 50-60 civarında mebus ile temsil edilmekteydi.

Kürt vekiller günümüzde devam eden katliamlar sırasında mecliste neredeyse aynı sayıda bulunmaktadırlar.

Ermeni silahlı güçleri lojistik destek ve barınma anlamında Ermenistan topraklarında daha çok bulunmaktaydılar.(Çarlık Rusya’sı Ermenistan toprakları)

Kürt silahlı güçleri lojistik destek ve barınma anlamında Kürdistan Federal Yönetimi bölgesinde daha çok bulunmaktadırlar.(Kandil)

Ermeniler imparatorluğun her yerinde yaşamaktaydılar. En büyük nüfusları İstanbul’da bulunmaktaydı.

Kürtler Türkiye’nin her yerinde yaşamaktadırlar. En büyük Kürt nüfusu İstanbul’dadır.

Ermeni aydınları ve politikacıların bir kısmı Avrupa’da ve özellikle Paris’te kimi sürgünde kimi de diğer faaliyetlerinden dolayı bulunmaktaydılar.

Kürt aydınları ve politikacılarının bir kısmı Avrupa’da bulunmaktadır.

Ermeniler 1915’ten önce de dünyanın her yerinde yaşamaktaydılar.

Kürtler de dünyanın her yerinde yaşamaktadırlar.

Ermeniler hem azınlık hakları hem de Hıristiyan olmalarından ötürü dünyanın belli başlı devletleri tarafından desteklenmekteydiler.

Kürtler dünyanın büyük devletleri tarafından desteklenmektedirler.

Ermeniler 1915’te Suriye’ye sürgün edildiler, Kürtler Suriye’de çıkan savaştan ötürü hedef durumundadırlar.

Ermeni katliamı Avrupa ve Amerika halkları tarafından sürekli protesto gösterileri ile anıldı. Kürtlere yönelik baskılar yine benzer bir şekilde protesto edilmektedir. Bütün dünyada Ermenilere yönelik büyük bir “sempati” oluşmuştu. Kürtler özellikle İŞİD’le mücadelelerinden ötürü bütün dünyada “sempati” ile karşılanmaktadırlar.

Çarlık Rusya’sı Ermenilerin “hamisi” olarak görülmekteydi. Günümüzde Rusya hızla Kürtlerin “hamisi” olma yolundadır.

Ermeniler sadece imparatorluk topraklarında katliama uğramadılar. Çarlık Ermenistan’ında, Azerbaycan’da, İran’da ve Suriye’de de katliama uğradılar.

Kürtler sadece Türkiye’de değil, Suriye’de, Irak’ta ve İran’da katliam tehlikesi altındadırlar.

Ermeni liderleri, mebusları ve ileri gelenleri sürekli “barış” çağrısında bulunmalarına rağmen katliamı önleyemediler. Kürt liderleri, vekilleri ve ileri gelenleri sürekli “barış” çağrısında bulunmalarına rağmen olayları önleyememektedirler.

Ermeniler modern dünyanın bir katliama izin vermeyeceğini düşünmekteydiler ve yanıldılar. Kürtler modern dünyanın bir katliama izin vermeyeceğini düşünürlerse büyük bir yanılgı içerisine gireceklerdir.

Suriye’de olanlar ortada. Ezidilerin soykırıma uğramalarının üzerinden sadece 1 yıl geçti. Modern dünyada Ezidi kadınları “köle” olarak alınıp-satıldı.

İmparatorluk bir çok cephede savaşa girdi. Kafkaslar, Balkanlar, Yemen, Çanakkale vs…

Türkiye günümüzde bir çok cephede şimdilik ekonomik ve diplomatik savaş yürütmektedir. Kafkaslarda, Balkanlarda ve Ortadoğu ile Mezopotamya’da…

İmparatorluk Ermenileri “iç düşman” olarak gördü ve “imha” etti.

Türkiye fiili savaşa girdiğinde sadece “iç düşman” olarak değil “dış düşman” olarak Kürtleri görmektedir ve “imha” etmek için elinden geleni ardına koymayacaktır

Beni “karamsar” görenlere 7-8 Eylül’de Türkiye’nin her tarafında HDP bürolarına yönelik 400’ye yakın saldırıyı hatırlatırım. Yani 3 ay öncesinden söz ediyorum…

Ermeniler Van’da, Muş’ta, Urfa’da barikatlar kurdular, özerk yönetimler ilan ettiler ve İmparatorluk güçleriyle sokak savaşlarına girdiler.

Günümüzde Kürtler Cizre’de, Silvan’da, Nusaybin’de ve daha bir çok yerde ne yapmaktadırlar. Tarih ne kadar da aynı durumu bizlere göstermektedir.

 

 

Ve son olarak “Cerablus”!..

Niye bu kadar önemlidir Türkiye için?..

İsterseniz önce İŞİD ve diğer Selefi gruplar için “Celablus’un” önemini anlatalım…

Şaşıracaksınız!..

“Celablus” bölgesi İŞİD’in Türkiye’ye açılan sadece bir sınır kapısı değildir. İŞİD ve diğer Selefi gruplara göre “kıyamet” yani “Armageddon” bu bölgede yaşanacaktır.

“El-Nusra” sizce neden hiçbir çatışmaya girmeden bu bölgeyi İŞİD’e teslim etti?..

Sebebi “kıyamet” onlara göre bu bölgede kopacaktır. Bu yüzden tek bir kurşun atmadan bu bölgeyi İŞİD’e verdiler.

Ve Rus uçağı bu bölgede düşürüldü…

Düşünün biraz bütün bir soğuk savaş ve 50 yıl boyunca hiçbir batılı güç tek bir Sovyet ve Rus uçağını şimdiye dek düşürmedi.

Ama Türkiye bu bölgede uçak düşürdü…

Ve Türkiye bu bölge için savaşa girmektedir.

Türk yöneticileri neden Kürtlerin “Fırat’ın Batısına” geçmelerini bir savaş gerekçesi olarak görmekteler?

Çünkü “Armageddon” onlara göre de orada gerçekleşecektir.

“Kıyametin” kopacağı bir bölgenin Kürtlerin denetiminde olmasına izin vermeyeceklerdir.

Neredeyse 900 kilometrelik sınırın 800 kilometresini kontrol eden Kürtlere bu kadar öfkelenmeyen Türkiye sizce neden geri kalan 100 kilometrenin Kürtlerin kontrolüne geçmesine “tahammül” etmemektedirler.

İsteyen “komplo teorisi” olarak beni suçlayabilir ama nedeni kesinlikle “Armageddon’dur”.

Türkler belki Kürtlerin her şeyine kendilerince “sabredebilirler” ama “kıyamet” topraklarına sahip olmalarına asla “tahammül” etmeyeceklerdir. Bir çok İslam dini alimi kıyametin bir alameti olarak adlandırılan “yecüc-mecüc’lerin” Türkler olduğunu ileri sürmektedir.

Onun için bütün Kürtler şunu iyi anlamalıdırlar ki savaş bu anlamda Kürtler için artık bir “Armageddon” yani “kıyamet” savaşıdır.

Bu “kıyamet” savaşı da Kürtlerin “var olma-yok olma” savaşı olacaktır.

Onun için Kürtlerin yaşanacak olan “Armekürdistan” savaşından en az zararla çıkmaları için gerekli tüm tedbirleri şimdiden almaları gerekmektedir.

Kürtlerin ne yapması gerektiğini gelecek yazıda ele alacağım…

OWN
Bu makale toplam: 9197 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:10:47:14

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?