Muazzez (Heja) Baktaş: Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) BaktaşSon Makaleler

Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3

Son dönemlerde özellikle “çözüm sürecinin” Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle “buzdolabına” konulması ve ardından “çatışma” sürecine girilmesi, PKK’nin bir çok yerde “özyönetim” ilanları, İŞİD’in bombalı eylemleri, Türk devletinin “Kandil bombardımanları” ve daha bir çok olay/durum bir çok kesim tarafından algılanamamaktadır.
Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3
Makaleyi Paylaş

Türkiye Cephe Gerisi

Yazımızın son bölümünü Türkiye’ye ayırdık…

Son dönemlerde özellikle “çözüm sürecinin” Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle “buzdolabına” konulması ve ardından “çatışma” sürecine girilmesi, PKK’nin bir çok yerde “özyönetim” ilanları, İŞİD’in bombalı eylemleri, Türk devletinin “Kandil bombardımanları” ve daha bir çok olay/durum bir çok kesim tarafından algılanamamaktadır.

Yapılan “yanlı “  ve “propaganda” temelli her iki tarafın da “yandaş” yorumcuları ve kalemşörleri dışındaki “tarafsız” kesimler de olan-bitenleri tam anlamıyla “anlamakta” ve dolayısıyla “yorumlamakta” zorlanmaktadırlar.

Bunun en önemli nedeni bana Türkiye’nin bu savaşta “cephe gerisinde” olduğunu idrak edememeleridir.

Eğer Türkiye bir “cephe gerisi” olarak tahlil edilirse ortaya çıkan bütün olaylar/değişimler bu temelde yorumlanırsa hem doğru bir sonuca gidilir hem de olan-bitenler net bir şekilde anlaşılır.

Türkiye 2 savaşan temel aktör olan PKK/PYD ve İŞİD’in tam anlamıyla cephe gerisi savaşına sahne olmaktadır.

Cephe gerisi savaşı Türkiye topraklarında yapılırken haliyle zaten bu savaşa pek meraklı olan Türkiye Devleti de dahil olmaktadır.

Bütün aktörlerin cephe gerisi savaşını nasıl verdiklerini tek tek açıklayalım.

 Türkiye Cephesi

Türkiye Cumhuriyeti savaşın başından beri savaşa “dahil” olmak için her türlü çaba içerisine girmesine rağmen uluslar arası dengeler, özellikle Rusya ve İran’ın sert muhalefeti gibi komşu ülkelerin itirazları gibi nedenlerden ötürü ve ABD’nin “soğuk” davranmasını da unutmayarak şimdilik bu savaşta “cephe gerisi” ülkelerden birisi olmak zorunda kalmıştır.

Türkiye’nin bütün Suriye, Ortadoğu ve Mezopotamya hesapları “iflas” etmiş durumdadır.

Esad’a karşı “ılımlı-bağnaz” ayrımı yapmadan bütün muhalif grupları her şekilde destekledirler.Hala da desteklemeye devam etmektedirler.

Türkiye/Suudi Arabistan/Katar  “Sünni İttifakı” Suriye’deki bütün “Şii karşıtı” güçlere silah, mühimmat,gıda,yaralıları tedavi etme gibi yardımlarda bulundular.Kuşkusuz bu kadar yardımların içerisinde elbette ki “finans” desteğinin olması da muhtemeldir.

 Türkiye’de İŞİD’in Cephe Gerisi Durumu

 Cephe gerisi cephede “yaralananların” tedavi edildiği bir yerdir.

Bütün Esad karşıtı muhaliflerin en çok tedavi edildikleri ülke Türkiye’dir.Hatay,Gaziantep,Kilis,Şanlıurfa hastaneleri yıllardır “Şii” karşıtı muhaliflerin tedavi merkezleridir.

Cephe gerisi cepheye katılacak yeni savaşçıların “eğitim” yeridir.

Yine muhalif gruplar Türkiye’nin sınır illerinde ve “mülteci kamplarında” belgelerle ispatlandığı üzere her türlü “eğitim kamplarını” kurmuşlardır.Mülteciler arasında kendi taraftarlarını silahlı eğitime tabi tutarak cepheye göndermişlerdir.

Cephe gerisi cepheden “kaçanların” sığındıkları güvenli bölgelerdir.

Özellikle “Kobani Direnişi” ile bir çok İŞİD militanı canını Türkiye’ye kaçarak kutulmuşlardır.Yine Tel Abyad ve diğer bölgelerde ne kadar sıkışan İŞİD ve diğer muhalif grupların ilk sığındıkları bölge Türkiye’dir.

Cephe gerisi cephe savaşının organize edildiği yerlerdir.

Özellikle Gaziantep bu anlamda bütün muhalif kesimlerin merkezi konumundadır.Türkiye’nin de öncülük ettiği bir çok “rejim muhalifi” grupların toplantı yeri yine Türkiye’dir.İstanbul’da bir çok toplantı düzenlenmiştir.

 

Cephe gerisi cepheye gerekli olan silah, mühimmat ve gıdanın “tedarik” edildiği yerdir.

Ünlü “MİT Tırlarını” bilmeyen kalmadı sanırım.Tırlarda “insani yardım malzemesi” adı altında silahların cepheye gönderildiği artık herkesin malumudur.Yine İŞİD’in elindeki sınır kapılarının tümünde her türlü cepheye yardımcı olacak gıda başta olmak üzere “lojistik” destekler kesintisiz gitmektedir.

Cephe gerisi cepheyi ekonomik yönden destek sağlayan yerlerdir.

İŞİD ve diğer “Şii” karşıtı muhalifler özellikle “petrol” satışını Türkiye üzerinden yapmaktadırlar.Ekonomik anlamda büyük bir destek bu anlamda Türkiye’den sağlanmaktadır.

Cephe gerisi cepheye yeni “savaşçı” devşirme yeridir.

Türkiye’den kimilerine göre 5 bin kimilerine göre 10 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı savaşçı İŞİD’e ve diğer muhalif güçlere katılmışlardır.

Batı’dan,Kafkaslardan,Balkanlardan ve dünyanın her yerinden İŞİD’e katılan yeni savaşçılar Türkiye üzerinden cepheye geçmektedirler.Burası onlar için “güvenli” bir cephe gerisi bölge konumundadır.

Cephe gerisi cephenin “propagandasının” yapıldığı yerlerdir.

İŞİD özellikle sosyal medya üzerindeki faaliyetlerinin önemli bir kısmını Türkiye’de yapmaktadır.

Yeni sempatizan ve savaşçıları bulmak için ülkenin her yerinde her türlü propagandayı rahatlıkla yapmaktadır.

Cephe gerisi cepheye saldıra kullanılan bir üs konumundadır.

İŞİD en son Kobani’de 300’den fazla kişinin öldüğü “bombalı” saldırıyı Türkiye topraklarından geçerek gerçekleştirmiştir.

Cephe gerisi “sabotaj” eylemlerinin yapıldığı yerdir.

İŞİD HDP’ye yönelik bütün bombalı saldırıları cephe gerisi olarak gördüğü Türkiye’de Kürtleri sindirmek ve korkutmak amacıyla yapmaktadır.

Mersin/Adana saldırıları,Diyarbakır Bombalı saldırısı,Suruç Katliamı ve en son Ankara Katliamı bu anlamda İŞİD’in cephe gerisindeki “sabotaj” eylemleri olarak algılanmalıdır.Çünkü İŞİD’in cephede savaştığı asıl güç olan Kürtler İŞİD’in kontrolündeki coğrafyanın üç yanında bulunmaktadır.Irak,Suriye ve Türkiye’de yaşayan Kürtler İŞİD için Kürtlerin cephe gerisi olarak değerlendirildiği için bu cephe gerisini “zayıflatmak” için bu tür eylemleri yapmaktadır.

Türkiye Devleti yukarıda sıraladığımız bütün konularda İŞİD’e desteklemekte,göz yummakta ve tavrını açıkça Kürt “düşmanlığı” temelinde göstermektedir.

“Çözüm Sürecinin” bitmesinin temel nedeni budur.

Çünkü Türkiye “Kandil’i” bombalayarak Kürt cephesini zayıflatmak için elinden geleni ardına koymamıştır.

Fakat bu toprakların sahibi olan Kürtler elbette ki tarih boyunca bir çok “badireden” geçmişlerdir ve bütün olası düşmanlıklara karşı artık “uyanık” davranmaktadırlar.

Bu anlamda Türkiye sadece İŞİD için değil PKK/PYD için de “şimdilik” cephe gerisi durumundadır.

 Türkiye’de PKK/PYD Cephe Gerisi Durumu

 Bu kafa karışıklığına neden olabilecek bir değerlendirmedir.

Ne demek PKK için Türkiye topraklarının “cephe gerisi” olması?

Kuzey Kürdistan PKK’nin savaş ve varlık alanı değil mi?

Denilecektir.

Evet tamamıyla doğrudur ama Suriye’de savaş başladığından beri artık bu belirlemeler “doğru” değildir.

PKK “Çözüm Sürecinin” hükümet tarafından sürekli değişik bahanelerle uzatılmasına hiçbir zaman sert tepkiler göstermedi ve bu yüzden ateşkesi bozmadı.

Çünkü PKK için artık yeni cephe “Rojava” ve “Şengal’di”…

Ve daha da önemlisi kurulan “Kobani”, “Afrin” ve “Cizire” kantonlarının varlıklarını devam ettirmesiydi.

PKK/PYD/YPG bu alanlarda ve Irak’ta Şengal’de tarihe geçecek bir cephe savaşı verirken artık Kuzey Kürdistan toprakları şimdilik “cephe gerisi” konumuna girmişti.

Bundan dolayı Türkiye’nin bütün “provokasyonlarına” rağmen hep cephe gerisi olarak gördüğü Kuzey Kürdistan’da son 5 yıldır cephe savaşına girmiyordu.

“Suruç Katliamından” sonra da savaşı başlatan yine PKK olmamıştır.

Son 5 aylık süreçte yapılan bütün “çatışmalara” rağmen PKK hala Kuzey Kürdistan’da cephe savaşına girmiş değildir.

Cephe gerisi cephenin sürekli “takviye” edildiği yerlerdir.

Bu anlamda özellikle Kobani Direnişi sırasında cephe hep Türkiye’den “yeni savaşçılar”, “gıda yardımı”, “yaralıların tedavisi” anlamında desteklenmiştir.

Cephe gerisi cephenin “moral” olarak desteklendiği yerlerdir.

Kobani Direnişi sırasında Kuzey Kürdistan’da yapılan geniş çaplı “eylemler” ile Türkiye Devleti’nin İŞİD’e verdiği desteğin önü büyük oranda kesilmiş,Türkiye bir “iç-savaş” tehlikesini göze alamayarak “mecburen” Kürtler tarafından Kobani’ye verilen desteklerin yerine ulaşmasına karşı çıkamamıştır.Aynı şekilde “Peşmerge” güçlerinin de Kobani’ye girmesi mümkün olmuştur.

Cephe gerisi cepheden kaçan sivillerin sığındığı yerlerdir.

Kobani ve diğer Kürt bölgelerinden kaçan  sivil Kürtler ve diğer halkların sığındığı yer cephe gerisi olan Türkiye olmuştur.

Bu anlamda Kürtler yerel yönetimleri,sivil örgütleri ve Kürt halkının “müthiş” desteği ile cepheden kaçan “sivil Kürtlere” her türlü yardımı yapmışlardır.Evlerini açarak,yemeklerini paylaşarak ve her türlü imkanlarını sunarak kendi akrabalarına her türlü yardımı yaparak tarihe onurlu bir katkı sağlamışlardır.

Cephe gerisi cepheyi desteklemek amacıyla “sabotaj” eylemlerinin yapıldığı yerlerdir.

PKK bu anlamda 5 ayda sayısız “sabotaj” eylemi yapmıştır.

Trenlerin seferlerinin durdurulması,tren raylarının tahrip edilmesi,trenlerin mayınlarla raylardan çıkarılması bunlardan birisidir.

Diğer sabotaj eylemleri doğalgaz  ve petrol boru hatlarına yapılan eylemlerdir.

Yolların ksilmesi, kimlik kontrollerinin yapılması,özellikle askeri malzeme taşıyan kamyon ve tırların “yakılması” yine cephe gerisi eylem tarzlarıdır.

Cephe gerisi savaşa girmek isteyen güçlerin savaşa girmelerini engellemek için eylem yapılan yerlerdir.

İlk başlarda ve hala da hiç kimse PKK’nin “Özyönetim” ilanlarına anlam verememiştir.

Özellikle Türkiye Devleti yöneticileri hala “şaşkındırlar”.

Ve onlar “özyönetim” ilanlarının “başarıya” ulaşmamasını kendilerinin büyük bir başarısı olarak görmektedirler.

Kürtlerin kafası daha da karışık durumdadır bu “özyönetim” konusunda…

Erken bulanlar, yersiz bulanlar, süreci okuyamamak olarak görenler vs…

Hayır aslında PKK bu hamlesiyle büyük bir “başarı” kazanmış durumdadır.

Çünkü amaç zaten “özyönetimleri” kurmak değildi, amaç cepheye girmeye meraklı olan Türkiye Devleti’ne büyük bir “gözdağı” vermekti.Bu başarıldı ve Türkiye “özyönetimleri” bastırmaya çalışırken tamamen “içine” dönüş yapıp cepheyi unutmak zorunda kaldı.

Cephe gerisi cepheyi güçlendiren manevraların yapıldığı yerlerdir.

HDP’nin Erdoğan’ı kastederek ısrarla “seni başkan yaptırmayacağız” sloganı “çözüm sürecinin” devamından yana olanlar için uzun süre anlaşılamadı.

Aslında bu manevra ile HDP cephede İŞİD’e her türlü desteği sağlayan Erdoğan’ın “gücünü” azaltarak cephede Kürt güçlerine önemli bir alan açmıştır.

Çünkü “artık “Başkan” olan bir Erdoğan büyük ihtimalle “akıl tutulmasına” kapılıp cephede “savaşa” girecekti.

HDP bu politikasıyla cephede Kürtlere karşı savaşa girecek olan bir Erdoğan’ın önünü kesmiş oldu.

Erdoğan ve ekibi ise buna “Ankara Katliamı” ile doruk noktasına ulaşan bir karşı hamle ile cevap vermeye çalıştı bunun sonuçlarını seçimden sonra daha net görebileceğiz.

Ama her durumda şimdilik “kazançlı” çıkan Kürtlerdir.

HDP’nin politikaları bu şekilde değerlendirilmelidir.

HDP cephe gerisinden Kürt cephesini besleyen en önemli güç durumundadır.

Türkiye Devleti PKK’nin “özyönetim” ve diğer cephe gerisi eylemlerine karşı 7-8 Eylül’de “ırkçı-faşişt” grupları HDP’nin Batıdaki yerlerini ve Kürtlerin işyerlerini tahrip ederek yanıt vermiştir.

En son “Ankara katliamında” İŞİD’e göz yumarak Kürtleri ve onlara destek veren kesimleri “sindirmek” üzerine bir politika geliştirmiştir.

Fakat şimdilik iki taraf ta “pabucun pahalı” olduğunun farkındadır.

Onun için PKK “ateşkes” ilan ederek cephe gerisinde “tansiyonu” düşürmüştür.

Fakat 1 Kasım seçimleri bu anlamda Türkiye’nin cephe gerisi bir ülke olarak mı? Yoksa cepheye katılacak bir ülke mi olacak sorularının da yanıtlarının bulunacağı gerçekten “kritik” bir seçim sürecinden geçecektir.

Seçimden sonra ya “Kürtlerle” “Türkler” barışacaklar veya “ya herro ya merro” durumu yaşanacaktır.

Çünkü Türkiye artık cephe gerisi ülke olma durumunu “kaldıracak” seviyeyi çoktan aşmış durumdadır.

Bu anlamda HDP’nin bu seçimlerden güçlenerek çıkması “barış” seçeneğinin ağır basması için fazlasıyla hayati önem taşımaktadır.

OWN
Bu makale toplam: 5927 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:05:28:00

Son Makaleler

'Hayat Dünya'ya Sığar mı?...' Korona 19İlk 'Kabe' ve 'Arafat Dağı' Harran’dadır!..Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş)Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!..Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasınaGood Bye İranYer Sofrası DiplomasisiKürdistan Sağ’a KaymalıSiz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz?Kürt İmparatorlukları 4- MitannilerKürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri)'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve KürdistanKürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları)Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler)Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır!Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesiKerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin!KerkükFeminizm FırsatçılarıBeyrutIrak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler OlacaktırAşk Bizi TüketirkenArı kovanına çomak sokmak …Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe!Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt MedeniyetidirTarih Kürdistan’dan Başlar!. .Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız'Arapların ÇöküşüSeyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik diniKürt peygamberi Zerdüşt ve ZerdüşlükKürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetlerBağımsızlık için referandum gerekli midir?Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla)Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !...Soylu, Efsanevi bir Lider ve OğluKürtlerin İmajı Ne Olmalıdır?Kehanetler ve Kürdistan SavaşlarıKürdistan’ın Lanetleri !..Başkomutan BarzaniGeneral Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidirYıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’Sürgün!...Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!..Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) VaktiPax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı)Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!..Kaçın Kürtler Geliyor!..Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık SavaşıKürdistan Sendromu (2)Kürdistan Sendromu (1)Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun buradaBağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini GüçlendirelimDağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi YakarMerhaba Kürdistan KampanyasıKürdistan’a borç ödeme zamanıBirimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz KampanyasıKoruyucu Vatan KürdistanDe Facto KürdistanKürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar)Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır?Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesiİleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı?Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler'Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri)Kürd-Çar-StanDiplomasi Dehası Başkan BarzaniArmeKürdistanTarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok!PeşKurdistanSavunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE'Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1Mezra Kürdistan (MezoKurdiya)Kürdistan Emin EllerdeVasiyet…Vasiyet…Vasiyet!..Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTANKürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı?Kürd Sorunu Sil BaştanKardeşlik Yapay, Ölümler GerçekTürkler Neden Çıldırdı?Kurd-1-stan KürtleriÖlümcül Kardeşlik MasalıHaydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım!Çözüm Süreci Çökmüştür!Bağımsız Kürdistan KapıdadırKürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyizKardeşlik edebiyatını geçinizKURD-BİR-STAN mümkün mü?Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum SancısıHewler, Yüreğimin BaşkentiBen ve ÜlkemBağımsız Kürdistan'a DoğruBirlik Olmanın NeresindeyizKonuşamayan, Yalnızlığa İtilen KadınlarHalklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar.Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak?Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi EngellenemezKürd Kadınının Eşi Görülmemiş KahramanlığıDurun Siz KardeşsinizVarlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan OlamadıKürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu?Hayır, Kardeş Falan Değiliz!Hani Kardeştik?Taklit HayatlarUNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen!Kürdistan Devletleşecek!Ne Olacak Bu Halimiz?Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!...Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - HalepçeKürdistan ve Birlik SorunuSahte FeministlerKürd Kadını EfsaneleşirkenDünyanın Koruyucu Tabakası PeşmergelerPeşmerge Onurumuz ve ÖzgürlüğümüzdürHalkımız Ulusal Kongre İstiyorKürd Halkı Devletleşme YolundaKurnaz Türkler ve Aptal KürtlerKürdler Devletleşmek ZorundaNeden Uluslaşamıyoruz?