Muazzez (Heja) Baktaş: Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler'

Kürdistanlı halklar ve özellikle Kürtler kendi topraklarından “mutlaka” istilalar nedeniyle veya “zorunlu sürgünlerle” ayrılmak zorunda kalmışlardır. Kürdistanlı halkların bu özelliği günümüz mülteci krizinde de etkisini göstermektedir.
Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler'
Makaleyi Paylaş

Yazılarımı takip edenler özellikle attığım başlıkların “orijinalliği” konusunda bana alışkındırlar. Bu yazıda da epey ihmal edilen bir konuyu yani Kürdistanlı “mültecileri” ele alacağım…

Diyeceksiniz ki mülteci sorunu sabah-akşam dünyanın gündeminde yer almaktadır nasıl olur da ihmal edilmektedir? Doğru özellikle Suriyeli mülteciler konusu her gün ajansların vazgeçilmez haberleri arasında yer almaktadır. İhmal edilen ise Kürdistanlı mültecilerdir. Ne yazık ki bu ihmal sadece dünya tarafından değil aynı zamanda biz Kürdistanlılar tarafından da ihmal edilmektedir.

Her yerleşik toplum gibi Kürtler de (aynı zamanda bütün Kürdistan’da binlerce yıldır yaşayan diğer halklar, dinler, mezhepler ve bütün kültürler) göç etmeyi tercih eden bir millet değildir.

Kürdistan ve Mezopotamya toprakları tarih boyunca sürekli işgale uğramışladır. Bu yüzden yer değiştirmeler, sürgünler ve katliamlar sürekli yaşanmıştır bu topraklarda.

Kürdistanlı halklar tercihleri dışında özellikle savaş zamanlarında “dağlara” sığınmışlardır.

Kürdistan tarih boyunca sürekli “mülteci” kabul eden ve mültecilere “barınma” imkanı sağlayan ender topraklardandır. Tabii günümüz koşullarında “mültecinin” bir tarifi bulunmaktadır. Fakat bütün bu tarifler tarih boyunca Kürdistan topraklarına “göç” eden, “sığınan” veya başka nedenlerle yerleşen “mültecilerin” varlığını elbette yadsımamaktadır.

Kürdistan “mülteciler” için adeta bir “cennet” konumundadır.

Vahşi doğası, her türlü tarım ürünlerinin yetişmesine uygun verimli toprakları, hayvancılık için uygun uçsuz bucaksız yaylaları, yerleşime uygun nehirleri, binlerce yıllık yerleşik hayatı ile Kürdistan toprakları sadece “istilacıların” değil aynı zamanda yeni yerleşimler peşindeki “mültecilerin” de tercih ettikleri topraklardır.

Onun için bu topraklarda Ermeniler, Rumlar, Araplar, Acemler, Azeriler, Türkler, Kafkas halkları ve diğer birçok halktan insanlar ile Aleviler, Sünniler, Süryaniler, Ezidiler, Yahudiler, Nasturiler vs… gibi

Kürdistan toprakları çok uzun tarihler boyunca “mültecileri” barındıran, birçok halka ve dini gruba “evsahipliği” yapan bir konumda tarihsel sürecini yaşamıştır.

Kürdistanlı halklar ve özellikle Kürtler kendi topraklarından “mutlaka” istilalar nedeniyle veya “zorunlu sürgünlerle” ayrılmak zorunda kalmışlardır. Kürdistanlı halkların bu özelliği günümüz mülteci krizinde de etkisini göstermektedir.

Dikkat edilirse Dünya bu günlerde sürekli olarak mülteci sorununu “Suriyeli mülteciler” ekseninde ele almaktadır. Kürt mülteciler dünya gündeminde yer almamaktadırlar.

Neden?

Çünkü Kürdistanlı mülteciler Batıya veya başka ülkelere gitmemektedirler yine Kürdistan’da yer değiştirerek kalmaktadırlar.

Çünkü Kürdistanlılar “zorunlu iskan” olmadığı müddetçe kendi topraklarını terketmemektedirler. Ekonomik nedenlerden ötürü Batıya giden küçük bir “azınlık” bu değerlendirmenin dışında tutulmak kaydıyla bu iddiamızı temellendirmek mümkündür.

Kürdistanlılar savaş ve baskı dönemlerinde sürekli olarak Kürdistan içerisinde “yer değiştirerek” yine Kürdistan topraklarında yaşamaya devam etmişlerdir.

Kürdistan’ın en büyük “boşaltılması” Osmanlılar tarafından Ermenilerin katledilmeleri ve sürgüne gönderilmeleri ile gerçekleşmiştir.

Kürdistan tarih boyunca birkaç defa ise “doldurulmuştur.”

Biraz tarih turu atmakta fayda var sanırım. Çünkü Kürdistanlı mültecilerin istilacıların “zorunlu iskanları” hariç Kürdistanı terk etmediklerini ve şartlar ne olursa olsun ülkelerinde yaşamaya devam ettiklerini ve aynı durumun günümüzde de devam ettiğini ortaya koymam gerektiği için tarih turu oldukça gerekli olacaktır.

Kürdistan topraklarının ilk toplu yerleşimcileri (dışarıdan gelen yerleşimciler) “Asurlular” olmuştur. Bu topraklarda hala Asuriler yaşamaktadırlar.

Dediğim gibi Kürdistan toprakları defalarca “doldurulmuştur”…

Hititlerin tarih sahnesinden silinmeden önceki yerleştikleri topraklar yine Kürdistan toprakları olmuştur.

Ardından Acemler ve Yunanlılar yerleşmişlerdir.

Makedonlar, Romalılar, Bizanslılar geleneğe uyarak bu topraklara yerleşmişlerdir.

Ardından en büyük yerleşimi Araplar yapmıştır.

İslam’ın Kürdistan topraklarına yayılması ile Kürdistan adeta bir Arap istilasına uğramıştır. Hala da Kürdistan’da sayı olarak en büyük yerleşimciler Araplardır.

Kürdistanı dolduran son halk ise Türkler olmuştur.

Kürdistan toprakları fazla tarihsel bilgiye girmeyeceğim ama bir-kaç defa da “boşaltılmıştır.”

Ermenilerden “boşaltılması” tarihin en dramatik olaylarından birisidir bu katliam ve sürgün…

Osmanlı’nın son 200 yılında Kürtler sürekli olarak “sürgün” edilmişlerdir.

İç Anadolu Bölgesindeki Kürtler hep Osmanlı Sürgünleridir… Özellikle verimsiz ve kıraç topraklara Kürtlere sürgün etmişlerdir.

Dersim katliamından sonra Kürt Aleviler her tarafa sürgün edilmişlerdir.

Daha sonraları çıkarılan “İskan Kanunları” ile Türkiye Cumhuriyeti sürekli olarak Kürtleri sürgüne ve zorunlu iskana tabi tutmuştur.

Aynı sürgünler Güney Kürdistan’da Araplar, Doğu’da Acemler, Suriye’de ise yine Araplar tarafından Kürtlere ve diğer Kürdistanlı halklara reva görülmüştür.

Gelelim günümüze…

Yakın tarihlerde özellikle siyasi alanda mücadele eden Kürt aşiretleri ve destekleyicileri sürekli olarak egemen dört devlet tarafından “zorunlu iskanlara” tabi tutulmuşlardır.

Kimisi de savaş koşullarının ağırlaşmasından ötürü Kürdistan toprakları içerinde sürekli olarak yer değiştirmek zorunda kalmışlardır.

İsyan eden bütün Kürt aşiretleri ve diğer siyasi örgütleri mutlaka bu durumla karşılaşmışlardır.

Avrupa’ya ilk yerleşe Kürtler “Mülteci” olarak gitmemişlerdir. Özellikle Almanya’ya işçi olarak gitmişlerdir. Bu işçilerin büyük çoğunluğu ise Osmanlılara tarafından zorunlu iskana tabi tutulan İç Anadolu Kürtleridir.

Körfez Savaşı Güney Kürdistanlıların ilk kitlesel “göçüne” sebep olmuştur.

Peki Güneyliler nereye göç etmişlerdir. Tabii ki Kuzey Kürdistan’a…

Yani iddia ettiğim gibi Kürdistanlılar “mülteci” konumlarını da yine kendi ülkelerinin diğer bir parçasına “göç” ederek veya “sığınarak” sürdürmektedirler.

Son “Ezidi” göçünde istikamet yine Güney Kürdistan ve Kuzey Kürdistan olmuştur.

Rojava’dan göç edenler ise yine aynı şekilde Güney Kürdistan’da ve Kuzey Kürdistan’da yine kendi topraklarında yer değiştirerek “mülteci” konumlarını kendi topraklarında sürdürme eğilimindedirler.

Elbette ki ekonomik ve diğer birçok nedenden ötürü Batıya gitmek isteyenler ve gidenler bulunmaktadır.

Ama mesela Suriyeli mülteciler arasında Batıya göç eden veya etmek isteyenler arasında en küçük grubu Kürdistanlılar oluşturmaktadırlar.

Neden?..

Çünkü Kürdistanlılar kendi topraklarında yaşamaktan şikayetçi değildirler. Başta da söylediğim gibi Kürdistan toprakları Kürdistanlılar için her açıdan adeta bir “cennettir”…Neden bırakıp başka yerlere gitsinler ki?...

Sadece egemen devletlerin zoruyla göç ettirilen Kürdistanlı halklar ilk fırsatta tekrar eski topraklarına geri dönmektedirler…

İşte burada egemen devletlerin çok çok önemli bir politikaları “sinsice” Kürdistanlı halklara ve özellikle Kürtlere uygulanmaktadır…

O da Kürdistanlıları “mülksüzleştirme” politikalarıdır…

Evet dünyanın her yerinde “Mülteciler” evlerini, topraklarını ve diğer varlıklarını geride bırakıp gitmek zorunda kalmaktadırlar…

Fakat “Mülkleri” ellerinden alınmamaktadırlar ve özellikle toprakları…

Kürtler ise egemen devletler tarafından “sürgüne” tabi tutulduklarında egemen devletlerin ilk yaptıkları uygulama sürgüne gönderilen Kürtlerin özellikle Topraklarına “el koyma” ve diğer maddi varlıklarını, hayvanlarını, evlerini ellerinden alma yoluna gitmeleridir…

Egemen devletler sürgün ettikleri Kürtlerin bir daha kendi topraklarına geri dönmemeleri için her türlü tedbiri almaktadırlar. Bu tedbirlerin en başında ise Mülteci ettikleri Kürtleri aynı zamanda “Mülksüzleştirmek” politikasıdır… Çünkü egemen devletler ilk fırsatta sürgüne gönderdikleri veya mülteci konumunda olan Kürtlerin tekrar geri döneceklerini çok iyi bilmektedirler.

Yakın bir örnek vermek gerekirse Şengal’e geri dönen Ezidiler ve Kobani’ye geri dönen Rojavalılar gibi…

Onun için yazının başlığını “Mülksüzteciler” olarak koydum…

Kürdistanlılar “mecburi iskana”, “katliamlara”, “göçlere” ve diğer bir çok zorluğa neredeyse “bağışıklık” kazanmış durumdadırlar.

Kürdistanlı haklar için en büyük tehlike “sürgün” ve ya “mültecilik” değil çünkü zaten bunu yine kendi toprakları arasında bir “yer değiştirme” olarak görüyorlar ve Kürdistan topraklarını terketmiyorlar…

Asıl tehlike Kürdistanlıların “mülksüzleştirilmeleri” tehlikesidir…

Mülksüzleştirilen Kürdistanlılar “orijinal” özelliklerinden kopmakta, yozlaşmakta, mafyalaşmakta, saldırganlaşmakta ve dünyanın diğer kesimlerinde “Kürdistan Kültürünü” yanlış yansıtmaktadırlar…

Son 30 yılda Türkiye’nin Batısına “mülksüzleştirirerek” yerleşmek zorunda olan Kürdistanlılardan “politik” olmayanlar veya “örgütsel bağları” zayıf olanların ne durumda olduğunu söylemeye gerek var mı?...

Elbette ki hepsi değil ama özellikle gençlik kesimi oldukça yoz bir hayatın içerisinde yaşamaktadır…

Geri kalanları ise “mülkleri” olmadığı için hayata “sıfırdan” başlamak zorunda kalmaktadırlar…

Düşünün ki yüzyıllardır biriktirilen birikimleriniz ailecek elinizden alınıyor ve yabancı topraklara “sürgüne “ gönderiliyorsunuz ve ya kendi isteğinizle savaş koşullarından kaçıp yeni bir hayat kurmak istiyorsunuz fakat bütün mülkünüze el konulmuş durumda…

Bu ailenin kendini tekrar toparlaması bile en az 2 kuşak gerektirecektir.

Bu anlamda daha detaylı bilgiler vermek mümkün ama bu yazıda Kürdistanlıların “onurlu” bir davranışından bahsetmek gerekiyordu o da her türlü baskıya rağmen kendi topraklarının başka bir parçasında bile olsa ilk ve en önemli tercihlerinin yine Kürdistan olmasıdır…

Bu yüzden egemen devletler bir türlü Kürdistanı “Kürdistanlılardan” temizleyememektedirler…

Örneğin Türkler biraz da övünerek “Orta Asya’yı” topluca terk ettiklerini ve yeni yerleşimler bulmak için Batıya göç ettiklerini tarih kitaplarında anlatmaktadırlar…

Ama Kürdistanlılar “istilacı” olmadıkları gibi, kendi topraklarını da zorunluluklar, sürgünler, baskılar, katliamlar olmadığı müddetçe terketmemektedirler… Terk etseler bile yine Kürdistan’ın diğer bir parçasını tercih etmektedirler…

1.Dünya Savaşı’nda Kars, Erzurum, Bitlis, Muş, Van gibi bölgelerden Ruslardan kaçanlar Botan bölgesine, Kerkük’ten kovulanlar Erbil’e, Zaxo’ya, Rojava’dan sürgün edilenler Kuzey’e yerleşmişlerdir.

Siyasi sürgünleri ve aşiret sürgünlerini ayrı bir değerlendirmeye tabi tutmak gerekmektedir….

Ama yaklaşım yine aynıdır..

Yine Kürdistanlılar Kürdistan toprakları içerisinde “yer” değiştirmektedirler.

OWN
Bu makale toplam: 6566 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:54:22

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?