Muazzez (Heja) Baktaş: Feminizm Fırsatçıları - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

Feminizm Fırsatçıları

Feminizmin, ne karşı cins ile fizikselik yarışı ne de kaba, yıkıcı tarzda meydan okumasıdır. Toplumsal aydınlanma ve özgürleşme sancıları çeken bir toplumda kadının uyanması ve aydınlanması genel toplumsal aydınlanmanın diğer alanlarıyla bir uyum ve paralellik arz etmiyorsa zaten burada bir sorun var demektir.
Feminizm Fırsatçıları
Makaleyi Paylaş

İster kadın ister erkek olsun, insanı insan yapan dahası uygar insan yapan çok özellik var fakat bir gerçek var ki belirleyicidir. Bu gerçek, kişinin vicdanıdır ve olaylar karşısındaki tepkisidir. Kişi kütüphaneler okusun, yazar, sanatçı, işveren, akademisyen ya da işçi olsun, adalet duygusu sakatsa kuşkusuz o hayatın her alanında toplum için zararlı ve tehlikelidir. Bizim gibi geri kalmış, uluslaşma sancısı çeken toplumlarda çok şey çarpık olduğu gibi feminizm de çarpık, hatta cahilane gelişti. Bizde feminizm bazı kadınlarda maço erkeğin kadın versiyonu olarak maalesef yine kadından intikam almak ya da başka kadınları yıpratmak olarak gelişiyor. Bu durum yok yere aileleri darmadağın ediyor. Feminizm öncelikle yasalar karşısında eşitliğe kavuşmak ve haklar bazında cinslerin eşit olmasını sağlama mücadelesidir. Şüphesiz bu öyle bugünden hemen yarına olacak iş değil. Onun kendi sosyolojisine, sosyo-ekonomik yapısına ve yurdunun özgürlüğüne uygun bir gelişim süreci izler. Bunun mücadelesi kaba, sömüren aldatan, vahşi erkeğin yaptığının aynısını yapmak hiç değildir.

Feminizmin, ne karşı cins ile fizikselik yarışı ne de kaba, yıkıcı tarzda meydan okumasıdır. Toplumsal aydınlanma ve özgürleşme sancıları çeken bir toplumda kadının uyanması ve aydınlanması genel toplumsal aydınlanmanın diğer alanlarıyla bir uyum ve paralellik arz etmiyorsa zaten burada bir sorun var demektir. Özellikle Almanya, Hollanda ve Belçika’da marjinal bazı kesimlerin dışında ciddi bir feminist harekete rastlamadım. Çünkü oralarda bu mücadele zamanında verilmiş, on yıllardır eşitlik hedeflerine önemli ölçüde kavuştukları için artık buna çok ihtiyaç kalmamış. Çünkü oralarda demokratik devrimler olmuş, anayasal ve toplumsal kültür düzeyleri de yerine oturmuştur. Bizde kadın-erkek eşitlik mücadelesine belki de bir asır geriden başlanıyor.  Bu durumda fırsatçı, cingöz bir kesim kadın var ki maço, baskıcı ve sömürücü erkeği aratması bir yana o yaşamında tam bir işkenceci iken son derece önemli ve toplumsal aydınlanmanın dinamizmi olan feminizmi o işkenceci ve sömürücü uyduruk yaşamlarına maske yapar, kullanır ve orada burada “feminist” boy gösterisi yaparlar. 

Bu tür unsurlar hayatın her alanında var. Örneğin işçi sınıfını savunuyormuş gibi yapıp emekçilerin sırtından krallar gibi yaşayan gizli iktidar yanlısı sendika ağaları gibi. Ya da “Allah yolu” deyip kitleleri hipnotize ederek dini alabildiğince sömüren bir takım tarikat liderleri gibi. Veya sistem ile hiçbir çelişkisi olamayan, fakat iltica ederken hayatı tehlikede olan gerçek bir muhalifmiş gibi iltica- oturum hakkı alıp keyfine bakan sahte bir ilticacılar gibi yaşayan ağzı ezber laflarla dolu sahte feministler gerçekten tehlikeliler. Bir de kendi çabalarıyla aydınlanan ve bulunduğu her ortama aydınlık taşıyan kadınlar var. Hele dört parçada da sessiz sedasız en çetin koşullarda yurdunun özgürlüğü uğruna her an öldürülme riskini yaşayan kahraman kadınların davasına leke gibi sıçrayan ve bunların sırtından rant yapan egosantrik, kibir abidesi kadınlar var.

Birkaç şiir mi yazdı, bu alanda var olmaya birşeyler üretmeye çalışan başka bir kadını başlar aşağılamaya, dünyada hiçbir geçerliliği olmayan Türk okullarından bir diploma mı aldı, o diploma üretim aracı yerine ellerinde otomatik silaha dönüşüveriyor ve bu kadın üzerinde deneniyor, ve ya bir partide görev mi aldı, off of her yerde “Ben kimim ki” demeye başlayan ve ne yapacakları hiç belli olmayan hemcinslerim var. Bunlar her yerde hep mağduriyeti oynayan, hiçbir iş yapmadıkları halde öz gücüyle var olmaya çalışan üretime kendini katan kadınlara saldırı yapma yıpratma cesaretini hunharca sergiliyorlar, sayıları o kadar çok arttı ki toplumsal yıkım olmaya başladılar. Bunca ulusal sorunumuz yetmiyormuş gibi bu aydınlanmanın sırtından kene gibi geçinen, nezaketsiz ve kültürsüz bu kadınlarında uyarılması gerekir. Akıl, erdem ve irfan sahibi kendisine “Feministim” demeden her iki cinsinde saygınlığını kazanan duruşuyla zaten gerçek yurtsever, kadınlar varken bir de bu sahte feministlerden geçilmez oldu. Geri kalmış, devlet bile olamamış, bizim gibi toplumlarda bu tür kadınların sömürgecilerine olan hayranlıkları her hallerinden sırıtır fakat onlar bunun anlaşılmadığını sanacak kadar da aptaldırlar. Hele boyanıp kocalarının emekleriyle markalar giyinen ve gittikleri her yerde çocuklarının babalarını aşağılayan bu kadınlar, modern, vicdan sahibi bilinçli kadınların onurlu duruşlarına gölge düşüren feminizm davasının hainleridirler. 

Öyle ya her davanın hainleri olurda feminizmin davasının da hainleri, kullanıcıları, sömürücüleri olmaz mı? Bunlar çok oyuncu; hiçbir yerde sevilip tutunamamalarına da “Aydın kadınlar hep yalnızdır” deyip dıştalanmış kişiliklerine güzel de kılıf bulurlar. Sormazlar mı egemen ulus hayranı, halkını aşağılayan, geçimsiz, sevimsiz ve negatif kişiliğin hangi kılıfa sığar? İşte bunlar binlerce savaşçı kahramanın yarattığı temiz imajlara da leke düşüren ve gelişen toplumsal aydınlanmanın canına ot tıkayanlardır.

Hele bi de bazı kadınlar var ki başka bir kadının başarısından, kendileri olamadıkları için çalışan, toplumda değer gören kadınlardan çok ama çok rahatsız olurlar ve başlarlar yalan ve iftiraya. Bunlarda ne vicdan var ne de ahlak kırıntısı var. Maço, kaba erkekler varda maçır-mucur kadınlar yok mu? Despot erkekler varda iktidar olunca bu despotları aratmayan kadınlar yok mu?

Çuvaldızı Kendimize

Boş, sloganlarla hiçbir şey yürümüyor, değişmiyor. Temel sağlam oturtulmadı mı bu sloganlar kişiye yarardan çok zarar veriyor.

Aynı kulvarda giden her türün olduğu gibi, kadınlar ne kadar kadın dayanışması var dese de ben buna inanmıyorum, bazı kadınlar var ki başka bir kadının başarısı, yükselmesi hatta oturuşu bile rahatsız eder, bu rahatsızlık basit kıskançlıkla maalesef geçiştirilmiyor eyleme geçiliyor, hemde erkeklerden kat be kat daha kirli aşağılık yöntemlerle yapılıyor. Ve yeter ki bir kadın başka bir kadını hedef yapsın rakip görsün, o rakibinin gözünü oyar, yukardan vahiy gelse o kadını onun kirli aşağılık yöntemlerinden kurtaramaz (Kendini bilenler hariç tabi.)

Kadınlar iş hayatında başarılı girişimciler veya yöneticiler olarak yükseledursun, özgüven sorunu yaşayan kadın liderlerin, iş hayatına yeni başlayan genç hemcinslerinin önünü tıkayıp hayatlarını zehir ediyorlar.

Columbia İş İdaresi Okulu’nun yaptığı bir araştırma, bu “tersi ters” kadın yöneticilerin, genç yönetici adaylarının önüne geçmesini “Kraliçe Arı” sendromuna bağlıyor. Yani erkek çalışanlarla çevrelendikleri zaman daha az kadın problemi ile uğraşıyor, onlarla daha iyi anlaşıyor ve kendilerini o peteğin işçi lideri, tüm arıların annesi olarak görüyorlar. Kraliçe Arı’nın en büyük özelliği “tek” olmasıdır. Yani bir petekte iki kraliçe arı bulunamaz.

Araştırma kadınların kadınlar hakkında daha çok dedikodu yaptığını ve birbirlerini daha çok küçümseme eğiliminde olduklarını söylüyor. Dikkat çektikleri bir başka konu ise genç kadın çalışanlardan esirgenen destek ve motivasyon. Bu nedenle birçok kadın, iş hayatına başlarken erkek yönetici ile çalışmayı tercih ediyormuş. Kadın yöneticilerin savunma mekanizmalarının kuvvetli ve işleri gereğinden fazla zorlaştırdığını düşünüyorlarmış.

Yanlış duymadınız Maalesef gerçek bu. İşin içinde, mutfağında yetişen biri olarak buna imzamı atarım.

Ataerkil yapı toplumun her yerinde her şekilde kendini gösteriyor fakat bu ataerkil yapıyı destekleyen ve sürmesini sağlayan ve değişimini zorlaştıran bu kişilik, bu kadın bakış açısı ve kadının kadına yaptığı düşmanlık ciddi analizler gerektirir.

Biz kadınlar erkekleri suçlamaya başlamadan önce, kendimiz değişim yoluna girmeliyiz çünkü bilmeliyiz ki kadın değişirse toplum değişip gelişir. Burada toplumsal özgürlüğü her şeyin üstünde tutmak ve sömürgecilerimize özenmeden doğru aydınlanmak belirleyicidir.

Bu makale toplam: 3977 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:59:27

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?