Muazzez (Heja) Baktaş: İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı?

Körfez Savaşı ile beraber önce Güneyliler rahat bir nefes alarak günümüzde artık “bağımsızlığa” giden bir sürecin içerisine girmişlerdir. Suriye iç-savaşı ile Rojavalılar “kantonlarla” benzer bir sürece girmişlerdir. Kuzey’de ise “hesaplaşma” hala devam etmektedir. Ama her durumda artık Kuzeydekiler mevcut “statüko” ile yetinmeyeceklerdir.
İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı?
Makaleyi Paylaş

1. Dünya Savaşı’ndan sonra sınırları “cetvellerle” çizilen ve hiçbir halkı memnun etmeyen tamamen galip güçlerin çıkarları göz önüne alınarak çizilen Ortadoğu ve Mezopotamya toprakları son 10 yıldır tekrar çizilmeye çalışılıyor.

Yine aynı hataya düşülmekte, yine halklar temelinde bir yaklaşımdan ziyade Batılı güçlerin ve arenaya sert bir giriş yapan Rusya’nın “çıkarları” doğrultusunda yeni bir sınır dizaynı gündemdedir.

1.Dünya Savaşı’nda herkesin malumu Kürdistan dört devlet tarafından “bölünmüş” ve “paylaşılmıştır.” 100 yıl boyunca Kürdistan toprakları her tarafta büyük-küçük birçok isyana ev sahipliği yapmıştır.

Kürdistanlılar her türlü baskı, zulüm, asimilasyon, sürgün, zorunlu iskan, katliamlarla 100 yıl boyunca her parçasında aynı baskıyı benzer bir şekilde yaşamak zorunda kalmışlardır.

Körfez Savaşı ile beraber önce Güneyliler rahat bir nefes alarak günümüzde artık “bağımsızlığa” giden bir sürecin içerisine girmişlerdir. Suriye iç-savaşı ile Rojavalılar “kantonlarla” benzer bir sürece girmişlerdir. Kuzey’de ise “hesaplaşma” hala devam etmektedir. Ama her durumda artık Kuzeydekiler mevcut “statüko” ile yetinmeyeceklerdir. Doğulular ise en son bu sürece dahil olacak gibi görünmektedirler.

Daha önceki yazılarımda Kürdistanlıların Ortadoğu ve Mezopotamya’nın en “demokrat”, “laik” ve “kadın haklarına” önem veren halkları olduğunu iddia etmiş ve nedenlerini uzunca yazmıştım. Bu çok özelliklerinin bir diğeri de “özgürlüklere” susamışlıklarıyla yine bu toprakların en “özgürlükçü” insanlarının Kürdistan’da yaşadığını iddia etmek gerçekdışı bir yorum olmaz sanırım.

Kürdistanlıların bütün partileri, örgütleri, liderleri aynı zamanda “özgürlük” savunucularıdır. Bu temelde her türlü siyasi çalışmalarını yürütmektedirler. Hem Kürtlere hem de Kürdistan’da yaşayan bütün diğer Kürdistanlılara en önemli vaatleri “özgürlüktür.” Bu politika ve yaklaşım elbette ki herkes gibi beni de bir Kürdistanlı olarak gururlandırmaktadır.

Fakat çok önemli bir “tehlike” acil bir sorun olarak bütün Kürdistanlıların gündemine hızla girmiş durumdadır.

ABD ve Rusya’nın Kürdistan’da “askeri üsler” kurmaları herkesin çoook dikkatle değerlendirmesi gereken yeni bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Daha önceleri Erbil’de Amerikalılar bir askeri üs kurdular… Şimdi ise Ruslar Qamışlo’da bir askeri üs kurma hazırlığındadırlar…

Kürdistanlı yöneticilerin bu konu üzerinde çoook dikkatli düşünmelerinde yarar görmekteyim. Kısa vadede Kürdistan’ın “savunulması” elde edilen hakların “korunması” anlamında yararlı bulunacak olan bu fiili durum uzun vadede eğer Kürdistan topraklarının diğer ülkeler ve halklar için bir “saldırı” merkezi olarak “kullanılması” tehlikesini içermekte ise veya o amaçla kurulacaksa bütün Kürdistanlıların bu duruma “itiraz” etmeleri gerekmektedir.

Önlenmelidir. Mevcut savaş koşullarında bu üsler Kürdistan’ın inşası ve “korunması” için belki “hayati” bir önem taşımaktadırlar ama yapılacak anlaşmaların çoook dikkatli incelenmesi gerekmektedir.

Belki bu süreçte Kürdistan’ın “korunması” için “askeri üslere” evet diyebiliriz ama ileride bu üslerin diğer halklara baskı ve saldırı amacıyla kullanılmasına “kesinlikle” hayır demeliyiz.

Çünkü biz özgürlük mücadelesi verirken şimdi bize zalimlikler yapan ülkelerin bizim topraklarımızdan herhangi bir “saldırıya” uğramalarına izin veremeyiz.

Onun için bu askeri üslerin muhakkak Kürdistan’ın “savunulması” ve “korunması” amaçları dışında kullanımına izin vermememiz gerekmektedir.

Unutmayalım ki bizler dönem dönem birbirimizle savaşa da girsek, birbirimize her türlü baskıyı da uygulasak bile yine Ortadoğu ve Mezopotamya topraklarında yaşayan bütün halklarla beraber dünya var olana kadar yaşamaya devam edeceğiz.

Yabancılar elbette ki çıkarları için bugün varlar yarın yoklar…

Petrol, doğalgaz ve diğer kaynaklar “tükendiğinde” bu topraklarda hiç kimsenin ne askeri üssü ne de başka insanları kalır…

Klasik bir “sömürgeciler” edebiyatı yapmak istemiyorum ama durum tamamen budur…

Yoksa kendisini “özgürlükler ülkesi” olarak lanse eden ABD’nin dünyanın en gerici Arap aşiretlerinin yönettiği ülkeleri korumasının başka bir nedeni olamaz… Çıkarları söz konusu ise hiçbir halk ve yönetim onları ilgilendirmez…

Dolayısı ile ne Amerikalılar ne de Ruslar Kürdistanlıların “kara kaşına - kara gözüne” aşık değillerdir. Uzun vadeli çıkarları olmasa dönüp Kürtlerin “yüzüne” bile bakmazlar…

Şöyle bir soru sorulabilir “peki şu aşamada Kürt yöneticilerin başka bir çaresi var mı?” diye…

Güney Kürdistan bir çok cephede savaşta… Rojava ise hemen hemen her cephede savaşta sabah akşam Türkiye’nin “tehditleri” ise ortada…

Bu durumda Kürt yöneticileri Kürdistan’ı “savunmak” ve belki de daha önemlisi “korumak” için ne yapacaklardır…

Malum Kürdistanlıların silaha, erzağa, askeri eğitime, lojistik desteğe ve belki de en önemlisi “siyasi” desteğe ihtiyaçları bulunmaktadır…

Bunların hepsi doğrudur…

Fakat Kürdistanlılar masaya otururken o kadar da “zayıf” değillerdir…

Yine daha önceki yazılarımda Kürdistanlıların İŞİD barbarlığına karşı dünyanın “koruyucu gücü” konumunda olduklarını belirtmiştim…

İşte aslında biz bu süreçte belki batılı güçlerle Rusya’nın desteğine “muhtaç” olarak görülmekle beraber diğerleri aslında bize daha muhtaç durumdadırlar…

Kürt yöneticileri bu “avantajlı” konumumuzu “askeri üsler” konusunda yapılacak antlaşmalarda sonuna kadar kullanabilirler ve kesinlikle sonuç alacaklardır…

Başta da dediğim gibi bu üsler belki şimdi bize lazım ama ileride Kürdistan topraklarının “ileri karakol” olarak kullanılmaları mutlaka önlenmelidir…

Şu anda eğer Rusya Rojava’da gerçekten bir askeri üs kuracak olursa Kürdistan’nın dört parçasının üçünde “askeri üsler” kurulmuş olacaktır…

Güney’de Amerikalılar, Rojava’da Ruslar ve daha önce Kuzeyde Nato üsleri bulunmaktadır…

Bu askeri üslerin ileride nasıl kullanıldıklarına en güzel örnek olarak Kuzey Kürdistan’da bulunan “askeri üsler” gösterilebilir…

Türkiye devleti yıllardır bu askeri üslerle Kuzeyli Kürdistanlıları “bombalamaktadır..”

Kandil’e yönelik hava saldırıları üç Nato’nun askeri üssü olan Diyarbakır, Batman ve Malatya askeri havaalanlarından yapılmaktadır…

Görüldüğü gibi Kürdistan topraklarındaki “Nato askeri üsleri” yıllardır Kürdistanlıların mücadelesini kırmak için kullanılmaktadır…

Bu yüzden bu askeri üsler konusu çok önem taşımaktadır…

Kürdistanlılar verdikleri özgürlük mücadeleleri ile bütün dünyanın sempatisini ve desteğini kazanmışken kendi topraklarının diğer halklar için “ileri karakol” olarak kullanılmasına izin vermemelidirler…

Bu Kürdistanlıların 100 yıldan fazla süredir verdikleri özgürlük mücadelesinin kısa vadeli çıkarlarla tamamen Batılılara “armağan” edilmesi anlamına gelecektir… Ve ben de dahil Kürdistanlıların özgürlük mücadelesini verenler bu durumu kabullenmeyeceklerdir…

Kendi özgürlük mücadelemizi diğer halklara “saldırı” temelinde yürütmemekteyiz… Özgür olduktan sonra da diğer halklarla “barış” içerisinde yaşamak istiyoruz…

Bu yüzden Kürdistan topraklarının başka halklara “saldırı” merkezi olmasına izin vermememiz gerekmektedir…

Unutulmasın ki Ortadoğu ve Mezopotamya halklarının da “özgürleşmesine” çok büyük olasılıkla Kürdistanlılar yaratacakları etkiyle katkıda bulunacaklardır…

Kürdistanlıların dışarıya “saldırı” değil “özgürlük” ihraç etmeleri gerekmektedir….

OWN
Bu makale toplam: 8729 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:21:04:08

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?