Muazzez (Heja) Baktaş: Kürd-Çar-Stan - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

Kürd-Çar-Stan

HDP Eş genel Başkanı Selahattin Demirtaş: Kürtlerin de devlet kurma hakkı bulunmaktadır ve kuracaklardır. Kürdistan küllerinden yeniden doğmaktadır. Bu sözlerle HDP’nin 'Türkiyelileşme' projesini rafa kaldırdığını ve 'Kürdistanlılaşma' sürecine girdiğini ileri sürebiliriz.
Kürd-Çar-Stan
Makaleyi Paylaş

“Kürtlerin de devlet kurma hakkı bulunmaktadır ve kuracaklardır.”

“Kürdistan küllerinden yeniden doğmaktadır.”

Bu sözler HDP Eş genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ait ve dün Diyarbakır’da basın karşısında bu beyanatı verdi.

Bu sözlerle HDP’nin “Türkiyelileşme” projesini rafa kaldırdığını ve “Kürdistanlılaşma” sürecine girdiğini ileri sürebiliriz.

Artık Kuzey Kürdistan bugünden itibaren “cephe gerisi” olma işlevini yitirecek ve Kürtler için cephelerden birisi haline gelecektir önümüzdeki günlerde. Kürtlerle Türklerin “kopuş süreci” başlamıştır.

Bundan sonraki “barış” çağrıları, “çözüm süreci” tantanaları miadını dolduracaktır. Zaten görünen o ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti de “son terörist” öldürülene kadar mücadele etme yanlısı bir politika izleyecektir.

Kuzey Kürdistan’da “taş üstünde taş bırakmayan”, en doğal insan haklarını bile konu Kürtler olunca ayaklar altına alan, çoluk-çocuk demeden Kürtleri “ablukaya” alan Türkiye aynı günlerde hem Mesut Barzani ile hem de Neçirvan Barzani’yle Kürdistan bayrağı altında görüşmeler sürdürmekten geri kalmamaktadır.

Klasik bir yaklaşım bu günlerde tekrar “nüksetmektedir” Kürtler için.

Kürdistan’ı paylaşan 4 devletin yüzyıldır temel politikaları “senin Kürdün iyidir, benim Kürdüm kötüdür” şeklinde devam etmiştir. Bu politikalar egemen dört devlet tarafından sürekli olarak çatışmalar şiddetlendiğinde uygulamaya sokulmuştur. İran kendi Kürtlerini idama gönderirken Suriye’deki Kürtleri desteklemektedir. Aynı şekilde Güney Kürdistan’la yakın ilişki içerisine girmektedir.

Türkiye de aynı politikayı tekrar uygulamaya sokmaktadır. Kuzey Kürdistan’ı yakıp yıkarken Güney Kürdistan’la en üst girişimlerde bulunmakta, Suriye Kürtlerine her türlü düşmanlığı yaparken yine kendi Kürtlerini de unutmamaktadır.

Yüzyıllardır egemen devletlerin sürdürdükleri bir diğer politika ise “böl-yönet” politikasıdır. Kürtlerin birlikte hareket etmelerini engellemek, Kürtler arasındaki parti ve ideoloji farklılıklarından yararlanmak ve en nihayetinde Kürtleri birbirleri ile “çatışmaya” sokmak için her türlü dalavereyi çevirmektedirler.

Çoğu zaman da bu politikalarında başarı sağladılar.

Fakat günümüzde bu politikaların başarı kazanma şansı giderek azalmaktadır.

Nedenlerini maddeler halinde yazmak istiyorum;

1- Artık iki kutuplu bir dünya denkleminde değiliz. Dört egemen ülke idarecileri “soğuk savaş” dönemindeki gibi “pozisyon” alamamaktadırlar. Daha önceleri Türkiye Batı blokuna yaslanırken Suriye Doğu blokunda yer alıyordu. Humeyni öncesi İran batıda, Irak Doğuda yer alıyordu.

Kürtler de bu bloklar arası savaşta pozisyon almaya çalışırken çoğunlukla birbirleri ile ideolojik çatışmalara girmekten çekinmiyorlardı.

Ama artık durumlar değişti. ”Arap Baharı” her şeyi kökünden değiştirdi.

Ortadoğu ve Mezopotamya’daki dengeler artık eski “Kapitalist-Sosyalist” kutuplar üzerinde şekillenmemektedir. 1400 yıldır devam eden “Şii-Sünni” savaşı bugün devam eden savaşta bütün pozisyonları belirlemektedir.

Kürtlerin çoğunluğu Sünni’dir ama savaşta “Şii” tarafında yer almaktadırlar.

Genel tablo bu olmakla beraber Sünni tarafın en önemli aktörlerinden biri olan Türkiye, Barzani ve İsrail hamleleriyle “daralan” çemberini genişletme peşindedir.

Hiç kimse Türkiye’nin İsrail yakınlaşmasını sadece ticari boyutta ele almasın çünkü fena halde yanılırlar. İsrail’in en büyük düşmanları Ortadoğu’da hep Şiiler olmuştur. Baş düşmanı Hizbullah Şiilerin en etkin örgütüdür. Türkiye İsrail’le Şii düşmanlığı üzerinde anlaşmaya çalışmaktadır. ABD İran’la yakınlaşırken daha önceleri “2. evimiz” diye andıkları İran’a da karşı olmak üzere Türkiye israil’le yakınlaşmaktadır.

Güney Kürdistan bu anlamda Türkiye için çok stratejik bir değer taşımaktadır.

Çünkü Türkiye hiçbir zaman İran Kürtleri üzerinde etkin olamamıştı. Şimdi Rojava ve Kuzey Kürdistan’ı da “kayıp” olarak görmektedirler. Geriye bir tek Güney Kürdistan kalmaktadır.

Türkiye belki de Kürtlerden önce Mesut Barzani’nin Kürdistan “başkanlığını” ve uluslararası lider olma özelliğini “keşfetmiş” durumdadır.

Kürdistan politikasında Türkiye Kürt halkını bir kenara iterek “şark kurnazlığı” ile Başkan Barzani’ye “oynamaktadır.”

Aman dikkat!..

Türkiye yine gaz ve petrol anlaşmalarıyla Güney Kürdistan’ın ekonomik sıkıntılarının çözümünü vaat ederek Güney’i “Sünni blokuna” dahil etmeye çalışmaktadır. Bunu başaramazsa bile en azından Kürtler arasına “fitne” sokmaya çalışmaktadır.

Kapitalizmde paranın “dini-imanı” yok derler. Güney Kürdistan’ın Türkiye ile ticari ilişkilerini geliştirmesinde herhangi bir sakınca yok ama Türkiye’nin “oyununa” gelmeye de gerek yok.

Başkan Barzani bu konuda son derece dikkatli davranmakla birlikte Türkiye PKK’yi “kışkırtarak” bir Kürt Savaşına yol açma derdindedir. PKK yöneticilerinin bu tabloyu iyi okumaları ve “duygusal” tepki göstermemeleri gerekmektedir.

2- Ortada artık dört egemen devlet bulunmamaktadır.

Suriye ve Irak Kürtler üzerinde egemenlik iddiasında bulunacak durumda değildirler.

Geriye İran ve Türkiye kalmaktadır.

“Şii-Sünni” kamplaşması Kürtler için “tarihsel” bir fırsata dönüşmek üzeredir.

Yüzyıldır dört devlete karşı savaş veren Kürtlerin mücadele edecekleri devlet sayısı ikiye düşmüş durumdadır.

Yazının başlığı “Kürd-çar-stan” olarak belirlendi.

Yani dört Kürdistan…

Güney Kürdistan ve Rojava Kürdistan’i hemen hemen tamam gibi…

Sırada Kuzey Kürdistan bulunmaktadır.

En son Doğu Kürdistan gündemi işgal edecektir.

Kuzey Kürdistan’a doğru adım adım…

Son altı ay boyunca büyük savaşta “cephe gerisi” görevi gören Kuzey Kürdistan artık cephenin ta kendisi durumundadır.

Demirtaş’ın son açıklamaları bunun ilan edilmesidir.

Türkiye-Rusya arasındaki “uçak krizi” bu sürecin hızlanmasına yol açmış durumdadır.

Kürdistan’ın egemen devletlerin sınırları içerisinde “federal”, “kanton”, “özerklik” biçiminde yeniden biçimleneceğini ve bu modelin bütün Ortadoğu’ya zamanla uyarlanacağını Abdullah Öcalan yıllar önce “Demokratik Konfederasyonlar” biçiminde formüle etmişti.

Kürdistan tam olarak şu anda bu süreci yaşamaktadır.

Abdullah Öcalan “tutsaklık” koşullarına rağmen genel fotoğrafı net olarak görmektedir. Son yıllardaki bütün çabası Kuzey Kürdistan’ın bu süreci “barışçıl” yöntemlerle inşa etme yönünde olmasına rağmen Türkiye’nin savaşa karar vermesiyle bu süreç artık büyük bir “yıkımla” birlikte yeniden inşa edilecektir.

PKK yöneticilerinin büyük fotoğrafı doğru okumaları ve gündelik gelişmelerinin “tuzağına” düşmemeleri gerekmektedir.

Çünkü önümüzdeki günlerde Türkiye bütün umudunu PKK-KDP savaşının çıkmasına bağlayacaktır. Başkan Barzani bu tehlikenin farkındadır ve buna dönük mesajlar vermektedir. PKK yöneticilerinin tekrar ediyorum “duygusal” davranıp bu tuzağa düşmemeleri hayati önem taşımaktadır.

Merak etmesinler Türkiye Başkan Barzani’yi PKK’ye karşı savaşa sokmayı başaramazsa bir günde bütün “ticari” ilişkileri askıya alacaktır. Güney Kürdistan’ın önümüzdeki dönemlerde en büyük ticari partnerleri bizzat diğer Kürdistan parçaları olacaktır.

3- Kürtler neredeyse birkaç “Sünni devlet” dışında bütün dünya tarafından desteklenmektedirler. Kürtlerin tam bu süreçte birbirleri ile savaşarak elde ettikleri bu desteği “zayıflatmalarının” ve Kürdistan davasına zarar vermenin hiçbir mantıklı açıklaması bulunmamaktadır.

Kürtlerin bu desteği hem devletler nezdinde hem de haklar nezdinde en üst seviyededir.

4- Kürtler dünyanın en “politik” halklarından birisi konumundadır.Daha önce dar parti çevrelerinde ve ideolojik zeminde “halktan kopuk” çevreler tarafından savunulan Kürdistan davası artık bütün Kürtlerin gündemindedir.

Özellikle gençlik bu anlamda fazlasıyla “bilinçli” ve “örgütlüdür.”

Bu anlamda Kürtlerin Kürtleri “ikna” etme dertleri bulunmamaktadır.

5- Kürtler hayatın hiçbir alanında artık “savunmasız” konumda değillerdir.

Hala devam eden Cizre çatışmaları bunun en görünen örneğidir.

Benim gibi Kürt sorununun “barışçıl” yöntemlerle çözülmesi gerektiğini savunanların bu süreçteki bütün kozları artık ellerinden alınmış durumdadır.

“Savaş” çıkarsa herkes için yıkım olur, hatta “iç-savaş” bütün halklara büyük zararlar verir, çok büyük sivil ve savunmasız insanın yaşamı tehlikeye girer vs… gibi bütün temel insan hakları ne yazık ki “çatışmalar” şiddetlendikçe bir bir gerçekleşecektir.

“Çözüm süreci” bu anlamda oldukça değerli bir çabaydı ve bende dahil halkın önemli bir kesimi tarafından desteklenmesine rağmen ne yazık ki Erdoğan’ın “iktidar hırsı” karşısında ayaklar altına alındı.

Evet bir çok konuda PKK’yi eleştirmekle beraber son çatışmaların sorumlusu tamamen Türkiye’dir.

Yazılarımı okuyanlar bilir her yazıda mutlaka önemli bir iddiada bulunmayı severim.

Kuzey Kürdistan’da savaş yayılacak (ne yazık ki…) ve sonu muhtemelen “iç-savaşa” doğru gidecektir. Çünkü Türk yöneticilerinin sürekli ağızlarından düşürmedikleri “sabrımızı taşırmayın” lafı bu sefer Kürtler tarafından dile getirilmeden uygulamaya geçecektir. Ve herkesin malumu ne yazık ki bu topraklar “iç-savaşa” sürüklenecektir.

Bu yazıdaki iddiam da şudur; Türkiye Devleti Erdoğan’ın “hırslarını” frenleyecek bir tedbir almasa “Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin son başkanı olarak tarihe geçecektir.”

Çünkü “iç-savaş” sonrası artık Kuzey Kürdistan/Anadolu ve Trakya başka bir şekilde adlandırılacaktır.

OWN
Bu makale toplam: 8239 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:34:58

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?