Muazzez (Heja) Baktaş: Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla)

Kuzeyli Kürtler basit “intikam” duygusuyla gündelik politikalarını oluşturmaktan vazgeçmelidirler. Tam şu anda iki net görüş Kürtlerin siyasetine yön vermektedir. Rojava’da YPG başından beri Suriye rejimi ile birlikte “Demokratik Suriye” inşası için çalışmaktadır.İran’da benzer gelişmeler yaşanmaktadır.
Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla)
Makaleyi Paylaş

Ortadoğu ve Mezopotamya yüzyıl aradan sonra tekrar “parçalanma” ve “bölünme” trendine girerken Kürtlerin “bütünleşmeden” yana değil de “bölünmeden” yana tercihleri kullanmaları hem tarihsel fırsatların değerlendirilmesi hem de Kürtlerin tekrar ayaklarına kadar gelen devletleşme şanslarını ivedilikle yerine getirmeleri için hayati bir önem taşımaktadır.

“Bütüncül” politikaların acilen terk edilmesi, Kürtlerin egemen devletlerle “birleşme” çabalarından vazgeçmeleri ve her parçada “bağımsızlık”, “otonomi”, “özerklik” veya “eyalet sistemini” desteklemeleri, Kürtlerin enerjisini ve insan kaynaklarını beyhude bir çaba olan egemenlerle birlikte yaşama zemininde harcamamaları gerekmektedir.

Kürtler kendi yönetimlerini “inşa” etme sürecine aktif olarak katılmalı, “entegrasyon” çabalarına yüz vermemelidirler.

Kuzeyli Kürtler basit “intikam” duygusuyla gündelik politikalarını oluşturmaktan vazgeçmelidirler.

Tam şu anda iki net görüş Kürtlerin siyasetine yön vermektedir.

“Bütünleşme” çabalarını Güney’de YNK, Goran ve PKK Irak merkezi hükümetiyle birlikte politika üreterek ve yanlarına Irak Şii milislerini de alarak yürütmektedirler.

Rojava’da YPG başından beri Suriye rejimi ile birlikte “Demokratik Suriye” inşası için çalışmaktadır.

İran’da benzer gelişmeler yaşanmaktadır.

Fakat “referandum” dolayısıyla tekrar yoğun bir tartışma yaşanan Türkiye’de de yine Türk solunun etkisi altında “bütünleşme” veya moda deyimle “Türkiyeleşme” projesi tekrar yürürlüğe konmuş durumdadır.

Güney bağımsızlık referandumu için uluslar arası destekleri de yanına alarak bu yıl içerisinde nihayet üzerlerindeki “tedirginliği” atarak yol almaya başlayacaktır.

“Bütünleşme” yanlıları hem Güney’de hem de Kuzey’de “hayır” cephesinde yerlerini şimdiden almış durumdadırlar.

İşte bu iki referandum” Kürtlerin Ateşle İmtihanıdır. ”

Kuşkusuz siyasi bir tercihte bulunanların kendilerini ve kitlelerini ikna edecek argümanlara sahip olması temel bir yaklaşımdır. Ve elbette ki öne sürdükleri gerekçelerin bazıları akla uygun ve makul görünmek zorundadır.

Hayır cephesinin Güney’de bağımsızlık için kullandığı argümanların hemen hemen hepsi kimse kusura bakmasın öncelikle Iraklı Arapların ve diğer egemen devletlerin söylemlerinin aynısıdır.

Hayırcı Kürtler Arapların, Acemlerin ve Türklerin söylemleriyle Kürdistan’a bakmakta ve kitlelerini bu söylemlerle ikna etmeye çalışmaktadırlar.

Hadi İran ve Türkiye söylemlerinin haklı olduğunu varsayalım peki birkaç parçaya ayrılmış olan Irak ve Suriye için neden ısrarla “bütünleşme” çabasında bulunmaktadır “hayırcı” Kürtler.

Kürtlerin devletleşmelerinin erken olduğunu, bağımsız bir Kürdistan’ın yaşama şansının olmadığını kim savunursa savunsun bu söyleme Kürtlerin itibar etmesi günümüz koşullarında, Kürtleri “aşağı” bir ırk olarak görmekten başka bir anlam ifade etmemektedir.

Hayırcı Kürtler bir zahmet iki dünya savaşı sonrası kurulan ortalama 50’nin üstündeki devletlere ve Sovyetler yıkıldıktan sonra ortaya çıkan devletlere bir baksınlar.

Güney Kürdistan “parlamentosu”, “ordusu”, “idari yapısı” ve daha bir çok kurumuyla iki dünya savaşı sonrası kurulan devletlerin hepsinden daha “hazırlıklı” ve “devletleşmeye” imkan verecek konuma sahiptir.

Sormak lazım hayırcı cepheye Irak nasıl kuruldu? Suriye nasıl kuruldu? Ve hakeza Türkiye’nin devlet olarak Anadolu ile yetinmesi nasıl sağlandı?.

Dört egemen devlet yüzyılın başında yeni rejimlerle tekrar kurulurken, günümüz Kürdistan’ının sahip olduğu hiçbir uluslar arası desteğe ve hiçbirisi Kürtlerin “ulusal” duygularına bu kadar sahip değildi.

Dikkat edilirse Ortadoğu’da kurulan “kabile” körfez ülkelerinden bahsetmiyorum bile.

Güney yönetimi elbette ki her türlü eleştiriye tabi tutulmalı, idari yapıdaki eksiklikler gözden geçirilmeli, modern bir devlet olmanın “ Barzani aşiretinin” tekelinde olmaması gerektiğinin altı çizilmeli, yolsuzlukların üstüne gidilmeli, bazı ittifak politikaları eleştirilmeli, yönetimin şeffaf ve hesap vermesi talep edilmeli, kadın hakları konusunda ilerleme sağlanması talep edilmeli ve kesinlikle sadece “bağımsız bir Kürdistan” değil aynı zamanda “özgür ve demokratik bir Kürdistan” için Grekli her çabanın içine girilmelidir.

Fakat bütün bunlar referandumda hayır cephesinde yer almayı gerektirmemelidir.

Çünkü devlet kurulur, inşasındaki problemler ve yönetim sorunları için Kürtler kendi aralarında hesaplaşırlar.

Despotik, monarşi yönleri olan ve anti-demokratik bir Kürdistan’a karşı içerde ve dışarıda her türlü muhalefet hepimizin temel görevi olmalıdır.

Ama içerdeki sorunlar, ideolojik ayrılıklar ve liderlere yönelik eleştiriler referandumda Kürdistan’ın bağımsızlığına karşı hayır cephesinde yer almayı gerektirmez.

Aynı şekilde parçalanmış bir Suriye’den “demokratik bir Suriye” çıkartma çabalarına Kürtleri dahil etmenin hiçbir anlamı yoktur.

Tarihsel gelişmeler bize şunu göstermiştir ki Araplar, Acemler ve Türkler kendileri dışındaki hiçbir halka ve azınlığa “demokratik” bir yaklaşımda bulunamayacaklarını, kendilerine tabi olunmadıkça hiçbir kesimin gözünün yaşına bakmadıklarını ve kendi kültürlerinde demokrasi damarının asla gelişmediğini bize göstermiştir.

Eğer onlara kölelik yaparsan, onlara tabi olursan, halkını inkar edersen, onların halkına bakışlarıyla kendi halkına bakarsan, yer altı ve yerüstü zenginliklerinin sömürülmesine sesini çıkartmasan ve onların sınır bekçiliğini yaparsan sana dokunmazlar.

Bu yetmez her zeminde halkını aşağılaman ve halkına düşman olman da istenecek senden. İsyan edersen her türlü baskı, asimilasyon, katliam ve cezaya uğrarsın.

Peki sistem içerisinde halkını ve kendini “inkar” ederek egemenlerle işbirliği yapanların Kürt ve Kürdistan düşmanlıklarını anladık ya elde silah dağa çıkıp yıllarca sisteme karşı mücadele eden ve bu uğurda büyük bedeller ödeyenlere ne oluyor?

Size ne “Demokratik Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den”?. .

Hangi demokrasiyi tesis etmek istiyorsanız burun Kürdistan’da inşa edin bu süreci. Elinizden tutan mı var?. .

Türkiye’deki referandumda hayırcı Kürtlerin cephesinde kimler yer alıyor? Ülkücüler, faşistler, ulusalcılar, laik milliyetçiler, komünistler, şoven sosyal demokratlar sayarak devam etmek istemiyorum bu “şer cephesine”.

Ha denilecek ki şehirlerimizi yakıp-yıkan, Kürdistan’da her türlü baskıyı yapan, Rojava’da bizimle savaşmak için can atan Kürt düşmanı Erdoğan’dan mı yana olacağız?. .

Peki Kürtler iki “şer cephesinden” birisini seçmek zorundalar mı?. .

Zorunda değil ama “Demokratik Türkiye” için yola çıkarsanız eninde sonunda bir cephede yer almak zorunda kalacaksınız. Ve Kürtleri de buna alet etmek zorunda kalırsınız.

Ve yukarıda adlarını saydığım bir cümle Kürt düşmanı ve Türk ırkçısıyla aynı sandıkta birleşmek zorunda kalırsınız.

Temel sorun yine karşımıza çıkmaktadır.

“Bütünleşme” politikasının sonucu her politik tartışmada taraf tutmak zorunda kalmak ve sürekli olarak ittifakları değiştirmek ve sürekli olarak Kürtleri egemenlerin bir kesimine “payanda” yapmaktır.

“Bağımsızlık” yanlısı bir politika sürdürülmediği sürece atacağınız her adım mutlaka egemenler arası çatışmada sizi “taraf” seçmeye ve seçtiğiniz tarafın da aslında “tarafında” olmamaya sevk edecektir.

Çünkü “bağımsızlık” yanlısı olmadığınız sürece “bağımsız” politikalarda oluşturamazsınız.

Ve tıpkı bu referandumda olduğu gibi Türklerin “beyaz faşistleri” ile “siyah faşistleri” arasından birisinin yanında yer almak zorunda kalırsınız. 

Bu makale toplam: 7359 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:20:56:04

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?