Muazzez (Heja) Baktaş: Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları)

'Eziklik psikolojisi' mi desem, bilemedim ama bizim cenahın her konuda olduğu gibi 'Antik Dünya' bilgisi de ya hiç yok ya da Kürtlerin hiçbir zaman 'devlet' kuramadıkları efsanesi iliklerine kadar işlenmiş durumdadır. Şimdi ben bırakın devlet kurmayı Kürtlerin tarihteki en önemli 'imparatorluklardan' bazılarını kurduklarını iddia edince 'arı kovanına nasıl bir çomak' soktuğumun farkındayım.
Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları)
Makaleyi Paylaş

Yazılarımda pek alıntı kullanmam. Derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler oldukça zengin araştırmalara bakabilirler.

Hattiler yazım büyük bir ilgi ile karşılandı.

Çok değişik kesimlerden genellikle olumlu yaklaşımlar sergilendi.

Yine yanılmadınız en büyük eleştiri okları bizim “Kürtlerden” ne yazık ki geldi.

“Eziklik psikolojisi” mi desem, bilemedim ama bizim cenahın her konuda olduğu gibi “Antik Dünya” bilgisi de ya hiç yok ya da Kürtlerin hiçbir zaman “devlet” kuramadıkları efsanesi iliklerine kadar işlenmiş durumdadır.

Şimdi ben bırakın devlet kurmayı Kürtlerin tarihteki en önemli “imparatorluklardan” bazılarını kurduklarını iddia edince “arı kovanına nasıl bir çomak” soktuğumun farkındayım.

O zaman Kürdistan tarih yazımına devam…

Asur İmparatorluğu’nun haritasını herhangi birisine gösterin ve burası neresidir? Diye sorun ve ne cevap alacağınızı kendiniz bulun.

Hani yıllardır Kürdistan dört parçaya bölünmüş diyorsunuz ya.

İşte Asurlular yaklaşık olarak 1400 sene bu dört parçada hüküm sürmüşlerdir.

Dönem dönem ta Mısır’a kadar gitmişler ama asıl egemenlik alanları işte bu Kürdistan coğrafyasıdır.

Bende Türkler gibi davranacağım ama “Asur” diye “etnik” bir kimlik ve “millet” yoktur.

“Asur” veya “Assur” hem imparatorluğun adı hem de krallarının ön adı olmuştur, kendilerine “Asurlular” demişlerdir ama “Asur” diye etnik bir yapı yoktur.

Asur çok sayıda taptıkları tanrılardan bir tanesinin adıdır.

En çok değer verdikleri bu tanrılarının ismini kendilerine ve imparatorluklarına vermişlerdir.

Yine çok “değerli” özellikle Batılı bilim çevreleri bugünkü Kürdistan coğrafyasında 1400 sene hüküm sürmüş bu insanların nereden geldiklerini bir türlü bulamıyorlar.

Biraz insaflı olanları onları M.Ö 3000’lerin sonunda aynı bölgede yaşayan “Hurrilerin” akrabaları olarak değerlendirmekle beraber genel kanı Asurluların kökeninin ne olduğunun bir türlü “bilinememesidir”.

Hadi Hititler yani Hattiler daha çok İç Anadolu’da hüküm sürdükleri için bunların nereden geldiklerine bir türlü kafanız basmadı, peki yüzyıllarca Kuzey Suriye, Kuzey Irak, Batı İran Ve Güneydoğu Anadolu’da hüküm süren Asurluların kim olduklarını nasıl olur da bir türlü “bulamıyorsunuz!..”

İşin içine yine Almanlar ve İngilizler girmektedir.

Bakın Alman İmparatoru II.Wilhelm bizzat Osmanlı Padişahından Asurluların başkentinde “kazı” yapmak için izin istiyor ve 1913 yılında kendisine bu izin veriliyor. Bu merak neyin nesi?..

Çünkü “Prusyalılar” o dönem “disiplinleri” ve askeri düzenleri ile Avrupa’da esip gürlüyorlar.

İşte Alman İmparatoru tarihteki ilk “düzenli” orduya sahip olan ve savaştaki cesaretleri ile nam salmış olan Asurluların Almanların ataları olma ihtimalini düşünerek bu kadar çaba harcamaktadır.

Kürt imparatorluklarının başına gelen yakın çağdaki en büyük “bela” kesinlikle “Tevrat’tan” gelmiştir.

“Eski Ahit” araştırmacıları, Eski Ahit’te geçen yerleri ve olayları “ispatlamak” ve zaten “kutsal” olan kitaba daha da “kutsallık” yüklemek için Mezopotamya ve İsrail-Filistin bölgelerini karış karış kazmaya başladılar.

İşte bu “kutsal kitap” araştırmacıları sadece “Eski Ahit’i” sahada doğrulatmak için bütün antik dünyanın tarihini “bilerek” yanlış ve yanlı yazdılar.

Şimdi soru zamanı İsrail’i haritadan silen Asurlular için “Eski Ahit’te” nasıl bir “objektif” yorum beklersiniz.

Aynı şekilde meşhur “Babil Sürgünü’nü” Yahudilere yaşatan Babilliler için kutsal kitap nasıl bir yorum yapar.

Veya Mısır firavunları için kutsal kitap yazarları ne düşünürler?..

Bakın “Eski Ahit” yazarları ve yorumcuları bir tek Yahudilerin Babil Sürgünü’nü sona erdiren Pers Krallarına “saygı” duymaktadırlar.

Diğerleri düşmandır onların gözünde.

Mezopotamya’daki araştırma ve kazıları kimler yapmıştır?..

Diplomatlar, askerler ve Doğu’yu gezen Batılı gezginler.

1800’lere kadar hiçbir uygarlıktan haberleri yoktu.

“Eski Ahit’te” ne yazıldıysa ona inandılar.

Sonraları da ortaya çıkan her şeyi yine kutsal kitap doğrultusunda yorumlama yoluna gittiler.

Bu yüzden dünyanın hiçbir yerinde “Asurluların” aslında “Kürt” olduklarını duyamazsınız.

Son bir nokta; Türklerin komedilerini yazmadan olmaz…

Şimdi bu Türkler Sümerlerin, Hititlerin aslında Türk olduğunu söylerken neden Asurlulara sahip çıkmamışlardır?..

Çünkü Batılı arkadaşlar ağız birliği etmişçesine Asurluların ne kadar “vahşi” bir imparatorluk kurduklarını anlata anlata bitirememişlerdir.

İşte Türkler zaten Batıda “barbar” olan imajlarını birde Asurlulara sahip çıkarak pekiştirmek istemedikleri için bu topa hiç girmemeyi tercih etmişlerdir.

Hazır en büyük “tarihsel” miras kavgacılarımız Türkler burayı boş bıraktılar biz gönül rahatlığı ile Asurlulara sahip çıkabiliriz.

Asurlular başta da belirttiğim gibi isimlerini etnik kökenlerinden değil taptıkları tanrılarından almışlardır.

1400 sene boyunca “kesintisiz” olarak imparatorluğun merkezi olarak Kürdistan’da asıl hüküm sürmüşlerdir.

Hadi ben onların Kürt olduklarını iddia edeyim, birileri de 1400 sene boyunca Kürdistan’da hüküm süren ve başkentleri Kürdistan’da olan Asurluların hala kimler olduğunu tartışıp dursun.

asurlular (M.Ö 2000- 610)

Akadların kurdukları imparatorluk daha eski olmasına rağmen “Antik Mezopotamya’da” imparatorluk denince ilk akla gelen Asurlulardır.üç döneme ayırmasını.

“Eski, Orta ve Yeni Asur” dediklerine bakmayın, bu imparatorluk “kesintisiz” olarak tam 1400 sene sürmüştür.Elbette ki bu kadar zaman içerisinde “düşüşler”, “yükselişler” ve daha bir çok olay yaşanmıştır ama M.Ö 600’lü yıllara kadar özellikle “Kürdistan’da” kesintisiz hüküm sürmüştür.

Siz bakmayın Batılı aklı-evvellerin Asur tarihini 

Bir dönem yine başka bir Kürt İmparatorluğu olan Mitannilerin egemenliğinde yaşayan Asurlular daha sonra günümüz Kürdistan topraklarında bağımsızlıklarını ilan ederek tarihe damga vurmuşlardır.

Emperyal devletlerin ilkidir.

Babilliler tabletlerinde Güney Mezopotamya için “Babilon”, Kuzey için ise Asur kelimesini kullanmışlardır.

Sümerleri yazarken değineceğim ama Mezopotamya tarihi Güney’den başlatılarak dünya tarihi baştan-sona yanlış.

Bırakın büyük bilimsel araştırmaları M.Ö 5000’li yıllarda ve daha eski dönemlerde yaşayanlar neden “suni” sulamanın yapıldığı, her türlü bitkinin ve tahılın “susuz” yetişebildiği, dağlarında karların eksik olmadığı, yaylalarında her türlü hayvancılığın yapılabildiği Kuzey Mezopotamya yerine gidip “çölde” yaşam kursunlar.

Kaldı ki o zamanlar Kuzey baştan-sona ormanlarla, bitki örtüleriyle kaplıydı.

Ha neden Güney’e gittiler.

Bizim Kürt aşiretlerini tanımıyor musunuz?..

Birbirlerine girmişler, alan yetmemiş veya başka sebeplerden aşağıya doğru yol almışlardır.

Bakın herkes Avrupa nehirlerinin Ortacağ ve diğer dönemlerindeki ticaretteki rollerini yazıp-çizer.

Fırat ve Dicle  o dönemin en önemli “ticaret yollarıdır.”

İki nehri takip ederek sonraları gidip Sümer uygarlığını oluşturdular.

Gelelim yine Asurlulara (Kürtlere yani )…

M.Ö 3000’lerde Asurlulardan önce Hurriler bu bölgede yaşamaktaydılar.

Efendim dilleri tesadüfe bakın ki yine “Hint-Avrupa” dil grubuna girmektedir ama nece konuştukları bir türlü saptanamamaktadır.

Tekrar ediyorum Mezopotamya’da Batılıları kimin ne olduğunu tespit edemiyorlarsa bilin ki onlar Kürttür.

Ve çözemedikleri ne kadar dil varsa bilin ki bu diller Kürtçe’nin kollarıdır.

Ve konudan uzaklaşmadan bir önemli noktayı daha belirtmeden geçemeyeceğim.

“Hint-Avrupa “ dil ailesi nedir ya!..

Tastamam “Kürt-Avrupa” dil ailesi demek gerekiyor bundan sonra. (ona sıra gelecek ne yapayım tarihi baştan-sona düzeltmek o kadar kolay değil.)

Huriler “çiviyazısı” kullanıyorlardı, bu yazıyı miras alan Asurlular (Kürtler) Anadolu’yu yazıyla tanıştıranlardır aynı zamanda.

Daha sonraları Aramice kullanılmaya başlandı, fakat çiviyazısını hep kullandılar.Özellikle bürokrasi çiviyazısında hep ısrar etti.

Asurlular (Kürtler) dünyadaki ilk “iktidar” organizasyonlarını kuranlardır. (Bir de Mısırlılar var onlara da sıra gelecek.)

Tarih boyunca hiç iktidar yüzü görmediklerini düşünen Kürtler biraz sevinsinler.

Asurlular kendilerine göre o zaman “bilinen dünyanın” tamamına hükmettiklerine inandılar.

Kuzey’de “Kilikya” ve “Kapadokya’ya”, Güney’de “Babil’e”, Doğu’da “Elam’a” ,  “İsrail-Filistin” ve “Fenike’ye”, Afrika’da “Mısır’a” hükmettiler.

Asur Kralları (Kürt Kralları), kendilerini “Dünyanın Dört Köşesinin Hükümdarı” ilan ettiler.

“İlk Kral Yollarını” Asurlular (Kürtler) inşa ettiler. Bu yollarda dinlenme yerleri, güvenlik ve erzak için gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

Fırat ve Dicle nehirleri Asurlular (yani Kürtler) tarafından yüzyıllarca “taşımacılıkta” kullanılmışlardır.

Bakın dünyada bir ilk daha yapılmış Asurlular (Kürtler) tarafından. “Nehir Limanları” kurulmuş…

Evet evet yanlış duymadınız Fırat ve Dicle kenarlarına taşımacılık için “nehir limanları” inşa etmişler.sss

Yakın zamanlarda bile ben hala Dicle’de Hasankeyf taraflarında “sallarla” taşımacılık yapıldığını biliyorum.

Kayseri’de bile Asur (Kürt) Kolonileri kurdular.

Kayseri “Kültepe’de” bulunan 21.000 Asur (Kürt) tabletleri burada basbayağı bir “ticaret kentinin” kurulduğunu göstermektedir.

Alacak-verecek tabletleri, borç tabletleri, muhasebe kayıtları vs…

Hadi bi güzellik daha yapayım…

Asurlular dünyanın ilk “AVM’lerini” inşa edenlerdir.

Bunun adına da “Karum” demişler.Ankara’nın ilk AVM’lerinden birisinin adı tesadüfe bakın ki “Karum’dur”…

Bir de “Kapadokya Tabletleri” var…Orada da benzer ticaret kolonileri kurmuşlar.

Bizim “milli” inşaat malzememiz nedir?... Elbette ki “kerpiç”…

İşte Asurlular (yani Kürtler) şehirlerini bu malzemeyle inşa etmişlerdir.

Yine Hattiler gibi Asurlular da “kent meclisleri” ve “ihtiyar meclisleri” kurmuşlardır.

Şimdi Allah aşkına dünyada “ihtiyar meclisini”Kürtlerden başka kim kurar ki!..

Herkes “İskenderiye Kütüphanesi’ni” bilir değil mi?..

Ama çok az kişi dünyanın “ilk kütüphanesini” Kürtlerin pardon Asurluların kurduklarını bilmez.

Asurbanibal oldukça “bilge” bir kraldı ve başkentinde kendi adıyla bir kütüphane kurar.

“Asilbanibal Kütüphanesi” o zaman bilinen dünyanın bütün tabletlerinin “kopyalarının” bulunduğu bir yerdi.

Asurlular hep “vahşi” diye tanıtılır ya, bu yüzden bu yönleri ön plana çıkartılmaz.

M.Ö 1215 yılında Asur Kralı (Kürt Kralı) “Tuhulti-Ninurta” Babil’i ele geçirince diğer ganimetlerin yanı sıra Babil “Kehanet Tabletlerini de” başkentine getirir.

Eğer bu tabletler bulunursa dünya “din tarihi” değişecektir nokta…

İmparatorluğun adı “Asur” olmasına, kendilerine tanrıların ismi olan Asur adını koymalarına rağmen başkentleri dışında “Asur” adına tapınak inşa etmemişler ve diğer kentlerin tanrılarına hep saygı duymuşlardır.

Diğer tanrılara “saygısızlık” yapan krallarını “eleştirmekten” çekinmemişlerdir.

Doğrudur “sürgün” politikaları yürütmüşler ve bilinen dünyanın her tarafına insanları “zorla” yerleştirmişlerdir.

Özellikle Kral “Tiglatpileser”  bu politikayı uygulamıştır.

Bu politikanın bir diğer yansıması ise Asurluların (yani Kürtlerin) o zaman bilinen dünyanın her tarafına yerleşmeleridir.

“Eyalet Sistemi” ile imparatorluğu yönettiler.

II.Sargon yeni başkent inşa eder. “Sargon Kalesi” adıyla.

Bu başkentini “Kainatın suretinde” tasarladığını tabletlerde övünerek anlatır.

Asur Tapınağı’nın diğer adı “Kainatın Evi’dir”…Acele etmeyin daha sonraları geleceğiz İbrahim Peygambere ve “Kabe’ye”..

II.Sargon’un oğlu “Sanherip” hem çok “gaddar” hem de çok “bilimsel” bir kral olarak tarihe geçmiştir.

Eski zamanlarda Asurlular (yani Kürtler) “barajlar” inşa etmişlerdir.

“Sulama kanalları”, “hidrolik tesisler” ve “su kemerleri” hep bu kral zamanında yapılmıştır.

“Babil’i” yerle- bir eden “Sanherip” yaptıklarından pişman olsa gerek inanılmaz bir “egzotik bitkiler ve hayvanat bahçesi” kurar.

“Jervan’da” yaptığı “su kemerinin uzunluğu 280 metre ve inşaatında iki milyon kireç taşı kullanılmıştır.

Ne yazık ki aynı kral “Babil Kulesi’ni” yıkmakla övünmüştür.

“Babil’in Asma Bahçeleri’ni” herkes duymuştur.

Peki bu asma bahçelerini kim kurmuş onu biliyor musunuz?..

Süleyman Peygamber ile Saba Melikesi Semiramis öyküsünü duymuşsunuz muhakkak.

İşte “Eski Ahit’te” geçen “yanlış” bir öykü daha.

Bir kere Semiramis’in adı “Şammuramat’tır”…

Saba Melikesi değil Asur Kraliçesi’dir…

Ve dünyanın “Yedi Harikası” arasında gösterilen meşhur “Babil’in Asma Bahçeleri’ni” kuran kişidir.

Devam edelim.

“Deve kervanlarını” çok duymuşsunuz.

Peki ya “eşek kervanlarını” duydunuz mu?..

Asurlular (yani Kürtler) karayolu kervan ticaretini “eşeklerle” yapıyorlardı.

Hadi Asurluların hala Kürt olmadıklarını iddia edin bakalım.

Hangi tarihçiye sorsan sana “Pax Romana’yı” yani “Roma Barışı’nı” saatlerce anlatır durur.

Ama aynı kişilere “Pax Assyriaca’yı”   yani “Asur Barışı’nı” sorun muhtemelen yüzünüze “alıalık” bakar.

Çünkü kafa sadece Asurluların( yani Kürtlerin) yakıp-yıkmalarına çalışıyor da ondan.

Bilinen dünyada yaklaşık 70 yıl süren “Asur Barışı’nı” tesis edenler de Asurlulardır (yani Kürtlerdir).

Adamlar durup-durulken sağa-sola saldırmıyorlardı.

M.Ö 2000’li ve sonraki yıllardan bahsediyoruz.

O dönemi Batılı bilim insanları günümüz “Avrupa Birliği” insan hakları penceresinden bakarak yorumluyorlar.

O zaman var mısınız “Eski Ahit’te” geçen “ırkçı” ve “vahşi” yöntemleri tartışmaya…

Daha dün Amerikan İmparatorluğu “Atom Bombası” attı ya…

Veya uzağa gitmeyelim Mezopotamya’ya dönelim.

Hadi Asurlular (yani Kürtler) o dönem çok “vahşiydi” peki günümüzde Mezopotamya kentlerini yerle-bir edenler hangi uygarlık evresini yaşıyorlar.

“Bağdat”, “Halep”, “Musul’u” Asurlular mı yerle-bir etti?..

Unutmadan yazalım…

Kürtler hep “dağlarla” anılır.

Peki ya “denizcilik”…

Pes doğrusu diyeceksiniz…

Doğru duydunuz zilin sesini “Kral Sanherip” büyük bir donanma kurarak hem Basra Körfezi’ni denetimi altına alır hem de İsrail-Filistin ve Fenike kıyılarını ele geçirir.

Kıbrıs için ayrıca yazacağım…

Şu sıralar Türkler “Kıbrıs” bizimdir en azından yarısına razıdırlar.

Onu da alacağım onlardan.

Kıbrıs’ın “Tapusu” bizdedir. (yazacağım merak etmeyin.)

Yine tarihteki “ilk süvari” birliklerini Asurlular (yani Kürtler) orduya dahil etmişlerdir.

Kürtçe’de “binicilere” ne diyoruz?.. Süvarinin kökenine tekrar bakın isterseniz.

Asurlular (yani Kürtler) ta o dönemde “çok eşliliği” yasaklamışlardır. Diyeceksiniz ama şimdi Kürtlerde çok eşlilik yok mu?..Var ama İslamiyet’le yerleşen bir gelenektir. Düşünün “Antik Kürtler” ta o zamanlar “çok eşliliği” yasaklamışlardır.

Sadece eğer kadın “doğurmasa” erkeğe bir istisna tanımışlardır.

“Feministler” ve “kadın hakları” savunucuları sıkı durun Asurlular “boşanmada” kadına “tazminat” ödenmesini yasayla güvence altına almışlardır.

“Harran” tarih boyunca çok önemli bir kent olarak özellikle bilinmelidir.

Bütün Asur Kralları “Harran’a” bir nevi “özerklik” ve vergilerden tutun da bir çok konuda “muafiyet” tanımışlardır.

Neden?... Çünkü Harran Tanrısı olan “Ay Tanrıçası Sin” bütün Asur topraklarında saygı görmekteydi.

Tarihin garip bir cilvesi olarak Asur Medlerin ve Babillilerin saldırıları sonucu çökerken sadece Harran’da biraz daha varlık gösterebilmişlerdir.

Biliyorsunuz İbrahim Peygamber’de Harran’a gelmiştir.

Son bir tarihi düzeltme; herkes ilk paranın “Lidyalılar” tarafından bulunduğunu bilir değil mi?..

İlk parayı Kürtlerin pardon Asurluların “icat” ettiklerini söylersem inanmazsınız değil mi?...

Asur Kralı (Kürt Kralı) “Sanherip” bu konuda konuşsun…

Tablette şöyle yazdırır, ilk paranın basımını!...

“Tanrıdan aldığım ilhamla kilden bir kalıp yaptım, içine bronz döktüm ve yarım şekel paraların basımında olduğu gibi, mükemmel bir biçimde onların (çeşitli hayvanların) figürlerini yaptım.” (Asur Kralı Sanherip)

Yazıyı Asurluların (Kürtlerin) bir sözüyle bitiriyorum.

“Asur bükülmeyen bataklık sazları, basılmayan topraklar, aşılmayan su yolları (gibidir.)

Bu makale toplam: 12720 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:13:26:37

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?