Muazzez (Heja) Baktaş: Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır?

“Kürt Aristokratları” çareyi “ihanet” ve “hainlikte”, solcuları ise “ajan-provokatör” ve “işbirlikçilerde” bulmuşlardır. Yani bütün “günahları” bu kesimlere yükleyerek aslında Kürtlerin “haininin “oldukça bol, Kürtlerin “ihanete” meyilli bir halk olduğunu, ta İdris-i Bitlisi’ye kadar giderek Kürtlerin “işbirlikçi” bir halk olduğunu iddia ederek kendilerini sorgulamadan geçirmeden başarısızlıkları bir bütün olarak kendi halkının üstüne atarak işin içerisinden sıyrılma yolunu bulmuşlardır.
Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır?
Makaleyi Paylaş

Dünyada bazı halkların diğerlerine göre daha kültürlü, daha köklü felsefi, sanatsal vs.… özelliklere sahip olduğu iddia edilebilir. Fransız kültürü, İtalyan modası, İngiliz demokrasisi,  Rus edebiyatı gibi bazı ulusların öne çıkan yönlerinden bahsedilebilir.

Kürtler sizce dünyada nasıl adlandırılıyor? Veya Kürtlerin dünyadaki “imajı” nedir?..

Kültür? Sanat? Edebiyat? Demokrasi?... ???????? Ne olabilir?

Kürtler denince ilk akla gelen nedir?

Aklınıza bir şey gelmiyor mu? O zaman rahatlayın hepimiz aynı durumdayız…Kürtler denince aklımıza sadece “Kürtler mi?” geliyor?..

Dünyada neden ilk akla gelen önemli bir “imajımız” yok biliyor musunuz?

En önemli nedeni şimdiye kadar bize önderlik eden siyasetçilerin ve sahip oldukları ideolojilerin “sığlıkları”, “çapsızlıkları”, “entelektüel yoksunlukları” ve “küçük düşünmeleridir”.

Kürtler hep “ezilen”, “gariban”, “yoksul”, ”baskıya uğramış” bir halk olarak dünyaya “servis edildi”…

Kürtlerin “yeterince özgür” olmadıkları bir gerçek olmakla beraber aslında Kürtler tarih boyunca hep diğer halklara göre “kısmın” daha özgür yaşamışlardır.

Kürdistan davasını güdenlerin uzun zaman “Şeyh” ve “Ağa” kökenlilerden olması nedeniyle, Kürdistan davası hep bir “garibanların” haklarını hukuklarını “savunma” davası olarak görülmüştür.

Aslında davayı yürüten aileler, dini liderler hep kendileri Kürtleri “gariban” olarak görmüşlerdir ve politikalarını bunun üzerine inşa etmişlerdir.

Kürdistan davası “Kürt Aristokrat” sınıfının kendisini “gariban Kürtlerin” liderleri olarak görüp “garibanların” haklarını savunma davasına dönüşünce bu dava için derin “entelektüel” çözümlemelere gerek duyulmamış, dünyadaki gelişmelerin Kürdistan’a etkileri incelenmemiş, Kürdistan davası hiçbir zaman dünya ölçeğinde bir problem olarak algılanmamıştır.

Mesela Kürt isyanlarının ilk çıkış dönemi aynı zamanda “sanayi devriminin” dünyayı kasıp-kavurduğu, üretim ilişkilerinin değiştiği, tüketimin görülmemiş ölçülerde arttığı, kentleşmenin doruk noktasına ulaştığı bu dönemde Kürt isyancılarının bununla ilgili “tek” bir beyanatları var mı?...

Veya Kürdistan davası boyutunda bu konuya eğilen tek bir liderimiz var mı?

Son elli yılda ortaya çıkan sol ve Marksist hareketler ise “garibanlığa” başka bir isim takarak aynı tarihsel “sığlığı” devam ettirerek geleneğin dışına çıkamamışlardır.

“Gariban Kürtlerin” yerini “ezilen Kürtler” alarak politik mücadele devam etmiştir.

“Ezilen Kürtler” edebiyatının ne kadar yanlış bir yöntem olduğunu uzun yıllar Kürtlerin dostu olarak algılanan ama aslında “şoven sosyalist” bir çizgiyi takip eden Kemalist solcuların günümüzde nerede konumlandıklarına bakmak yeterlidir sanırım.

Kürt imajı hep “arabesk” söylemlerle ve kendisini tekrarlayarak aslında bir “melodrama” endekslenerek bizzat Kürtler tarafından “yerle-bir” edilmiş, sözde dost güçler olan egemenlerin solcularının katkılarıyla da iyice bir “çıkmaza” sokulmuştur.

Gerçek tam tersidir.

Kürtler tarih boyunca “gariban” ve “ezilen” bir halk olmamışlardır.

Kürtler hep kendi topraklarının “efendisi” olmuşlardır.

Resmiyette bir çok imparatorluk ve devletin sınırlarına dahil olmakla beraber Kürtler hep kendi topraklarında “özgür” yaşamışlardır.

Kürt dili hep canlı ve hep hayatın içinde yaşamını sürdürmüştür.

Kürtler bir çok halkla karşılaşmalarına rağmen hep kendi kültürlerine sarılmışlardır.

Kürtlerin kılık-kıyafeti son yüzyıl hariç hep kendi “özgünlüğünü” korumuştur.

Kürt kadınları hep diğer bir çok halka göre “özgür” yaşamışlardır ve hayatın her alanında Kürt kadınları “hep görünür” olmuşlardır.

İslamiyet’in katı kuralları bile Kürt kadınlarını “eve kapatmaya” yetmemiştir.

Kürtler Kürdistan’da hep “başına buyruk” bir şekilde yaşamışlardır.

O bahsedilen “gariban Kürtler” tamamen “Aristokrat Kürtlerin” ve “solcu Kürtlerin” aslında hiç de “gariban” olmayan geniş Kürt kitleleri üzerinde “hakimiyet” kurma çabalarının yansımasından başka bir şey değildir.

Kürtler hangi imparatorluğa “vergi” ve “asker” vermiş?...

Kürtler hangi imparatorun önünde “diz çökmüş”?...

Kürtler hangi savaştan kaçmışlar?...

Kürtler kime “biat” etmişler?...

Kürtlere “gariban” bir halk muamelesi yapılarak bizzat “Aristokrat Kürtler” ve “Solcu Kürtler” tarafından Kürtlere en büyük “imaj” kötülüğü yapılmıştır.

Kürtlerin gerçek imajları başka yerlerde aranmalı ve dünyaya “servis” edilmelidir.

Kürt liderleri ve politik yapıları kendi yanlışlıklarını, sığlıklarını,  politik yerelliklerini görmezden gelerek kendi “yanlışlarını” kendi halkına yükleyerek bir çıkış yolu bulmaya çalışmışlardır.

“Kürt Aristokratları” çareyi “ihanet” ve “hainlikte”, solcuları ise “ajan-provokatör” ve “işbirlikçilerde” bulmuşlardır. Yani bütün “günahları” bu kesimlere yükleyerek aslında Kürtlerin “haininin “oldukça bol, Kürtlerin “ihanete” meyilli bir halk olduğunu, ta İdris-i Bitlisi’ye kadar giderek Kürtlerin “işbirlikçi” bir halk olduğunu iddia ederek kendilerini sorgulamadan geçirmeden başarısızlıkları bir bütün olarak kendi halkının üstüne atarak işin içerisinden sıyrılma yolunu bulmuşlardır.

Bunu 700’li yıllardan itibaren Kürdistan’ı gezen Avrupalı ve Arap seyyahların Kürtlerin “vahşi”, “yabani” ve “yağmacı” bir halk olarak lanse etmeleri ile Kürt imajı zedelenmeye devam edilmiştir.

Arap seyyahları bunları yazarken çölde “Bedevileri”, Avrupalı seyyahlar ise o dönem Avrupa’da bir köyden başka bir köye bile gitmenin ne denli “tehlikeli” olduğunu unutarak Kürtleri “karalamışlardır”.

Günümüzde Kürt imajı bu geleneklerin etkisiyle “kaba-saba” konuşan, her an şiddet eğilimli, her an davasını veya arkadaşlarını satan bir tür “Kürt düşmanlığı” şeklinde devam etmektedir.

O zaman Kürtlerin “imajı” ne olmalıdır?..

Biz gerçekleri anlatalım isterseniz “imaj” bu gerçeklerden yola çıkarak şekillensin…

Kürtler “misafirperverlikte” dünyada kesinlikle “bir numaradırlar”… Biz o kadar misafirperveriz ki Kürdistan’ı bile başka halklara “ikram etmekte” bir sakınca görmemekteyiz… Türkler sizce neden “ellerini-kollarını” sallayarak Kürdistan’a gelebildi?..

Kürtlerin “sınır tanımayan” misafirperverlikleri sonucu gelip buralara yerleşebildiler.

Son dönemde artan o kadar vahşi Kürt düşmanlığına rağmen, Türkiye’nin batısında Kürtlerin evleri işyerleri, partileri yakılıp yıkılırken Kürdistan’da bir tek “Türkün” burnu bile kanadı mı?

Kürtlerin “hoşgörüsünün” dünyada eşi-benzeri yoktur…

İslam dini bütün İslam coğrafyasında bir tek Kürdistan’da “fanatikçe” yaşanmamaktadır. Hem dine çok bağlı olmakla beraber bir o denli de sosyal hayatta ve diğer dinlerle ilişkilerde son derece “modern” ve “hoşgörülü” bir halktan bahsetmekteyiz.

Çoğu Müslüman olan Kürtler yüzyıllarca Hıristiyan Ermenilerle bütün Ermenistan ve Kürdistan topraklarında beraber yaşadılar, Süryanilerle aynı şekilde, Ezidiler, Nasturiler, Aleviler ve daha bir çok değişik inançtan kesimlerle Kürtler büyük bir “hoşgörü” çerçevesinde yaşadılar…

Bütün diğer dini ve etnik unsurlara yönelik “soykırım” ve katliam planlarının içerisinde yer alanlar kesinlikle yine “Kürt Aristokrasisinin” bizzat kendisidir.

Kürtler “çok dilli bir halktır”…

Ortadoğu ve Mezopotamya’nın çok dilli ve çok alfabeli tek halkı Kürtlerdir.

Kürtler bu coğrafyanın en önemli kültür ve dil taşıyıcılarıdır.

Türkler, Araplar ve Acemler Kürtçe bilmezler.

Türkler Farşça bilmez, Acemler Türkçe Bilmez.

Arapça İslamiyetten ötürü din adamları tarafından bilinmekle beraber Türkler ve Acemler Arapçayı bilmez aynı zamanda Araplar da Türkçe ve Farsça bilmezler.

Ya Kürtler?... hepsini bilirler.

Kürtler Arapçayı, Farsçayı ve Türkçeyi bilir…

Dille beraber elbette ki onların kültürlerini biliyorlar.

Bu dört halk içerisinde dil, kültür ve “entegrasyonu” açık ara ile Kürtler bilir…

Kürtler bu coğrafyanın en “çevreci” halkıdır…

Diğer devletler sanayileşme, kar hırsı ve diğer kültürel özelliklerinin yansıması olarak “doğaya” adeta saldırmaktadırlar.

Kürdistan toprakları yüzyıllardır Kürtler tarafından son derece “çevreci” bir hassasiyetle “korunmakta” ve topraklarımız bu anlamda inanılmaz derecede “bakir” kalmaktadır.

Kürdistan’a yönelik saldırılarda ormanlarımız yakılmakta, dağlarımız bombalanmakta ama bu tahribatı biz değil egemenler yapmaktadır…

“Zerdüştlüğün” felsefi geleneklerini İslamla kaynaştırmayı başaran Kürtler tamamen bir “doğa dini” olan Zerdüştlüğün etkisiyle Kürdistan’ı her yönden “korumaya” devam ediyorlar.

Kürt kadınları bu coğrafyanın en “özgür” kadınlarıdır.

Kürt kadınları hayatın her alanında yer ve söz sahibidirler.

Kürt kadınları “eve hapsedilmemişlerdir” Kürt kadınları hayatın her alanında çalışmakta ve yaşamaktadırlar.

Kürtler son derece “saygılı” bir halktır. Neredeyse İngiliz “centilmenliğini” geride bırakacak denli “ikili ilişkilerde” “saygılı”, “alçakgönüllü” ve son derece “kibar” bir halkız…

Kürtler “istilacı” bir halk değildir.

Hiçbir zaman başkalarının topraklarında gözleri olmamıştır.

Kürtler Kürdistan’ın coğrafyasının sert ve bir o kadar muhteşem topraklarında bir çok halkın yaşayamayacağı koşullarda gayet mutlu olarak yaşamaktadırlar.

Onun için Kürtler dünyanın her tarafında rahatlıkla yaşamalarına rağmen, Kürdistan işgal altında olmasına rağmen egemen halkların hiçbir tanesi Kürdistan’da yaşamayı becerememektedir.

Dikkat edilirse çok büyük oranda egemen halktan insanlar Kürdistan coğrafyasında yaşamamaktadırlar.

Kürtler “entegrasyon” konusunda son derece başarılı bir halk oldukları için hem egemenlerin topraklarının her yerinde hemde dünyanın her köşesinde rahatlıkla yaşamaktadırlar.

Kürtler kendilerine “sığınan” herkesi canları pahasına ve hiçbir hesap kitap yapmadan korumaktan kaçınmazlar…

Uzun yıllar Arapların her türlü zulmüne uğramakla beraber Güneyden savaştan kaçıp gelen Araplar Güney Kürdistan’da rahatlıkla yaşamaktadırlar.

Kürtlerle ilgili “imajlar” bu “olumlu” özelliklerinin propagandası ile ortaya çıkarılmalıdır. Her halkın “negatif” özellikleri olduğu gibi Kürtlerin negatif özellikleri bulunmaktadır. Fakat imajı eğer biz oluşturacaksak “negatiflikten” değil aksine “pozitiflikten” yola çıkmalıyız.

Bu makale toplam: 7861 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:57:31

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?