Muazzez (Heja) Baktaş: Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. - Nerina Azad Tarafsız ve güvenilir Kurd ve Kurdistan haberleri - Peşmerge, Barzani
Muazzez (Heja) Baktaş Son Makaleler

Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!..

Kürtler olarak sadece “kendi kaderimizi tayin etme hakkına” sahip olmakla yetinmeyip tam şu anda dört egemen halkın da başta olmak üzere neredeyse “bütün dünyanın kaderini tayin etme” hakkına sahip durumdayız…
Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!..
Makaleyi Paylaş

Kürtlerin ve Kürdistan’ın kaderi artık Kürtlerin elindedir… Son 100 yıllık mücadele sürecinde şimdi hiç olmadığı kadar “kendi göbeğimizi kendimizin keseceği” bir zamanı yaşamaktayız. Bütün Kürtler ve özellikle liderlerimiz, partilerimiz, örgütlerimiz “akıllarını başlarına” alsınlar, bütün dünya tam şu anda bize “muhtaç” durumdadır… Belki de son 100 yıldır dört parçaya ve her parçada da kendi içerisinde birkaç parçaya “bölünen” Kürdistanlıların gözü hep birilerinde idi. Belki sürekli olarak değişik ittifaklar içerisine girmek zorunda kaldık, belki egemen dört devlet tarafından çok “kullanıldık”, belki kısa vadeli çıkarlarımız için “birbirimizi boğazladık”, belki çaresizlikten içimize sinmeyen birçok politikalara “alet” olduk, belki dünyanın ilgisini ancak uğradığımız “katliamlarla” sadece çekebildik, belki Ortadoğu ve Mezopotamya reel gerçeklerine çoğu zaman “romantik” duygularla baktık, belki “zalimlerin zulmü varsa, mazlumların da ahı vardır” diye hep mistik hayallere kapıldık, belki çoğu zaman “ferman padişahınsa dağlar bizimdir” dedik, belki Kürtlerin birlikte hareket etme hayallerine çok kapıldık ve belki bunların sonu hep “hüsran” oldu ama artık devran değişti…

Artık bütün dünyanın gözü kulağı Kürtlerdedir, artık Kürtler hesaba katılmadan ne dört egemen devlet ne de dünyanın geri kalanı hiçbir politika üretememektedir, artık Kürtlerin onayını almayan hiçbir politika bu topraklarda uygulamaya konulamaz, artık Kürtler bütün dünyayı katliamlara ve teröre karşı “korumaktadır”, artık dünyanın yükselen yıldızı Kürdistan ve Kürtlerdir…

Kürtler olarak sadece “kendi kaderimizi tayin etme hakkına” sahip olmakla yetinmeyip tam şu anda dört egemen halkın da başta olmak üzere neredeyse “bütün dünyanın kaderini tayin etme” hakkına sahip durumdayız…

Çok yüksek bir perdeden söylüyorum ki bırakın şu “halkların kardeşliği” sol söylemini ve yine bırakın “ümmet kardeşliği” mistik saçmalığını, emin olun ki çok uzun yıllar ne Araplar, ne Türkler ne de Acemler bizimle “kardeş olmak” istemeyeceklerdir…

Tarih boyunca da bizimle kardeş olmadılar, olmadıkları gibi öyle bir niyetleri de hiçbir zaman olmadı…

Çıkarları gereği dönem dönem bizlerle “kardeş” gibi göründüler…

Bu politikanın sadece son 100 yıllık Kürtler nezdinde bize bir faydası dokunmadı ama onlara hep yaradı…

“Kendi Kürtlerini ez, komşunun Kürdünü destekle” politikası egemen dört devletin son 100 yıllık Kürdistan politikalarının özetidir…

Kendi Kürdünü ezenin komşunun Kürdüne bir faydasının olmayacağını herhalde anladık artık…

Kürtlerin artık dört egemen devletin hiç birisine “eyvallahı” yoktur…

İkisi gitti (Irak ve Suriye) geriye kaldı ikisi (İran ve Türkiye)…

Korkmayın diğer ikisinin de “kaderi” artık bizim elimizdedir…

Diğer ikisi de “parçalanacaktır”…Onlar “parçalanırken” biz “bütünleşeceğiz”

Sadece zamanını bekleyecekler ve bu zaman da bizim elimizdedir…

Dünyanın, Ortadoğu ve Mezopotamya’nın kaderi Kürtlerin elinde, Kürtlerin kaderi ise “Peşmerge’nin” elindedir…

Peşmerge şu anda sadece Kürdistan’ın değil aynı zamanda dünyanın da “koruyucu gücü” konumundadır…

YPG’ye geleceğim merak etmeyin onlarında “hakkını” teslim edeceğim…

Ama Kürdistan’ın “meşru” ve bütün dünya tarafından tanınan gücü tartışmasız “Peşmergelerimizdir”…

Peşmerge an itibariyle dünyanın en önemli “kara gücü” konumundadır…

Koalisyon güçlerinin tümü Peşmerge’ye yardım etmektedir…

Bu yardımları bizim “kara kaşımıza, kara gözümüze” duydukları sevgiden dolayı elbette ki yapmıyorlar, aksine kendi “mavi gözlerine, sarı kaşlarına” olan sevgilerinden ötürü yapmaktadırlar… Çünkü biz savaştıkça, biz “barbarları” püskürttükçe, biz “kanımızı döktükçe” onlar evlerinde rahatça ancak uyumaktadırlar…

Şimdi kanımızı boşuna dökmediğimizin tam zamanı…

Bu kan ancak “bağımsızlıkla” taçlanırsa şehitlerimize olan borcumuzu bir nebze de olsa ödemiş olacağız…

Bağımsızlığın tam zamanı!..

Ne kadar gecikirsek o kadar zararlı çıkarız.

Başta da belirttiğim gibi bağımsızlık ilanı için kimsenin “onayına” ihtiyacımız yok bizim…

“Kaderimiz” hiç olmadığı kadar bizim elimizde.

Peşmerge bütün dünyayı korurken, İran’ın ve Türkiye’nin Kürdistan’a saldırmasına dünya güçleri izin vermeyecektir. Bunu bizim için değil tam tersine kendi güvenlikleri için yapacaklardır…

Ayrıca İran ve Türkiye’den korkmanın hiçbir anlamı yok…

İkisi de aslında “savaştadır”…

Güney’de Araplarla savaş halindeyiz…

Kuzey’de Türklerle savaşıyoruz…

Geriye kaldı Acemler mi?...Onlarla da savaşıyoruz sadece Araplarla ve Türklerle olan savaş şimdilik daha şiddetli geçmektedir…

Sürekli olarak Kürtlere “korkmayın” demekteyim…

Gerçekten korkmayın, bu aşamada bizimle “başa çıkamazlar”…

Çünkü bizim hadi biraz Marksist takılayım “zincirlerimizden başka kaybedecek” bir şeyimiz yok. Ya onların…

Onlar üstüne titredikleri o meşhur “bölünmez bütünlüklerini” zaten kaybedecekler, eğer bizimle cephe savaşına girerlerse bu süre “kısalacaktır”…Her durumda onların “kaybedecekleri” bizim de “kazanacağımız” topraklar olacaktır..

Kürdistanlılar sözüm bağımsızlık zamanı değil diyenlere, sözüm bağımsızlık Kürtlere zarar verecektir diyenlere, sözüm herkes bize saldıracak diyerek sözüm ona “kazanımlarımızı” kaybetmekten korkanlara…

Kürdistan dört tarafta zaten savaştadır…

Sayalım isterseniz!..

Kerkük Cephesi,

Musul Cephesi,

Mahmur Cephesi,

Şengal cephesi bunlar sadece Güney’de…

Kobani, Afrin, Rakka, Menbic, Azez, Kamışlo, Afrin bunlar Rojava’da…

Cizre, Nusaybin, Silvan, Silopi, Yüksekova, Sur, Şırnak, İdil ve diğerleri bunlar Kuzey’de…

Rojhılat şimdilik diğerlerine göre daha sakin olmakla beraber hergün baskı ve idamların gölgesinde…

Bağımsızlık karşıtlarına soruyorum Kürdistan daha ne kadar “tehlike” altında olabilir ki?...

Ama Osmanlı paşaların meşhur bir sözü vardır…”Kürdistan’a sefer olur, zafer olmaz”…

Kürtlerin Kürdistan politikası artık “ne şiş yansın ne kebap yansın” politikası olamaz…

Güney’de Kerkük’ü aldık, Musul’a doğru yol almaktayız… Musul’un en az yarısı bizimdir…

Şengal’i aldık…

Rojava’da Rakka’yı da aldık sayılır…

Menbic’i de alacağız…

Rojava’da “anti-demokratik” bazı iddialara rağmen YPG Kürtlerin ikinci meşru “kara gücü” konumundadır ve gün geçtikçe meşruluğu artmaktadır…Meşruluktan kastım dünya algılamasıdır yoksa Kürtlerin her gücü bizim için elbette ki “saygındır”…

Bu dönemde bütün Kürdistanlı güçlerin ufak hesaplarını bir kenara bırakıp bağımsızlık yolunda Başkan Mesut Barzani önderliğinde bir araya gelmeleri herkesin çıkarınadır…

Dünyada Kürdistan’ı temsil edecek, saygın ve sözüne güvenilir bir lider olarak Serok Barzani’nin elini güçlendirmemiz gerekiyor…

Kürdistan’ın sağlam bir limana bu fırtınalı havada demir atması ancak Serok Barzani liderliğinde mümkün görünmektedir.

Bütün Kürdistanlı güçlerin bu duruma bir “geçiş süreci” olarak bakması gerekmektedir.

Bağımsız Kürdistan kurursun, merak etmeyin bu savaş sona erecektir ve kazanan biz olacağız… Savaştan sonra herkes “eteğindeki taşları döksün”. Kimin ne eleştirisi varsa yapsın, kim iktidara yürüyecekse yürüsün, kim Kürdistanlıları etrafında toplarsa o lider olsun…

Bağımsız Kürdistan’ın dünyanın en “özgür ve demokrat” ülkesi olması için kim çaba harcarsa onun peşinden gitmeye kendi adıma söz veriyorum…

Savaş bitsin ortalık sakinleşsin birbirimizle her türlü siyasi mücadeleyi verelim, kimsenin buna itirazı olmaz…

Yazının başlığı “Ne Şam’ın şekeri ne Arabın yüzü” dür…

Bizim Araplarla bir arada yaşama gibi bir “lüksümüz” yok artık.

Onların egemenliğini kabul edersek bir arada yaşarız…

Onyıllarca Arapların egemenliği altında yaşadık başımıza neler geldiğini gördük…

Hiç merak etmeyin Sünni Irak Baas rejimi ile Şii rejim altındaki Irak’ın bizim için değişen bir yönü olmayacaktır…

Yine kimse merak etmesin Şii Suriye Baas rejimi ile ileride iktidarı ele alırlarsa Sünni Arapların Suriye’sinde de bizim için değişen bir şey olmayacaktır…

Yine İran’da Şah rejimi ile Molla rejimi bizlere aynı şekilde nasıl davrandıysa, Türkiye’de de Kemalist rejim ile İslamcıların iktidarında da bizim için bir şey değişmediği gibi…

Arapların, Türklerin ve Acemlerin rejimi nasıl olursa olsun, hangi ideoloji iktidarda olursa olsun Kürdistan politikaları “asla” değişmeyecektir.

Bu üç egemen halk birbirinden “nefret” etmekle beraber konu Kürtler ve Kürdistan olunca aynı duygularla bize karşı hareket etmektedirler…

Ve hiç kimse kendisini boşuna avutmasın sadece rejim güçleri değil halkları da aynı şekilde düşünmektedirler…

Araplar, Türkler ve Acemler Filistinliler, Çeçenler, Bosnalılar ve dünyanın diğer taraflarındaki bütün “mazlum” halklarla sürekli dayanışma içerisindedirler ama konu Kürtler olunca aynı kişiler bütün “ırkçı” düşüncelerle bize yaklaşmaktadırlar…

Onun için İranlıların deyimiyle Bağımsız Kürdistan kurulursa “kıyamet mi kopacaktır” bırakalım kopsun…

Çünkü kıyamet sadece Kürtlere kopmayacaktır…

Ya da Türklerin “kırmızı çizgileri” mi var… Artık bu kırmızı çizgileri “sarı, kırmızı, yeşil” yapma zamanı çoktan gelmiştir.

Türkleri bu kırmızı çizgiler üzerinde “hizaya getirmenin” tam zamanı…

Araplar’a gelince ise “Ne Şam’ın şekeri ne de Arabın Yüzü” demenin zamanı tam da şu andır…

OWN
Bu makale toplam: 10831 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:07:07:21

Son Makaleler

Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?