Lübnan'lı akademisyen: Kürtlerin tek eksiği Bağımsızlığın ilanı

Lübnanlı akademisyen Muhammed Nureddin BAE Alkhaleej gazetesinde yer alan makalesinde,Irak’ta meydana gelen gelişmelerin Irak’ı yeniden önemli bir konuma getirdiğini belirterek, bu gelişmelerden en önemlileri arasında 25 Eylül’de yapılması planlanan “Kürdistan Referandumu” olduğunu ifade etti.
03.09.2017, Paz - 09:50
Lübnan'lı akademisyen: Kürtlerin tek eksiği Bağımsızlığın ilanı
Haberi Paylaş

Nureddin, Kürdistan bölgesinin bağımsızlık için tek eksiğinin “bağımsızlık ilanının” kendisi olduğunu söyleyerek, bağımsızlık için bütün koşulların var olduğunu belirtti.

“Irak’ta son günlerde hem içerideki hem de dışarıdaki dengelerin yeniden şekillenmesine neden olan gelişmeler, tekrar önem kazanmaya başladı. Şüphesiz bu gelişmelerin başında IŞİD ile mücadele geliyor.

Irak’ın karşı karşıya kaldığı bir diğer önemli gelişme de Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin bölgesel yönetimin kaderinin belirlenmesi için çağrısını yaptığı referandumdur.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bölgede haritanın değişmesine neden olan gelişme Sudan’ın bölünmesiydi. Irak Kürt Bölgesi de bölgenin haritasının değiştiren ikinci gelişme olmak için çok yakın durumda.

Bölgesel yönetim şu an bağımsızlık ilanı için gereken her şeye sahip. Kürt Federal Bölgesi’nin sınırları çoktan çizilmiş durumda. Tabii çekişmeli bölgeleri saymazsak. İkincisi bölgesel yönetimin kendini idare etme konusunda da ciddi bir deneyimi var. Ayrıca, kendine ait hükümeti, parlamentosu, ordusu, gümrükleri, bayrağı ve dili var. Dolayısıyla bölgesel yönetimin bağımsızlık konusunda bağımsızlığın ilanından başka bir eksiği de bulunmuyor.”

Bağımsızlığın Önündeki Engeller

Nureddin, bağımsızlığın önündeki engellerle ilgili ise şunları kaydetti:

“Bağımsızlığın önündeki engellere gelince. Bağımsızlığın önünde 3 tane esas engel bulunuyor. Bunlardan ilki, Bağdat’taki merkezi hükümetin buna onay vermesi. Zira Bağdat hükümetinin onayı olmadan bağımsızlığın ilan edilmesi, bitmeyecek bir savaşın ilanı olur.

İkinci önemli konu ise, Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerin, yeni kurulacak ülkeye düşmanlık güdüp gütmeyecekleridir. Bu ülkelerin onayı olmadan bağımsızlık ilan etmek, yeni kurulacak ülkeyi karadan ve havadan boğmak ve şimdiden kuşatılması anlamına gelir. Bu ülkeler de şu ana kadar bağımsızlık konusundaki muhalif tutumlarını sürdürüyorlar.

Üçüncü önemli engel ise, yeni kurulacak devletin gerek Birleşmiş Milletler, gerekse de güvenlik konseyi tarafından tanınmasıdır. Ancak şu ana kadar bu koşul da sağlanmış değil.”

 

Nerina Azad
Bu haber toplam: 4667 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:04:52:58