Arap basını: Türkiye'nin Suriye'deki gücü sınırlı

Kuds El Arabi gazetesinden Vail İsam Türkiye’nin Suriye'de Rusya ile mutabakatları dışında hareket etme kabiliyetinin oldukça sınırlı olduğunu yazdı. Türkiye’nin İdlib’e Rusya’nın izniyle girdiğini belirten İsam, "Türkiye’deki sistemin alt yapısı ve Irak ile Suriye’deki ittifak ilişkileri bu iki ülkede çok da büyük bir rol oynamasına izin vermiyor." ifadesini kullandı.
09.02.2020, Paz - 09:06
Arap basını: Türkiye'nin Suriye'deki gücü sınırlı
Haberi Paylaş

Bu hafta Arap dünyasında en önemli gündem başlıkları arasında İdlib vardı. Önce Suriye ordusunun Türk askerlerine yönelik saldırısı ve sekiz askerin hayatını kaybetmesi, daha sonra Türkiye ve Rusya’dan gelen karşılıklı açıklamalar ve son olarak stratejik konumdaki Serakib beldesinin Suriye ordusunun yönetimine geçmesi.

Arap gazetelerinin çoğu İdlib’teki gelişmeleri Türkiye-Rusya gerginliği olarak yorumladı. Birçok yazar yaşananlardan Türkiye’yi sorumlu tutarken, bazı yazarlar da gelinen noktadan Rusya’nın sorumlu olduğu görüşünü dile getirdi.

El Arabi El Cedid'de yer alan haberde, “Türk ve Suriye kuvvetleri arasındaki son çatışmanın sonuçları büyük ve daha önce benzeri görülmemiş nitelikteydi. Her iki taraftan ölü ve yararlılar oldu. Bu, çok açık bir şekilde Ruslar tarafından verilen kanlı bir mesajdı. Suriye rejimi ise burada bir ‘araçtan’ ötesi değildi. Bu mesaj, iki taraf arasında diyalog kanallarının neredeyse tıkanma noktasına varmasından sonra geldi.

Burada görülüyor ki, Rus tarafı Türkiye’ye baskı unsuru olarak kullandığı siyasi ve diplomatik kartlarını tüketmeye başladı. Bundan dolayı vekiller vasıtasıyla askeri yöntemlere başvurdu. Buna delil göstermek gerekirse, Ruslar rejimi korumaya ve saldırının sorumluluğunu Türkiye’ye yükleyen bir söylem geliştirmeye girişti.” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan Kuds El Arabi gazetesinde yer alan haberde şu ifadelere yer verildi:

“Öyle görünüyor ki, Türkiye’nin Rusya ile mutabakatları dışında hareket etme kabiliyeti oldukça sınırlı. Türkiye’nin İdlib’e girmesi Rusya’nın izniyle oldu. Yine Rusya, Türkiye’nin tutumunu Esad’a tekrar meşruiyet sağlayacak bir şekilde dönüştürmeye çalıştı. Özellikle de Rus uçağının düşürülmesi üzerine Erdoğan’ın Putin’den özür dilemesinden sonra.

Her kim Türkiye’nin Suriye’deki rolüne güveniyorsa, Türkiye’nin Ortadoğu’da dış politikasının imkânlarını çok abartmaması lazım. Zira Türkiye’deki sistemin alt yapısı ve Irak ile Suriye’deki ittifak ilişkileri bu iki ülkede çok da büyük bir rol oynamasına izin vermiyor. Örneğin İran ile kıyaslayacak olursak. Türkiye’nin Rusya ve ABD’nin onayıyla Suriye’de sahada kuvvetleri bulunmasına rağmen, Türkiye’nin müttefikleri olan Suriyeli grupların savaş kabiliyetleri yüksek değil. Ve bu grupların, yanlarında Türk ordusu olmadan askeri olarak ilerlemelerini sağlayacak idari açıdan bir disiplini de yok.”

Rai Al Youm gazetesi başyazarı Abdulbari Atvan imzalı yazıda ise Rusya'nın Türkiye'nin herhangi bir saldırısına karşı koyacağı belirtilerek şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de bulunan kuvvetlerinin ve Suriye ordusunun İdlib’i almasının engellemesi için göndermekle tehdit ettiği kuvvetlerin dayanağının 1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı olduğunu söylüyor. Ancak unutuyor ki -bu günlerde çok unutuyor- 2011’de silahlı Suriye muhalefetini destekleyerek, on binlerce savaşçının geçişine izin vererek ve birçok defa bu anlaşmanın diğer muhatabı olan Suriye rejiminin devrilmesi sözü vererek anlaşmayı kendisi çiğnemiş oldu.

Rusya Devlet Başkanı Putin birçok defa Erdoğan’a Türkiye ve Suriye’nin çıkarlarını koruyan bu anlaşmanın tekrar canlandırılması önerisinde bulundu. Ancak Rusların bu önerisini reddeden taraf Erdoğan oldu.

Türk-Rus anlaşmazlığı ne yana evrilecek bilemiyoruz ama Suriye ordusunun gerçekleştirdiği saldırıların arkasında duran Başkan Putin, Suriye ordusunun İdlib ve çevresini geri alması için de destekleyecek. Yine Suriye ordusuna havadan destek veren ve Suriye hava sahasını kontrol eden Rus hava kuvvetleri, Türkiye’nin Suriye ordusuna yönelik herhangi bir saldırısına da karşı koyacaktır.” 

Duvar
Bu haber toplam: 9994 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:00:04:38