‘Güvenli bölge anlaşması İdlib operasyonunu tırmandırdı’

Türkiye ile ABD arasında uzlaşmaya varılan ancak ne kadarlık bir alanı kapsadığı henüz belli olmayan Rojava'da oluşturulacak güvenli bölgeye ilişkin tartışmalar devam ederken, Rusya’nın hava desteğiyle Esad rejiminin İdlib kentindeki operasyonları yoğunluk kazandı. Uzmanlar İdlib’de operasyonların yoğunlaşmasının sebebi olarak Türkiye ve ABD arasındaki uzlaşmanın olduğuna dikkat çekiyor.
21.08.2019, Çar - 13:21
‘Güvenli bölge anlaşması İdlib operasyonunu tırmandırdı’
Haberi Paylaş

Uzmanlar İdlib’e yönelik büyük çaplı bir operasyonun henüz başlamadığını ancak aşamalı olarak sürdürüleceğini savunuyor.

DW Türkçe’ye konuşan Suriyeli emekli akademisyen ve siyasi yorumculardan Kemal Cafa, “Suriye ordusu müttefiki Rusya ile konsültasyon içinde, Türkiye-Amerika’nın Suriye’nin kuzeyine ilişkin uzlaşma metnine acil ve hızlı askerî bir cevap kararı aldı” diyor.

Cafa, operasyonun daha önce kararlaştırıldığı gibi aşamalar halinde Şam-Halep uluslararası karayolunun geri alınması hedefiyle devam edeceğini belirtiyor.

Cafa’nın dikkat çektiği M5 adıyla bilinen ve büyük kısmı Suriye ordusunun kontrolünde olan karayolu, ülkenin güney ucundaki Dera’yı Şam’a bağlıyor ve kuzey ucundaki İdlib’e kadar uzanıyor. İdlib kuzeyinde M4 karayolu ile birleşen bu yol, Halep’i ve Suriye’nin kuzeyini Irak’ın Musul kentine bağlıyor. Ticari olduğu kadar Suriye ordusu ve bölgedeki silahlı gruplar açısından stratejik önemi de bulunan bu iki yolun birleştiği kavşağa yakın yerleşim birimlerinin bir kısmının Suriye ordusunun kontrolüne geçtiği öne sürülüyor.

Suriye ordusunun operasyonlarını yürüttüğü bölgenin Türkiye’nin gözlem noktalarını da içine alacak şekilde genişlemesi gündeme “Çatışma riski var mı?” sorusunu getiriyor.

Cafa bu ihtimalin mümkün olmadığını belirtiyor ve “Suriye’nin Türkiye ile Suriye konusunun ötesinde iyi ilişkileri olan ve etkili diplomasi yürüten İran ve Rusya gibi iki müttefiki var” diyor.

Cafa, Türkiye’nin gözlem noktalarının bazılarını Türkiye sınırına doğru çekebileceğini de söylüyor. Gelişmelere bağlı olarak yeni bir sürecin başlayabileceğini savunan Cafa, “İdlib kırsalındaki bütün noktaların boşaltılıp sadece kuzeyde Türkiye’ye ait noktaların kalma durumu olabilir. Burada da Menbiç, Azez, Nubbul ve Zahra çevresini kastediyorum” diyor.

Rus askerî uzman İvan Pavloviç Konovalov ise Rusya’nın Türk konvoyunun vurulması dahil gelişmelere nötr kalmasının mümkün olmadığını söylüyor. Bu nedenle Rus ve Türk askerî yetkililerinin bir araya gelebileceğini belirten Konovalov, “Gördüğüm kadarıyla Şam’da ABD’lilerin Kuzey Suriye’deki bütün güçlerini çekeceği ve bu bölgeyi Türkiye’ye bırakacağı yönünde korku var. Birçok uzman Türkiye’nin bu bölgelerde kalıcı olmaya çalıştığını söylüyor ve bu da Şam için bir sorun” diye konuşuyor.

Suriyeli emekli bir general olan ve Ulusal Savunma Güçleri (National Defence Force/NDF) Şam bölgesi komutanlığını yapan Ali Safi, Türkiye’nin gözlem noktalarını korumak için ABD’den destek alamayacağını ve bu nedenle geri adım atmak zorunda kalacağını savunuyor. Safi “Bence bu gözlem noktaları asıl yeri olan Türkiye sınırları içine çekilecek” diyor.

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz 

Nerina Azad
Bu haber toplam: 5369 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:17:55:07