Arap basını: Kürtlerin önünde iki yol var

Türkiye ile ABD arasında Rojava'da kurulacak "güvenli bölge" ile ilgili görüşmede anlaşmaya varılmasıyla beraber, Rojava ve Suriyeli Kürtlerin önündeki seçenekler tartışılmaya başlandı.
13.08.2019, Sal - 16:46
Arap basını: Kürtlerin önünde iki yol var
Haberi Paylaş

El Araby gazetesinden Lübnanlı yazar Pierre Akiki, Kürtlerin özerkliğe ulaşmalarını sağlayacak uluslararası veya bölgesel destek eksikliğinin mevcut olduğunu söyledi. Kürtlerin önündeki seçenekleri, “Pratikte Kürtlerin önünde iki yol var. Herhangi bir askeri harekette çatışma ve yenilgiye uğrama veya Suriye iktidarı ile uzlaşmak” diyerek özetledi.

Suriye kriz başladığında muhalefetin bariz isimlerinden Mişel Kilo, Kürtlerin kaderinin tüm Suriyelilerin kaderiyle bağlantılı olduğunu ve ulusal demokratik seçeneğin gereği devrimin bir parçası olmaları gerektiğini savundu. Kilo, Türkiye’nin Kürt meselesine yaklaşımıyla ilgili olarak, “Suriye'nin içinde. Türkiye'nin Kürt veya Kürt meselesiyle ilgili genel görüşünü benimsemek Suriye, Araplar ve Kürtlerin çıkarına değil. Bu nedenle, Suriyeliler, Türk askeri çabasından ve projelerinden uzak durmalı” dedi.

Arap dünyasının tanımış yazarı Abdulbari Atwan ise yapılan anlaşmada Suriye’nin olmadığına dikkat çekti. Atwan, “Suriye devletinin ve bölgedeki müttefiklerini dikkate almadığı takdirde bu anlaşmanın başarı şansı olmadığına inanıyoruz. Pratikte uygulaması son derece sınırlı olacaktır” dedi. Atwan, Cumhurbaşkanı Erdoğan güvenli bir bölgenin kurulmasının Amerika ile koordineli olarak kolayca geçeceğini düşünmesinin yanlış olduğunu, Suriye tarafının bu konuya yönelik seçenekleri olmadığını düşünmesinin ise daha yanlış olacağını belirtti.

Lübnanlı akademisyen Muhammed Nureddin’de geçen hafta Astana’da yapılan görüşmelerde de gündem İdlib olmasına rağmen Suriye’nin olmamasına dikkat çekti. Nureddin, “İronik bir şekilde anlaşmayı imzalaması gereken Suriye devleti Astana üyesi değil! Bu anlaşmanın bir zayıflığı” dedi. Nureddin Ankara’nın Rusya’yla S400, boru hattı ve nükleer santral konusunda yaptığı anlaşmanın elini güçlendirdiğini ve bu nedenle Rusya’nın sınır şeridine Türk ordusunun girmesine izin verdiğini yazdı. Nureddin bugün İdlib’te de Suriye ordusunun kalıcı bir başarı kazanmamasını bu anlaşmaya bağladı.

Kürtlerin Seçenekleri ve Türkiye 

Türkiye, ABD’yi acı veren elinden tutuyor. Kürtler; Ankara ve Washington arasında geçen haftaki müzakerelerin sonucunu bu şekilde özetliyor. Bu görüşmeler; detayları ve sınırlarını belirtmeden Suriye'nin kuzeyinde bir “güvenli geçiş” kurulmasına yol açtı. Kürtler, Türklerin Ruslarla olan diyalogları ve onlarla ittifak kurma yetenekleri nedeniyle ABD’yi rahatsız edip, kendi koşullarını dayatabileceklerine inanıyorlar. Neredeyse bir yıl önce Türkiye’de gözaltına alınan Papaz Andrew Branson’un serbest bırakılması için Türkler çeliğe yüzde 50, alüminyuma yüzde 20 vergi uygulayan Amerikalılardan acı çekiyorlardı. Bu yıl Türkiye önceki tecrübelerden ders almış gibi görünüyor. Amerikalıların “F-35” uçaklarının Türkiye’ye satışını dondurması tehdidine rağmen, “S400” sistemini satın alma arzusunu gerçekleştirdiler.

“Güvenli koridordan” beklenen, Fırat’ın doğusundaki bir Türk askeri operasyonunun önlenmesi ve Kürtlerin neredeyse zor bir yıldan sonra nefeslerini almalarını sağlaması. Başkan Trump geçen yılın sonlarında Suriye’den “çekileceğini” duyurmuştu. Sonra bu kararından vazgeçti. Kürtlerin özerkliğe ulaşmalarını sağlayacak  uluslararası veya bölgesel destek eksikliği mevcut. Pratikte Kürtlerin önünde iki yol var. Herhangi bir askeri harekette çatışma ve yenilgiye uğrama. Veya Suriye iktidarı ile uzlaşmak ki iktidar bunu dışlamıyor. Kürt çoğunluğa sahip bölgelerdeki işleri düzenlemedeki vaziyetleri 2011 öncesindeki duruma döndü. Herhangi bir özerkliğe girmeden Kürtlere sözlü taahhütler verilmesi açısından rejim biraz daha ileri gidebilir.

Nerina Azad
Bu haber toplam: 20296 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:06:53