Penahi için imza kampanyası

Kürt aktivist Ramin Hossein Panahi için imza kampanyası başlatıldı. Aralarında Oya Baydar, Muazzez Uslu Avcı, Abdullah Nefes gibi isimlerin bulunduğu imzacılar Türkçe ve Kürtçe olarak yayınladıkları bildiride idam kararının bir an önce bozulmasını talep etti.
02.09.2018, Paz - 22:44
Penahi için imza kampanyası
Haberi Paylaş

İran’da Kürt aktivist Ramin Hossein Penahi’nin Perşembe günü idam edileceği açıklandı. Af Örgütü yaptığı son açıklamada İran’a “Penahi’nin idam cezasını çok geç olmadan bozma” çağrısı yaptı. Türkiyeli birçok yazar, şair, yayıncı ve aktivist idam kararının durdurulması için imza toplama çağrısında bulundu.

İran’da 23 Haziran 2017 tarihinde yaralı olarak yakalanan 24 yaşındaki Kürt aktivist Ramin Hossein Panahi, mahkeme kararı ile Perşembe günü idam edilecek. Panahi ‘Allah’a karşı gelmek ve silahlı örgüte üye olmaktan’ idam cezasına çarptırıldı. Panahi’nin idam edilmesine saatler kala kardeşi Emced Hossein Panahi dün yaptığı açıklamada, “Kardeşimi bugün tek kişilik hücreye aldılar. Mahkemenin kararına göre kardeşim Perşembe günü idam edilecek” dedi.

Türkiyeli birçok yazar, şair, yayıncı, gazeteci ve aktivist Penahi’nin ölüm cezasının durdurulması için imza kampanyası başlattı. Aralarında Oya Baydar, Muazzez Uslu Avcı, Abdullah Nefes gibi isimlerin bulunduğu imzacılar Türkçe ve Kürtçe olarak yayınladıkları bildiride idam kararının bir an önce bozulmasını talep etti.

İmzacıların tam listesi şu şekilde: 

“İçin temiz olmadıktan sonra,

Hacı hoca olmuşsun kaç para!

Hırka, tesbih, post, seccade güzel

Ama tanrı hiç kanar mı bunlara?

İran’da doğmuş ama dünya şairi Hayyam’ın dörtlüğünden daha öz anlatan ne olabilir ki, içinde yaşadığımız durumu?

Firdevsi’den, Hallac-ı Mansur’a Ömer Hayyam’dan Furuğ Ferruhzad’a kadar… Bildik ve bilmediğimiz, okuyup ve okumadığımız yüzlerce şairi bağrında büyütmüş Pers Uygarlığı’ndan bugüne gelen İran. Acıdır ki tarihe kara lekelerin en çıkmazı şair, düşünür, muhalif, bir çok insanı kendine muhalif gördüğü için ya idam etmiş, ya recm etmiştir.

Şah döneminde ise daha sinsice öldürülmüştür yazarı, şairi, muhalifi… Tıpkı her yazdığı hikayedeki zorbayı kendine benzettiği için rahatsız olan Şah’ın adamlarına nehirde yüzerken boğdurttuğu Samet Behrengi’ye kadar.

Ama tüm kıyıma rağmen; inadına inadına bu toprakların şairi, yazarı, sanatçısı yeşermeye devam etmiştir. Sanki biçilen ağaçların filizleri gibi, yeniden yeniden yeşermişlerdir. Ne Pers Uygarlığı’nda olduğu gibi çarmıha germe, ne zındıklıkla suçlanan ve işkencelerin en vahşisi yapıldıktan sonra, acılar içinde idam edilip kafası kesilen Hallac-ı Mansur’da olduğu gibi, ne de daha 3 yıl önce idam edilen şair Haşim Şabani gibi… Ölüm kıyım bitmiyor bu karanlık ülkede. Bu kıyımlara dur demek vicdan meselesidir, İnsanlık sorumluluğudur.

ABD merkezli İran İnsan Hakları Dokümantasyon Merkezi’nin internet sitesinde yayınlanan rapora göre, İran’da son bir yılda idama mahkûm edilen 390 kişinin cezasının infaz edildiği söyleniyor.

Her geçen gün bunlara yenisi ekleniyor, molla rejiminin şeriat hukuku ile insan haklarını ihlal etmesi, idamın bir insanlık suçu olduğunu haykıran dünyanın gözü önünde insanlık suçu işlemesi kabul edilemez…

İdamların daha çok düşünce suçlarına, namusun günah keçisi kadınlara, Kürtlere, aydınlara, yazarlara işlemesi ise politiktir. Ve hiçbir insanın öleceğini bile bile zindanlarda günlerce acı çektirildikten sonra, boyunlarına dolanan iple hayatlarına son verilmesini hak etmez. İnsanın biricik hayatının bile bile son bulacağını beklemesinden daha acı, daha vahşi ne olabilir?

Ya üç yıl önce kendini savunurken tecavüzcüsünü öldüren Reyhaneh’in idamı? Nasıl dağlamıştı yüreklerimizi! Hele idam edilmeden bir ay önce annesine yazdığı mektupdaki şu sözleri nasıl unuturuz?

“Gerek duymadı mahkeme, cinayet için delile ‘kötü kız’ olduğuma kanıtmış ojeli tırnaklarım. Hâlbuki güzelliğin ojeli tırnaklarda olmadığını anladım tırnakları ile canımı yakmaya çalıştığında celladım”

Geçtiğimiz haftalarda Kürt Aktivist Ramina Hossein Panahi’nin tam da ipe giderken acısına dayanamayan yeğeninin intiharıyla idamı ertelemiş oldukları bilgisi yayıldı. İdamın ertelenmesine sevinecek miydik, yoksa acının uzatılmasına üzülecek miydik? Ya Penahi’nin durumu, her gün idam beklentisi ve uzayan işkence?

İdam meselesinde dünyada İran ve Çin başı çekiyor olsa da, bugünlerde Türkiye'de de ıstılıp ortaya getirilmeye başlandı. Belki de idama haklı gerekçe olarak küçük çocuklara tecavüz edilip öldürülmelerine zemin hazırlanmakta…

Hem dünyada, hem İran’da hem Türkiye'de idamın insanlık suçu olduğunu söyleyerek biz aşağıda isimleri yazılı olan Şair ve yazarlar, sanatçılar, aydınlar… Biz aşağıda ismi olan çağrıcılar; İran’da her an idam edilmesi beklenen Ramina Hossein Panahi’nin derhal idamının durdurulması ve hatta sağlıksız koşullarda tutsak edildiği hücreden çıkarılmasını ve yeniden yargılanmasını istiyoruz.

Ku dilê we paqiş nebe,

Tu bûyî hecî, ha tu bûyî seyda, çi fêde!

Ku şaşik li ser be, tizbî li dest, enî li ser sicadê be,

Gelo Xweda bi van dixape?

Xênî van riste û rêzikên ku Hayyam gotî, kêjan gotin bibe qal û qisa rewşa me dikare li serê lodê nagire gelo?

Ji Firdevsî bigre, heta Hellacê Mensûr, Omerê Heyyam, Fîrux Fêrrûhzadê, heta Hossein Panahî… Warê bi hezaran şa’irên ku bihîstî yan nebihîstî, me xwendî an nexwendî, şaristaniya gewre Pers, Îro maye hêviya Îranê ve. Bixabin û çi heyf e Îran rûreşiyeke mezin dike û bi hezaran mirovên muxalif, helbestkar û rewşenbîr darda kiriye, an jî ricim kiriye. Di serdema Şah de bi hezaran helbestkar û muxalifên jî bi awayekî dizî û gonevanî hatine kuştin… Gelekî wî jî mîna Samet Behrengi’yê ku bi destê mirovên Şah, sedema ku çîrokên Behrengî de qala zordarekî kiriye û vê tiştê ji Şah girtiye, di çem de hatibû xeniqandin.

Çi dibe bila bibe, li van erdnîgariyan her dem dêyan çok dane erdê û şa’ir û rewşenbîr anîne dinê. Tu car koka mirovên şiyar, mîna dara ku bê jêkirin û car din aj dide, car din şîn bûye û kok lê neqeliyaye. Ji Mensûrê Hellac bigre, heta Haşîm Şabanî yê sê sal berê hatibû idamkirin, hê jî ev berdewam dike. Wijdana mirov divê li ber van kirinan serî netewîne, mil daneyne. Mirin û qirkirin li wî welatê tarî û rûreş naqde. Li hember senîna van qetil û qirkirinan deynê stûyê mirovtiyê ye.

Navenda Domumantasyona Mafên Mirovan a DYE, (Emerîqa) di malpera xwe a internetê de raporek weşandiye û dibê 390 mirov hatine înfazkirin.

Di cîhaneke ku li hember dardakirinê sekinî de ev dardakirinên dijî mafên mirovan nayê qebûlkirin.

Lê dardakirina sê sal berê a Reyhanneh a ku destavîtiyê xwe kuştî?

Çawa agir li dilê me xistibû! Lê ew gotinên ku di nameya ku berî were dardakirinê de ji diya xwe re nivîsî bû em çawa ji bîr bikin?

‘’Dadgehê guh neda delîlên qetla nav tê. Li sorava li neynikên min nihêrin. Gor wan, ev sorava li neynikên min dide nîşan ku ez ‘jineke xerav im’. Lê belê wextê celad kindir evîte qirika min û ez tehl kirim, min dît ku bedewbûn ne bi sorava li neynikan e.’’

Ev biryarên ku tên dayîn polîtîk in û ji boy Kurdan, rewşenbîr û jinan ango ji boy sûcên fikir û raman in. Heta sê sal beriya vê jina bi navê Reyhanehê, dest avîtiyê xwe kuşt û hate dardakirin.
Çendî li ser rûyê cîhanê, Çîn, Îran serkêşê dardakirinê ne jî van rojan li Tirkiyê jî qala idamkirinê bû. Çendî ev nîqaşa li Tirkîyê a idamê ji bo destavîtina zarran be jî, ne rast e.

Em mirovên (helbestkar, nivîskar, hunermendên) navê me li jêrê, him li dinyayê, li kîjan dewletî dibe bira bibe, em nexwazên idamê ne. Daxwaza me ew e ku biryara îdama Ramina Hossein Panahî û hemû mehkûman bê betalkirin. Mehkûmên fikir û raman bên berdan, tedayî û îşkence bê rakirin.

Muazzez Uslu Avcı: Devrimci, yazar

Abdullah Nefes: Yayıncı, yazar

Selah Ozakin; Şair, tiyatrocu

Gencay Gürsoy: Akademisyen

Ayşe Hür: Tarihçi yazar

Ayten Mutlu: Şair, yazar

Oya Baydar: Yazar

Abdurrahman Bedir: Şair

Mahmut Alınak: Eski DEP millet vekili, yazar

Mazlum Çetinkaya: Şair, yazar

Kerim Eren: Gazeteci, aktivist

Önder Birol: Şair, yazar

Elif Yildirim: Şair/İsviçre

Vedat Yeniçeri: Yayıncı, yazar

Mahire Tas: Şair

Hamza Özkan: Gazeteci

Berivan Kaya: Şair, yazar

Hızır Yıldızlı: Emekçi

Aysen Dennis: Anarşist Aktvist-Londra

Efe Besler: Yazar

Batur Talu: Yazar

Ergun Kuzenk: Hikaye yazarı

Peyami Arıırk: 68 Kuşağı devrimci/aktivist

Esat Şenyuva: Şair

Hamiyet Çelebi: Avukat

Selcuk Avci: Makine Mühendisi

Mukaddes Erdoğdu Çelik: Yazar

Hatice Kavram: DİK Aktivist

Sükrü Aslan: Araştırmacı, yazar

Mehmet Emin Aslan: Yazar

Enver Karabey: Aktivist

Nurten Ertugrul: Hak ve Adalet- Aktivist

Seyfefînê Welekorî: Şair, yazar

Fahrettin Ülgün: Aktivist

Ali Fuat Hatip: Aktivist

Celal Inal: Şair, yazar

Hüseyin Altun: Serbest çalışıyor

Şahvelet Gökçe: Serbest çalışıyor

Turgut Türksoy: Yayıncı, yazar, aktivist

Lokman Kurucu: Şair, yayıncı

Ural Ateşer: Çevirmen

Ogün Kaymak: Şair

Aziz Kemal Hızıroğlu: Şair yazar

Dilek Özkan: Şair

Fatma Aras: Şair

Sayra Kurtkan: Eğitim Danışmanı

Bedros Dağlıyan: Şair, yazar

Erol Üçem: Fotoğrafçı, aktivist

Ishak Karakaş: Gazeteci

Salih Mercanoğlu: Şair yazar

Kerim Tekoğlu: Araştırmacı- yonetmen

Fergun Õzelli: Şair, yazar

Mesut Kara: Belgesel sinemacı-yazar

Mete Demirtaş: Bilişimci

Nesrin Korkusuz: Mali Müşavir

Ramazan Dil: Aktivist

Salih Berber: Aktivist

Handan Ulutaş: Emekli öğretmen.

Necla Aydın: İnsan Hakları savunucusu

Ilyas Emir: Gazeteci

Meliha İleri: Sağlık emekçisi

Mehmet ileri: Eğitim emekçisi

Ali Özcan: Emekçi

Cemalettin Gundem: Aktivist

Timur Özer: Emekçi

Metin Boran: Tiyatrocu yazar

Ercan Aktaş: Vicdani Retçi, yazar/Fransa

Mustafa Çavuşoğlu: Yazar

Ayhan Şanlı: Fotoğrafçı, aktivist

Hizan Nur Bucak: Doktor

Attila Tuygan: Çevirmen, editör

Necdet Oğuz: Elektirik Mühendisi

Nevzat Ulusoy: Şöför

Ahmet Nihat Söyler: Bestekar, müzisyen

Hikmet Cokugras: Turizmci

Halim Yurtoğlu: İşçi

Korkut Akın: İnsan Hakları Savunucusu

Nebahat Akın: İnsan Hakları Savunucusu

Seyhan Akın: İnsan Hakları Savunucusu

Hasan Kızılocak: İşçi

İsmet Alıcı: Şair

Mehmet Gezici: İnsan Hakları Savunucusu

Sedat Sezgin: Yazar

Ramazan Kurt:İşletmeci

Coşkun Ova Şeyhoğlu: Doktor, aktivist

Kudret Feza Pala: Öğretmen

A.Ayben Altunç: Sinemacı

Bihterin Okan: Öğretmen

Neslihan Üstündağ: Öğretmen

Selçuk Şahin Polat: Yazar

Şengül Alıcı: Öğretmen

İlhan Orman: Tarım İşçisi

Turan Alıcı: İşletmeci

Züber Yıldız: Teknisyen/ İsviçre

Galip Demircan: Elektirik Mühendisi

Kifayet Ceylan: Emekli

Hakan Tahmaz: Barış Vakfı

Hilmi Nar: Şair/ Fransa

Bülent Felekoğlu: Tarihçi – Yazar

Cengiz Kubay: Gazeteci yazar

Şahin Alkan: Emekli

Sevgi Akyıldız: Serbest meslek

Hakan Yılmaz : İşçi, aktivist

Özcan Işık: İşçi, aktivist

Güler Yağız: Emekçi

Şiyar Buzcu: Şair

Ayşe Güneysu: Öğretmen

Süleyman Ateş: Emekli öğretmen

Salih Taşdemir: hdp pm üyesi

Cafer Demirtaş: Şair

Savaş Yılmaz: Balıkçı

Hilmi Köksal Alişanoğlu: Yazar

Sibel Sayın: Ressam

Mehmet Göktaş: İşçi

Erdoğan Gümüş: Emekli

Salih Yıldız: Mali Müşavir

Ali Deniz: Emekli

Abdullah Özcan: İktisatçı – siyaset bilimcisi

Sabit Kemal Bayıldıran: Emekli Öğretmen

Önder Çolakoğlu: Şair- Yazar

Sebahat Aykan Bozan: Emekçi

Aysel Eken Kuzu: Emekçi/İngiltere

Ahmad Hassan: Eğitmen

Necmettin Akyıldız: Arıcı

Hüriye Cankurtaran: Hemşire

Şamil Altan: Siyasetçi, aktivist

Vicdan Karabudak: Çiftçi

Muzaffer Yıldız : Emekli

Zümrüt Başaran: Emekli

Nur Belgin Kılıcı: Emekli

Figen Hacikoğlu: Emekli

Hıdır Işık: Şair

Hüsnü Arat: Öğretmen

Nuran Atmaca: Emekli

Özgür Şahin: İşçi

Nimet Banaz: Emekli

Dilşad Gökçe: Emekli, aktivis

Feysel Demir: Serbest meslek

Birsen Çağatay: İşsiz

Ferhat Tunç: Sanatçı

Hüseyin Ayrılmaz: Araştırmacı

Özgün E. Bulut: Şair

Nesimi Aday: Şair

Selman Yeşilgöz: Aktivist

Şerıf Kaplan: Gazeteci – yazar

Kanber Saygılı: Sendikacı

Selami Alıcı: Öğretmen

Ahmet Günbaş: Şair- yazar

Murat Batgi: Tiyatrocu/Kanada

Emirali Yağan: Şair- yazar

Gülbahar B. Doldur: Sanatçı- aktivist

Hamdi Yıldırım: Emekli Öğretmen

Musa Baki : Müzisyen

Taylan Yıldız : Müzisyen

Nevin Can: Hemşire- ressam

Bülent Eşmekaya: Sosyal güvenlik uzmanı

Zeynep Tomurcuk Erzik: Yayıncı

Mehmet Ülker: Sinemacı

Mustafa Cengiz:Emekli

Fuser Tuncay: Çiftçi -Gazeteci

Figen Hacikoylu: Emekli

Sezen Çiğdem: Müzisyen-Şair

İsmet Papila: İşçi

Celal Ünsal: Emekli

Bülent Akkaya: Emekli

Necmettin Çelt: İşçi

Nevruz uğur: Şair, yazar

Bircan Çelik: Şair

Hasan Şahin: Öğretmen

Burhan Kaçar: İşçi/Hollanda

Nejat Okyay: Emekli

Nevin Emreatesch: Muhasebeci

Mine Şahinkaya Yıldıztekin: Devrimci- Ressam

Servet Taşkın: Emekli

Şerif Dayan: İnşaatçı

Rauf Tepe: Emekli Öğretmen

Nigar Ademyılmaz: Emekli

Ramazan Dil: İşçi/ Kanada

Abdullah Kuzu: Emekcı /Ingıltere

Nejdet Özer: Emekli

Adil Ölmez: Öğretmen

Tevfik Taş: Şair, yazar

Hayri Tunç: Gazeteci, yazar

Ercan Ayrancı: Gazeteci, yazar

Mustafa Gezmiş: İnşaatcı emekli

Elife Surmann: Öğretmen

Can Valcan: Grafiker

Ruhi Bolver: Emekli işçi

Azya Erman: İşçi /Fransa

Sinan Salman: Reklamcı

M Nuri İnan: Şair

Orhan Mimarlar: Teknisyen

Mehmet Faruk Aydeniz: Komünist Aktivist/ Almanya

Fecri Dost: Gazeteci

Ayten Yalcın: Öğretmen

Lezgin Botan: Siyasetçi

Semra Güven: Aktivist

Zeynep Karababa: Müzisyen

Yerivan Naz: Pedagog

Yasin Yetişgen: Vicdanıretçi – Gazeteci

Xıdir Kirmizicicek: Politikacı yazar

Murat Turan: Esnaf

Ayhan Tural: İşçi/Sendikacı, ktivist

Muazzez Baktaş: Yazar

Vail Çelik: Emekli

Hüseyin Alataş :Emekçi

Nuri Ödemiş: Bilişimci

Ali Kızılırmak:Sendikacı, eğitimci

Mustafa İlhan : Sosyalist, aktivist

Zeynep Çelik: Öğretmen

Mehtap Çakır: Öğretmen

Bulut Arslan: Öğrenci

Türkan Ertanç: Çevirmen

Hülya Çatan:İşsiz

Sait Kaya : Kaynakçı

Aysen Turkyılmaz : Proje yöneticisi

Sami Selim Sahintürk: Gemi makina mühendisi

Sevil Kilisli Sürmeli : Mali Müşavir

Nadide Metin Erdoğan: Avukat

İlker Özdemir : Şair,öğrenci

Vedat Erkmen: Serbes meslek

Özgül Üstüner Coşku: İnsan Hakları Savunucusu

Mehmet Demirok : Serbest meslek

Halit Karaman: İşçi

Gürsel Erdoğan: Öğrenci

Kadem Can: Emekçi

Zakir Uzun:İşçi

Sultan Karataş: Şair, yazar

Aslı Cansel: Emekli, aktivist

Tülay Deniz: Ev emekçisi / Almanya

Aynur Çimen: Gazeteci/ İngiltere

Arif Kutlu: Sendikacı

Nilüfer Eslek: Ev emekçisi

Cevahir Korkmaz : Akademisyen/ Almanya

Lokman Kaya: Aktivis

Güner Demir: Emekli

Fatin Kanat: İHD Ankara şube

Aydın Matur: Emekli

Niyazi Akgöz: İşsiz

Birsen Bozkurt Çetinkaya: Yazar

Ayhan Genç: Emekli Öğretmen-şair

Musa Erden: Serbest meslek/ K. Kıbrıs

İshak Kocabıyık: Emekli

Ramazan Ayrancı: İşçi

Ayşe Akıncı: Emekli Hemşire

Mehmet Sinan Õrdekçi: Yazar

Fahriye Usta: Ögretmen/ İsviçre

Mehmet Korkmaz : Turizmci

Zeynep Tozduman: Emekli

Bora Aras: Mimar

Josef Hasek Kılçıksız: Akademisyen/Felsefe Öğretmeni

Mine Kaynak: Radyo programcısı

Pelin Hermit: Ekonomist

Faik Akçay: Emekli

Antoine Dogan Akansu: Aktivist/ Fransa

Şaban Tüysüz : Editör

Rodi Baz: Yazar, şair

Recep Maraşlı: Editör,yazar

Nigar Ademyılmaz: Emekli Öğretmen

Sezai Sarıoğlu: Şair, yazar

Nimet Tanrıkulu: İnsan Hakları Savunucusu

Nesim Canaytan: Oyuncu

Osman Namdar: Şair, yazar

Yasin Buğdaycı: Mali Müşavir

Vahap Bekin: İşçi

Hasan Yalçın İlhan: İnşaat işçisi

Musa Dinç: Yazar-Editör

Batuhan Batı: Doktor-Yazar

Nilgün Aras: Emekli Öğretmen

Alican Çakır: Sosyalist -Müzisyen

Sevda Kuran Sosoyal-ped yazar

Cihan Oğuz: Şair

Seyfettin Cem : Devrici

Özgür Yılmaz: Emekçi, aktivist

Oktay Çelik: Gazeteci

Menderes Yiğit: Emekli

Ali Kemal Gülez: Eğitimci

Baran Kara : Emekçi

Hülya Soyaslan Gönen:Memur

Cahit Algan: İşçi

Nesim Canaytan: İnsan Hakları Savunucusu

İkbal Kaynar: Şair, yazar”

Gazeteduvar
Bu haber toplam: 3186 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:13:15:03