KDPİ: Terör devleti İran saldırırsa ayaklanma başlatırız

İsrail'in önde gelen gazetelerinden Jerusalem Post'ta Seth J. Frantzman imzasıyla yayınlanan "Referandum sonrası: İran Kürtleri rejim çöktüğü için haklarını talep ediyor" başlıklı bir yazıda Kurdistan Bölgesi'ndeki Bağımsızlık Referandumu'nun Doğu Kürdistan'daki kürtler arasında büyük bir coşkuya yol açtığı dile getirildi.
01.10.2017, Paz - 17:14
KDPİ: Terör devleti İran saldırırsa ayaklanma başlatırız
Haberi Paylaş

Geçen Pazar, Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin bağımsızlık referandumunun arifesinde İranlı Kürtlerin referandumu kutlamaya başladıklarına atıfta bulunan Frantzman'ın yazısı şöyle devam ediyor:

Ertesi gün, insanlar Süleymaniye, Erbil ve diğer şehirlerdeki sınır ötesi sandık başına gittiğinde, İran'daki Kürtler topluca kutlamalara devam etti. Sosyal medyada yayınlanan videolar, Bani, Mahabad ve Sanandaj'da bir çoğunun ellerinde Kürt bayrakları, binlerce kişinin sokaklardaki yürüyüşünü gösteriyordu.

Üç gün sonra, siyah giyimli polisler kasabalara girdi ve İslami Devrim Muhafızları ve Basij militanları, düzinelerce insanı gösterileri organize etme suçlamasıyla gözaltına almaya başladı.

Irak'taki Kürt bölgelerinde gerçekleşen oylama, onlarca yıl birçok sivil haktan yoksun bırakılmış İran Kürtleri için son derece büyük bir önem taşımaktaydı.

İran Kürdistan Demokratik Partisi (KDPI) genel başkanı Mustafa Hicri, "Referandumun Doğu Kürdistan'da (Rojhilat, İran'da) daha büyük bir etkisi oldu, çünkü halkı referanduma destek çağrısında bulunduk." "Bu, halka rejime karşı çıkma ve baskıcı politikalarına karşı hoşnutsuzluk ifade etme fırsatı sağladı."

2015 yılında KDPI, İran rejimine karşı mücadele etmek adına "Peşmerge'nin mücadelesini şehirlerdeki sivil direnişle bağlantılandırmayı” hedefleyen yeni bir safha başlattı.

Partinin toplum içindeki stratejisi direnişi teşvik etmektir

Peşmerge ile İran güçleri arasında çatışmalar gerçekleşti ve İran Kürtlere daha fazla baskı uygulayarak büyük bir isyanın gerçekleşmesinden korkar hale geldi. İran yönetiminin tam anlamıyla korktuğu şey, sokaklarda Kürt bayrakları olan kitleleri görmekti..

Yıl boyunca İran’ın Irak'la sınır bölgesinde artan bir “İran militarizasyonuna” tanık olduklarını" dile getiren Mustafa Hicri "İran’ın, Kürt şehirlerinde askeri birlikler, paramiliter ve güvenlik güçleri topladığını" dile getiriyor ve İran istihbaratının gözlerini olası muhalefet üzerine diktiğini vurguluyor.

Kürtler Newroz'u Mart ayında büyük bir coşkuyla kutluyorlardı. KDPI lideri, direnişi desteklemek için Peşmergeyi konuşlandırdıklarını dile getiriyor ve "Sivil direnişin yanı sıra, İran istihbarat ajanlarının suikast ve cinayetlerine tanık olduklarını." vurguluyor.

Kürtler, İran'ın uyuşturucu istihbaratını halkı zayıflatma kampanyası kapsamında suçluyor.

Hicri, “Stratejimiz rejime karşı 38 yıllık direnişe dayalıdır ... nihai hedef halk ayaklanması için mücadeledir” dedi.

Tahran'a karşı Kürtlerin mücadelesinin sadece yerel bir mesele olmadığını, bölgeyi de etkilediğini söyleyen Hicri, "İran Hizbullah gibi paravan örgütleri oluşturarak finanse etti ve silahlandırdı. Yanısıra Haşd Şabi'nin oluşturulmasına şahit olduk ve Suriye ve Bahreyn'de İran rejimininin rolü var. " şeklinde konuştu.

Hicri, Tahran'ın büyük stratejisinin, Irak'ta ortaya çıkan bir Kürt devletine karşı koymayı da içerdiğini belirtti. KDPI, İran'a karşı Arap, Azeriler ve Baloch gibi diğer azınlık gruplarıyla birlikte mücadeleyi arttırmak istiyor. Ancak Hicri, Washington'daki yeni yönetimle iletişime geçtiklerinde kendilerine, “ABD'nin önceliğinin bölgede IŞİD’i yenmek olduğu” mesajının iletildiğini dile getirdi.

Fakat rejim savunmasızdır

Hicri, “Ruhani, İran'ın nükleer anlaşması sonrasında ekonomik gelişmeler ve petrol gelirinin artacağı konusunda söz verdi ancak enflasyon eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'a oranla daha yüksek" dedi.

Kürt bölgesi gibi marjinal bölgeler, ekonomik zorluklar nedeniyle özellikle ağır darbe alıyorlar. Barış ve istikrarı sürdürecek olursak, İran'ın bölgede istikrarı bozucu önemli bir faktör olması gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. "

Kuzey Irak'ta IŞİD ile savaşan İranlı Kürt sürgünlerden oluşan Kürdistan Özgürlük Partisi'nin (PAK) lideri Hüseyin Yazdanpanah, İran'ın "terör devleti" olduğunu söylüyor.

Referandumdan iki gün önce Kürtlerin kendilerini hazırlayarak Rojhilat’ın caddelerine çıkmaları gerektiğini söyledi.

"Kürt bölgelerinde rejimin kuralını kabul etmiyoruz, İran'daki Kürt köylerinin halkımızı tehdit eden yabancı savaşçılar tarafından işgal edildiğini görebilirsiniz" dedi.

Başbakan, İran'ın Kürt bölgesinin kaynaklarını kullandığını ve Hicri gibi İran'ın Irak'taki nüfuzunun bir tehlike olduğunu söyledi. "Eğer İran saldırmayı düşünürse, oğullarımızı ve akrabalarımızı İran'a karşı ayaklanmak için göndermeliyiz."

Nerina Azad
Bu haber toplam: 7612 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:55:31