Erdoğan: HDP eşittir PKK, eşittir YPG/PYD

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, "HDP eşittir PKK, eşittir YPG/PYD. Hiç sağa sola bunu saptırmanın anlamı yok. Gerçek ortada. Bunu zaten başlarındaki kişiler söylüyorlar" dedi.
04.02.2019, Pts - 08:40
Erdoğan: HDP eşittir PKK, eşittir YPG/PYD
Haberi Paylaş

TRT ortak yayınında yayınlanan "Cumhurbaşkanı Özel" programına katılan Recep Tayyip Erdoğan, seçim ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  

Erdoğan, Putin, Merkel ve Macron ile İstanbul’da gerçekleştirilen dörtlü zirveye değinerek, “Malum Birleşmiş Milletler'den De Mistura da katılmış olduğu o zirvede biz bütün belirlediğimiz başlıkları onunla paylaştık ve o süreç, o yönüyle de devam ediyor. Belirleyici olup olmadığı meselesi ayrı ama en azından buna bir zenginlik katan süreçti ve şu anda da tabii zaman zaman o da İstanbul zirvesi olarak anılıyor” dedi.

14 Şubat’ta Soçi’de Putin ile bir araya geleceklerini belirten Erdoğan, “Soçi'de daha önce başlattığımız zirvenin ikinci turuna başlayacağız ve yine orada da Rusya Federasyonu, Türkiye, İran üçlü olarak bu zirvemizin tekrarını yapacağız. Temenni ediyorum ki bu güzel gidişe yeni bir anlam kazandıracak, yeni bir güç katacak. Çünkü Suriye'deki malum bu süreç, Cerablus, Afrin, İdlip, bütün bunlardan sonra her geçen gün daha iyiye doğru gidiyor. Temennimiz odur ki bunu bu şekilde devam ettirelim ve geri dönüş başlayan bu bölgelerde Suriye halkı kendi topraklarına dönme imkanını, fırsatını bulsun" ifadelerini kullandı.

Suriye ve güvenli bölge konusu

Türkiye'nin Suriye politikasına ilişkin de konuşan Erdoğan, “Türkiye'nin kuzey Suriye politikası, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve bu noktada siyasi birliğini esas alıyor. Biz Suriye halkının dağılıp parçalanmasından yana değiliz” ifadelerini kullandı.

Kobani’den Qamışlo ve doğuya doğru giden koridoru özellikle güvenli bölge olarak ele aldıklarını söyleyen Türkiye Cumhurbaşkanı, sözlerine şöyle devam etti:

“Bazılara bunu tampon bölge olarak da değerlendiriyor. Bunun ortalama derinlikleri, Sayın Trump'ın da ifade ettiği gibi 30-32 kilometre. Bu bazı yerlerde biraz fazla, bazı yerlerde daha az olabiliyor."

Söz konusu bölgenin YPG tarafından “koridor” olarak kullanılmak istendiğine dikkati çeken Erdoğan, "Biz gerek Celabrus, El Bab harekatıyla, gerek Afrin operasyonlarıyla bu işi ortadan kaldırmış olduk. İdlib'de bunu çok daha sağlam zemine oturtmuş olduk. Eğer İdlib'de de o kararlı duruşumuz olmamış olsaydı, en az 300-400 bin İdlib halkı da nereye gelecekti, ya sınırımıza veya sınırı aşmak durumunda kalacaktı ve içeri girecekti" diye konuştu.

Menbic meselesi 

Erdoğan Menbic’in asıl halkının yüzde 85-90 Arap olduğunu belirterek, "Buraya kim girdi? PYD-YPG, yani PKK girdi. Obama o zaman bana söz verdi, dedi ki 'biz burayı bunlardan boşaltacağız' Böyle bir şey oldu mu? Olmadı. Sayın Trump'la da bunu konuştuk. O da bunu yapacaklarını söyledi. O zaman Tillerson (eski ABD Dışişleri Bakanı) vardı, bir yol haritası noktasında bazı adımlar atıldı. Daha sonra, 'Öyle bir adım atalım ki yol haritası, bir takvim belirleyelim' denildi. Bunun için 90 günlük bir takvim gündeme geldi. Yani, '90 gün içerisinde bunu göreceksiniz' denildi. Peki böyle bir şey oldu mu? Ne yazık ki bu olmadı. 90 gün artık 6 ay oldu, 7 ay, 8 ay, 9 ay oldu, maalesef böyle bir adım olmadı. Şimdi ise sanki biraz emarelerini görür gibiyiz. Ve Münbiç'te şu anda diyoruz ki biz bunun etrafında gerek Rusya, gerekse biz buradaki devriye olayını bir çözüme kavuşturalım. Şu anda burada böyle bir adım atıldı" dedi.

"Orada şu an Arap aşiretleri, 'Ne olur, bizi kurtarın' diyorlar” diyen Erdoğan, “Adeta orası bir kilit nokta haline geldi, ciddi de bir nüfus potansiyeli de var. Bu aşiretlerin bu kaygısıyla birlikte de biz diyoruz ki biz şimdi burada bu adımı atabiliriz ve Sayın Trump da bu konuda bir kararlılık ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Rusya ile yaptığımız görüşmelerde, şu anda heyetimiz Rusya'ya gitmişti ve döndüler. Bugün gerek heyetteki arkadaşlarla gerek Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar paşayla görüşme yaptık. O görüşmelerde de şu anda olumlu bir gelişmenin olduğunu öğrendik" diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan, "Temenni ederiz ki bu olumlu gelişmeyle birlikte bu örgütler burayı bir an önce terk eder ve buranın kendi asli sahipleri hemen gelip topraklarına yerleşirler. Bu bir şeyi sağlayacak, nedir bu? 300 bin civarında Suriyeli topraklarına döndü, Türkiye'den. Buralar boşalınca buranın halkı da topraklarına dönecek. Böylece sürekli bizim topraklara buralardan geliş değil, geri dönüş başladı denecek. Yapılacak adımla da bunun planlamasını yapacağız. Bu konuda kararlıyız, bu adımları atmaya da devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.

"Terör örgütlerinin amacı Akdeniz'e inmekti"

Washington'da 5 Şubat'ta Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun katılımıyla bir toplantı gerçekleştirileceğini, ardından 14 Şubat'ta Soçi'deki zirveye katılacaklarını anımsatan Erdoğan, bundan sonraki süreç içerisinde de bu görüşmeleri peyderpey sürdüreceklerini vurguladı.

En kısa zamanda aklıselimin galip gelmesini ve herkesin bulunması gereken yerde görevini ifa etmesini temenni eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ama Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duymak suretiyle bu adımları atarız. Sayın Trump'ın da geri çekilme operasyonuyla ilgili olarak birileri burayı kaşıma durumunda kalıyor, tabii bunlar da süreyi uzatıyor. Sayın Obama'nın döneminde güvenli bölge olayını o zaman gerçekleştirmiş olsaydık zaten hem bizim halkımızın huzuru yerinde olacaktı. Niye, 'Bizim böyle bir sıkıntımız zaten yok' diyecektik. Ama öyle oldu ki 100'ün üzerinde biz de insanımızı kaybettik. Zira buralara kadar terör örgütleri sızdı. Bunların asıl amacı çok daha ileri gidiyorum, aslında en doğudan en batıya doğru, Afrin'in kuzeyinden Akdeniz'e inmekti. Terör örgütleri Afrin'de ne oldular? Baktılar ki olacak gibi değil, Afrin'den çıkma kararı aldılar. Biz dik durmasaydık, operasyonları sağlam yapmasaydık o zaman bu terör örgütleri oradan Akdeniz'e ineceklerdi."

"Nerede petrol var buna bakmıyoruz"

Erdoğan, IŞİD’le yürütülen mücadeleye değinerek, şunları söyledi:

"El Bab'ta 3 bin civarında DEAŞ'lıyı etkisiz hale getirdik. Nerede petrol var buna bakmıyoruz. Şu anda burada ciddi manada petrol kaynakları var. Ama bu petrol kaynaklarından bize ne gelir, ne gelmez, onun üzerinde durmuyoruz. Ebu Kemal denilen bölgede, Rakka'da petrol yatakları var. Terör örgütleri, DEAŞ ham petrolü ilkel seviyede rafine ediyor ve satıyor. Bu da az bir rakam değil. Yılda 750 milyon dolar gibi elde ettikleri gelir var."

Suriye halkının her zaman yanında olacaklarını dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Sayın Trump'ın, 'Fırat'ın doğusundan çekileceğiz, çekiliyoruz' sözü var. Temenni ediyorum ki bunu kısa zaman içinde hallederler. Çünkü biz, tehdit altında yaşamak istemiyoruz. Onun için de tehdidin emaresini gördüğümüz anda her türlü hazırlığımız var.

Münbiç'ten 90 günde çıkacağız dediler. Ama o 90 gün neredeyse 9 ay oldu, çıkmadılar. 'Niye çıkmıyorsun?' deyip de buraya operasyon yapacak durumda değilsiniz. Çünkü hepsinin bir maliyeti var."

"Biz koalisyon güçlerine burayı terk edemeyiz" 

"YPG'ye verilen silahları ABD'nin geri toplayacağına dair Donald Trump bir taahhütte bulundu mu?" sorusu üzerine Erdoğan, bunların taahhüdünün yapıldığını söyledi.

Erdoğan, 23 bin tır bu bölgeye Irak tarafından girmiş olan silah, araç ve gerecin bu bölgede olduğunu belirterek, yakalanan silahların da bulunduğunu, büyük bir bölümünün Amerikan silahı olduğunu ifade etti.

Cerablus'tan Irak'a kadar olan bölgenin Türkiye'ye verilmesinin gereğini hep söylediklerini aktaran Erdoğan, "Orada öyle şahinler var ki, onlar da diyorlar ki 'Burayı Türkiye'ye vermek doğru değil. Biz veya belirleyeceğimiz koalisyon güçleri bunu yapsın'. Biz bir defa koalisyon güçlerine güvenemeyiz. Geçmişteki tecrübelerimiz bunu teyit ediyor. Ne senin burayı güvence altına alacak askerin var ne de lojistik olarak bu kadar imkanın var. Bu konuda samimiyseniz, biz madem NATO'da beraberiz, stratejik ortağız o zaman bu desteğe lojistik olarak bize siz vereceksiniz, tampon bölge dediğimiz burayı Türkiye'ye teslim edeceksiniz. Buranın güvenliğini zaten sağlarız. Güvenli bölgeyi de tampon bölgeyi de sizlerle beraber yönetiriz. Ama biz koalisyon güçlerine burayı terk edemeyiz. Çünkü bizim kendimizi güvende hissetmemiz lazım" değerlendirmesinde bulundu.

"HDP eşittir PKK, eşittir YPG/PYD"

Erdoğan, HDP ile PKK ilişkisini değerlendirirken, "HDP eşittir PKK, eşittir YPG, eşittir PYD. Hiç sağa sola bunu saptırmanın anlamı yok, gerçek ortada" dedi.

"Bunu zaten başlarındaki kişileri açık açık söylüyorlar" diyen Erdoğan, "Bütün bunlarla beraber, dikkat edin bunlar (HDP) kongrelerinde bile ne bayrağımızı asmışlardır ne İstiklal Marşı'mızı söylemişlerdir. Bizim kültürümüzde derneklerin, resmi kurumların bu tür etkinliklerinde İstiklal Marşı'nı okumak zillet midir, o şereftir ya. O şeref de şerefli olanlara yakışır" ifadesini kullandı.

 

Nerina Azad
Bu haber toplam: 6746 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:17:11:00