Kılıçdaroğlu: Türkiye için felaket olur!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, İdlib'den gelen göç dalgasıyla ilgili olarak, 'Suriye bölgesinde görev yapan bir kişi şunları söyledi: Daha önce Suriye'den kaçıp Türkiye'ye gelenler sade Suriyelilerdi. İdlib'den gelecek olanların tamamı eli kanlı olan insanlar. Terör örgütü üyeleri. Bu bir milyon kişi Türkiye'ye gelirse asıl felaketi ülke o zaman yaşar' dedi.
17.01.2020, Cum - 12:02
Kılıçdaroğlu: Türkiye için felaket olur!
Haberi Paylaş

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezindeki toplantıda önemli açıklamalarda bulundu.

İdlib'den Türkiye'ye yönelik yeni göç dalgasıyla ilgili uyarılarda bulunan Kılıçdaroğlu, bölgede görev yapan bir kişinin 'İdlib'den gelecek olanların tamamı eli kanlı olan insanlar. Terör örgütü üyeleri. Bu bir milyon kişi Türkiye'ye gelirse asıl felaketi ülke o zaman yaşar' dediğini aktardı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları:

Türkiye'de hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Olması için yargının bağımsız olması, hukukun üstün olması lazım.

Herhangi bir yerde bir toplantı olduğunda, yasal bir toplantı olduğunda bir gizli tanık burada terör örgütü toplantı diye ihbar ederse, tutuklanır. Avukat bile onların neden tutuklandığını bilemez. Demokrasinin olmadığı bir yerde siyasetten sorumluluk da bekleyemiyoruz. 17 yılda cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmalarını yaptılar.

174 milyar dolarlık, dışarıdaki bir avuç tefeciye faiz ödüyorsanız 17 yılın sonunda bu iktidarın millete bir hesap vermesi lazım.

Eğitimde bilimi unutan ülke haline geldik. Özel okullarda patlama var. Boğazından kesiyor aile. Devlet okullarına güveni sarstılar.

Dış politikada da felaket ile karşı karşıyayız. Ülkenin çıkarları üzerine inşa edilmesi lazım. Dış politikanın milli olması lazım. Dış politikada kavga olmaz. Getirip bir kişinin siyasal emellerine teslim ederseniz, dış politikada Dışişleri Bakanlığı'nı devre dışı bırakırsanız farklı bir tablo ile karşı karşıya kalırsınız. Mısır, Suriye, İsrail ile ilişkiler, en son Libya politikası, bunların tamamı ciddi bir sorundur.

4 Örnekle Putin Tepkisi

Bu dört örneğe dikkat edelim:

  • Suriye ile görüşün dedik, dinlemediler. Rusya aldı, Moskova'da Suriye ile Türkiye'yi aynı masaya oturttu. Putin'i dinlediler. - Moskova'ya çağırdı, 'oturun bakayım masaya' dediler, oturdular masaya. Neden o kadar büyük laflar ettik?
  • Suriye konusunda Türkiye'de uluslararası konferans toplayın dedik. Türkiye, çözüm üreten önemli bir aktör olarak yerini alsın dedik. Ona da itiraz ettiler. Sonra Putin'in isteği üzerine Astana'ya gittiler, konferansa katıldılar. Neden siz yapmadınız? Suriye sizin komşunuz, siz yapın görüşmeyi.

  • 1998 Adana Mutabakatı'nı uygulayın dedik, buna da karşı çıktılar. Putin söyledikten sonra oldu.

  • Libya'da iki tarafla görüşün, aktör olun dedik. Bizim Libya üzerinde bir etkimiz var. Kaddafi döneminde onların Kıbrıs yardımlarını asla unutmadık. 'Biz bunu yapmayız' dediler. Putin yine davet etti.

Soru şu; Türkiye'nin dış politikasını kim belirliyor? Putin belirliyor, Putin yönlendiriyor. Egemen güçlerin taşeronluğudur geldiğimiz nokta.

İdlib Uyarısı

Suriye bölgesinde görev yapan bir kişi şunları söyledi: Daha önce Suriye'den kaçıp Türkiye'ye gelenler sade Suriyelilerdi. İdlib'den gelecek olanların tamamı eli kanlı olan insanlar. Terör örgütü üyeleri. Bu bir milyon kişi Türkiye'ye gelirse asıl felaketi ülke o zaman yaşar.

Bütün bunları yaşayan, o bölgede tanık olan birisinin anlattıkları bunlar.

Nerina Azad
Bu haber toplam: 11318 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:05:53:35